11. Ceza Dairesi 2011/5332 E. , 2012/2314 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için: Beraat Sanıklar ..., Cennet Kasap ve ... için: 1-765 sayılı TCK.nun 342/1, 65/3, 80, 59 maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası 2- 765 sayılı TCK.nun 504/7, 65/3, 80, 522, 59. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis ve 70 YTL adli para cezası, Sanıklar ..., ...
**11. Ceza Dairesi 2011/5332 E. , 2012/2314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için: Beraat Sanıklar ..., Cennet Kasap ve ... için: 1-765 sayılı TCK.nun 342/1, 65/3, 80, 59 maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası 2- 765 sayılı TCK.nun 504/7, 65/3, 80, 522, 59. maddeleri uyarınca 5 ay 25 gün hapis ve 70 YTL adli para cezası, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için: 1-765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 5271 sayılı CMK.nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafii ile katılan vekilinin adı geçen sanıklara yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, vaki istemlerinin itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karara bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II) Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının,kesici en son usuli işlem olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un sorgularının yapıldığı 20.04.2005, sanık ...’ın sorgusunun yapıldığı 12.12.2005 ve sanık ...’nın sorgusunun yapıldığı 05.04.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, III) Katılan vekilinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “sahtecilik” suçundan kurulan beraat, katılan vekili, sanık ... ve müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Cennet Kasap müdafilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Cennet Kasap hakkında “dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik ” suçlarından, ... ve ... hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Eczacı olan sanıklar ..., ..., eczacı kalfası olarak çalışan sanıklar ..., ..., ..., bir ilaç firmasının mümessili olan sanık ... ile Adana Numune hastanesinde temizlik firmasına bağlı temizlik görevlileri olarak çalışan sanıklar ..., ..... ve ...’in, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ..., ... ve ... adına Adana Numune Hastahanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli doktorların kaşelerini kullanarak, imzalarını taklit etmek suretiyle adı geçen hastaneden alınmış gibi sahte sağlık kurulu raporu düzenlenmesine iştirak ederek resmi belgede sahtecilik, sağlık karnelerine yazılan ve sağlık kurulu raporlarına konu olan ilaçların bedellerinin, eczacı ...’e ait ...’nın kalfa olarak çalıştığı Yanarateş Eczanesi, eczacı ...’a ait ...’un kalfa olarak çalıştığı Olgun Eczanesi, eczacı ...’e ait ... ve ...’nun kalfa olarak çalıştığı Tümer eczanesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un eczaneleri tarafından Bağ-Kur’dan tahsil edilmek suretiyle de dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia olunması, sanıklar ..., Cennet Kasap ve ...’in, temizlik firmasının işçileri olarak Adana Numune Hastanesinde çalıştıklarını, heyet raporu verilen bölümde memurlara yardımcı olmak üzere de görevlendirildiklerini,memurların verdikleri işleri yaptıklarını ve memurlar tarafından verilen sağlık kurulu raporlarını rapor defterine işlediklerini, raporların sahte olarak düzenlenip düzenlenmediğini bilemeyeceklerini ve dolandırıcılık suçlarıyla bir ilgilerinin bulunmadığını, sanıklar ..., ..., ... ve ...’in; Eczane sahibi olduklarını, rapor ve reçeteler ibraz edilip ilaçlar istendiğinde heyet raporunun yasalara uygun olup olmadığını inceleyebildiklerini, sahteliğini tespit etmelerinin mümkün olmadığını, çoğunlukla çalışan kalfaların ilaçları hazırladığını, sahte heyet raporu kullanmadıklarını, kurumları zarara uğratmadıklarını, sanıklar ..., ..., ..., ...’nun da atılı suçlarla ilgilerinin bulunmadığını savunmaları, sanık ...’un ayrıca hazırlık anlatımında detaylı olarak, .....’ın sağlık kurulu raporunun düzenlenmesiyle bir alakasının bulunmadığını sadece dava dışı olan yüksek tansiyon hastası halası Halime Boz için ilaç mümessili olan sanık ...’ı arayarak doktor ismi tavsiye etmesini istediğini beyan etmesi, ...’ın sahte rapor düzenlenmesi eylemine katılımına dair bir beyanının bulunmaması, adına sahte sağlık kurulu raporu düzenlendiği iddia olunan sanık...’ın karakol ifadesinde, şeker ve kalp hastalığı nedeniyle tedavi gördüğünü sürekli ilaç kullandığını, Olgun eczanesinde kalfa olarak çalışan akrabası ...’un “sana rapor çıkartalım” diyerek kendisinden resim ve sağlık karnesini istediğini ve raporun çıktığını, kendisinin hastaneye gitmediğini, sonrasında da ilaçlarını alarak kullanmaya devam ettiğini beyan etmesine karşın yargılama aşamasında talimatla tespit edilen anlatımında, Adana Numune hastanesine muayene olmak üzere gittiğinde önceden tanımadığı bir şahsın adına sağlık kurulu raporunu çıkarttığını, ...’un raporun çıkartılmasıyla bir ilgisinin bulunmadığını, karakolda da bu şekilde beyanda bulunduğunu, okuma yazması olmadığını beyan etmesi, 19.02.2008 tarihli bilirkişi raporu ile Ummuhan Özkan adına düzenlenen suça konu sağlık kurulu raporundaki doktorlar Tanzer Ölçer, Hayri Tohma adlarına atfen atılan imzaların adı geçen doktorların eli ürünü olduğu, doktor Zafer Tanrıverdi adına atılan imzanın ise bu şahıs eli ürünü olmadığının belirlenmesi, ... ve ...’