Başvuru, yabancı uyruklu başvurucunun ülkeye alınmaması nedeniyle seyahat hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yabancı uyruklu başvurucunun ülkeye alınmaması nedeniyle seyahat hürriyetinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Yabancı uyruklu başvurucu 21/6/2018 tarihinde ülkemize giriş yapmak üzere Atatürk Havalimanı'na gelmiştir. Atatürk Havalimanı Kabul Edilemez Yolcular ve Sınırdışı İşlemleri Büro Amirliği'nde (Büro Amirliği) görevli risk analiz birimlerince başvurucunun ülkemizde faaliyet gösteren terör örgütleri ile irtibatlı olabileceği ve ülkeye girişinin sakıncalı olabileceğine yönelik değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirme neticesinde Ç-138 (İnad-Kabul Edilmeyen Yolcu) ile Ç-141 (Ülkemize Girişi Bakanlık İznine Tabi Olan Yabancı Kişiler) tahdit kodu uygulanarak başvurucu hakkında Türkiye'ye giriş yasağı kararı düzenlenmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen ülkeye giriş yasağı işleminin iptali için 6/7/2018 tarihinde idari yargıda dava açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde; davaya konu idari işlemin hukuka aykırı olduğunu ve somut gerekçesinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvurucu Türk vatandaşı olmadığını, profesyonel gazeteci olarak çalıştığını ve Diyarbakır'ın Sur ilçesinde turistik gezi yapmak amacıyla ülkeye geldiğini belirterek anılan idari işlemin iptalini talep etmiştir. İstanbul İdare Mahkemesi 30/7/2018 tarihinde başvuruya konu idari işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından tesis edildiği gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar vermiştir. Yetkisizlik kararı üzerine yargılamaya devam eden Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 30/5/2019 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucu hakkında Büro Amirliğinde görevli risk analiz birimleri tarafından yapılan profil çalışması sonucunda ülkemizde faaliyet gösteren terör örgütleri ile irtibatlı olabileceği ve ülkeye girişinin sakıncalı olabileceğine yönelik değerlendirme yapıldığı, Türkiye'nin kamu düzeni ve güvenliğinin korunması bağlamında hükümranlık yetkisi dâhilinde tesis olunan işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Daire) 10/12/2019 tarihinde kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 23/12/2019 tarihinde öğrendikten sonra 20/1/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.