21. Hukuk Dairesi 2012/2280 E. , 2013/9043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/08/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağı
**21. Hukuk Dairesi 2012/2280 E. , 2013/9043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 01/08/2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının kayıtlarının olmadığı ancak icraen primlerin tahsil edildiği 1.1.1986-2.5.1991 tarihleri arasında zorunlu Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 1.8.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının 1.1.1986-2.5.1991 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasa'ya tabi isteğe bağlı sigortalı sayılmasına ve 1.8.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 2.12.1994 tarihli bildirgeye göre vergi kaydı nedeniyle 1.1.1986 tarihi itibariyle tescil edildiği, davacının 13.7.2010 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine Kurumun davacının vergi kaydını araştırdığı, Vergi Dairesinden gönderilen 15.6.2010 tarihli yazı ile 02.05.1991-16.3.1993, 2.12.2002-25.5.2010, 13.10.2005-25.5.2010 tariheri arası vergi kaydının bulunduğunun bildirilmesi üzerine sigoralılık başlangıcının 02.05.1991 tarihine alınarak 1.1.1986-2.5.1991 arası dönemin iptal edildiği, davacının 1991-devam şeklinde esnaf sicil kaydı, 2003-devam şeklinde oda kaydının bulunduğu, başkaca bir kaydının olmadığı, sehven kayıt edilen 1.1.1986-2.5.1991 arası döneme ilişkin primlerin 17.4.1996 tarihinde icraen tahsil edildiği, anlaşılmaktadır. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1.1.1986 tarihinden itibaren yapılmış olmakla, 1986 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasanın 24.maddesi gereğince vergi veya oda kaydı kaydının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Davacının sigortalılık koşullarının bulunmadığı halde sehven kayıt ve tescil edildiğinden ve başlangıç tescili hatalı olduğundan icraen prim tahsili davacıya sigortalılık hakkı bahşetmez. Yapılacak iş; uyuşmazlık konusu 1.1.1986-2.5.1991 tarihleri arası dönem yönünden davacının sigortalılık koşulları bulunmadığı halde sehven kayıt edildiği ve prim tahsil edilmesinin de sigortalılık hakkı vermeyeceği gözetilerek bu döneme ilişkin talep yönünden davanın reddine karar vermek, yaşlılık aylığı koşullarını da yeniden değerlendirmekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.05.2013 gününde oy birliği ile karar verildi.