ın hazırlık anlatımlarında; hastalıkları nedeniyle sürekli ilaç kullandıklarını, Tümer eczanesinde kalfa olarak çalışan sanık ...’na verdikleri resim ve sağlık karneleri ile suça konu raporların düzenlendiğini, kendilerinin hastaneye gitmediklerini, eczane sahipleri ile hiç muhatap olmadıklarını beyan etmeleri, sanık ...’nun sahte rapor düzenlenmesi eylemine katılımına dair bir anlatımlarının bulunmaması, sanık ...’in yargılama aşamasında aynı anlatımını tekrar etmesi, sanık ...’ın ise resim ve sağlık karnesini ... ile birlikte ...’na da verdiğini beyan ederek çelişkili anlatımda bulunması, Adana Numune hastanesinde görevli tanıkların, temizlik şirketi işçilerinin idare tarafından sağlık kurulunda görevlendirildiklerini, sağlık kurulu görevlileri tarafından verilen işleri yaptıklarını, sağlık kurulu raporları toplu olarak geldikten sonra deftere kayıt işlemlerini de yaptıklarını beyan etmeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; 1) Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2005 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...’un nitelikli dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK.nun 504/7, 80, 522 sevk maddeleri ile cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı ve iddianamede tavsifi yapılan bu suçla bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, sevk ve tavsife göre, adı geçen sanıklar hakkında “sahtecilik” suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sahtecilik suçundan da beraatlerine karar verilmek suretiyle hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine aykırı davranılması, 2) İlaç mümessili sanık ..., temizlik görevlileri ..., Cennet Kasap ve ..., eczacılar ..., ..., ... ile eczacı kalfası ...’nın atılı suçlara hangi aşamada nasıl katıldıkları ve suç kasıtlarını gösterir somut delillerin neler olduğu denetime olanak verecek şekilde gösterilip tartışılmadan, adı geçen sanıkların... ile ...’ın karakol ifadeleri ile kovuşturma aşamasındaki ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmadan, hangi beyanlarına hangi gerekçelerle üstünlük tanındığı da belirtilmeden, sanıklar ... ile ...’un yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 3) Bir kısım sanıklar müdafiinin 11.10.2005 tarihli celsede Adana Numune hastanesinde görevli doktorlar ve çalışanlar hakkında yeni soruşturma yapıldığını tespit ettiklerine dair beyanı karşısında, böyle bir soruşturma/kovuşturma bulunup bulunmadığı, suça konu sağlık raporlarını da kapsayıp kapsamadığı araştırılıp, suça konu raporlara ilişkin bulunduğu takdirde sanıkların hukuki durumlarını ve suç vasfını etkileyeceğinden, açıldığının belirlenmesi ve olanak bulunması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi, birleştirme olanağının bulunmaması halinde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin dosyaya intikalinin sağlanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Dosyada sureti mevcut Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/88 Esas 2008/277 Karar sayılı gerekçeli karar içeriğinden, işbu dava dosyasına konu raporları da içerdiği, Kozan Ağır Ceza Mahkemesince birleştirmeye muvafakat edilmesinin talep edildiği, ancak mahkemece birleştirmeye muvafakat edilmediği anlaşılmakla, her iki davanın kovuşturması birlikte yapıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunduğu gözetilmeyerek sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan farklı kararlar çıkmasına neden olunması, 5) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil edecek nitelikte adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesi uyarınca belirtilen diğer şartların yanında, mahkemece, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate ulaşılması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği gözetilmeden; "sanıkların tespit edilen kimliği, sosyal ve ekonomik durumları, yargılama sürecindeki savunmaları ve davranışlarından hükmün tefhiminin geri bırakılması durumunda cezanın caydırıcı olmayacağı kanısına varıldığı” şeklindeki soyut ifadelerle ve yasal olmayan gerekçe ile ve ayrıca sanık ...’in kurum zararını giderdiğine ilişkin makbuz ibraz etmesi, adlarına sahte rapor düzenlendiği iddia olunan ..., ... ve ...’in rapora konu edilen ilaçları aldıklarını, sürekli kullandıklarını beyan etmelerine göre, gerektiğinde bu kişilerin haklarında düzenlenen ve sahte olduğu iddia olunan raporlardaki teşhislere uygun hastalıklarının olup olmadığı ayrı bir sağlık kuruluşunda tespit ettirilmek suretiyle, raporlara konu ilaçları hastalıkları nedeniyle kullandıklarının anlaşılması halinde kurum zararının bulunup bulunmadığı, bulunması halinde miktarının ne olacağı hususu da kesin olarak belirlenmeden, zararın da giderilmediğinden bahisle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.