Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7253 E. , 2024/3035 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7253 Karar No : 2024/3035 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7253 E. , 2024/3035 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7253 Karar No : 2024/3035 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl borçlusu olduğu amme alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla tahsili için ... tarihinde düzenlenen Devlet hakkına ilişkin olan ... sayılı ödeme emrinin 9060, 9160, 9167 vergi kodu kapsamında olan (9.508,81+2.815,10+5.630,19+2.815,00) toplam 20.769,10 TL'lik kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; şirket adına kayıtlı 3 adet araca tatbik edilmiş haciz varken, bu hacizle ilgili takip tamamlanmadan veya takibin akıbeti araştırılmadan, borcun, asıl borçlu şirketten kısmen veya tamamen tahsil edilemediği veya edilemeyeceğinden söz edilemeyeceği, bu durumda, asıl borçlu şirket hakkında takip tamamlanarak, amme alacağının şirketten tahsil edilemediği hususu net olarak ortaya konulmadan, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 9060, 9160, 9167 vergi kodu kapsamında olan (9.508,81+2.815,10+5.630,19+2.815,00) toplam 20.769,10 TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Maden İşleri Genel Müdürlüğünce 2009, 2011, 2012, 2013, 2014 yıllarına ait Devlet hakkının ve 2010, 2014 işletme ruhsat harçlarının ruhsat sahibi olan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den gecikme cezalarıyla birlikte tahsil edilmesi gerektiğinin davalı idareye bildirilmesi üzerine ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına muhtelif ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından tebliğ edilen ödeme emirlerindeki amme alacaklarının vadesinde ödenmediği ve söz konusu amme alacaklarının iptali istemiyle dava açılmadığı, akabinde davalı idarece asıl amme borçlusu şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan malvarlığı araştırması neticesinde, borcun kısmen veya tamamen şirketten tahsilinin mümkün olmadığı kanaatine varılmasına üzerine ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl borçlusu olduğu amme alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tanzim edildiği, anılan ödeme emrinin 20.12.2018 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek, dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; "Taşınmaz mallara ve kamu idarelerine ilişkin davalarda yetki" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; ''Davalarda Genel Yetki'' başlıklı 32. maddesinin 1. fıkrasında ise, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu kuralı yer almaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme emrine itiraz" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında "Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir." düzenlemesine yer verilmiş; 2576 sayılı Kanun ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile vergi itiraz komisyonları kaldırılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Devlet hakkının tahsili amacıyla Ankara-Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğünce ödeme emri düzenlendiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun uyarınca borçlunun bulunduğu yer tahsil dairesince düzenlendiği, olayda; taşınmaz mallarla ilgili olarak yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun'un 34/1. maddesinde sayılan tahsis, ruhsat ve benzeri mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan bir işlem olmaması, dolayısıyla özel yetki kuralının uygulanamayacak olması nedeniyle, anılan Kanun'un genel yetki kuralını düzenleyen 32. maddesi ile 6183 sayılı Kanun'un anılan hükmü uygulanarak uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 21/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dava, ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl borçlusu olduğu amme alacaklarının şirket ortağı sıfatıyla tahsili için 13/12/2018 tarihinde düzenlenen Devlet hakkına ilişkin olan ... sayılı ödeme emrinin 9060, 9160, 9167 vergi kodu kapsamında olan (9.508,81+2.815,10+5.630,19+2.815,00) toplam 20.769,10 TL'lik kısmının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin 1. fıkrasında, "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun taşınmaz mülkiyetinin kapsamı başlıklı 718. maddesinde, arazi üzerindeki mülkiyetin, altındaki arz katmanı ve kaynakları da kapsadığı belirtilmiş olup, madenlerin önemine binaen Maden Kanunu'nun 4. maddesinde, madenlerin devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu ve içinde bulunduğu arazi mülkiyetine tabi olmadığı düzenlenmiştir. Bu durumda, madenlerin taşınmaz olarak nitelendirilmesi konusunda duraksama bulunmayıp, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın çözümünün, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi olan ... İdare Mahkemesi'nin yetkisinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın yetkili Mahkemece karara bağlandığı anlaşıldığından, temyize konu kararın esasının değerlendirilmesi gerektiği görüş ve kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.