TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR YASİN ŞİMŞEK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/37390) Karar Tarihi: 29/9/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 8/12/2021-31683 Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 1GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Basri BA ĞCI İrfa
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR YASİN ŞİMŞEK BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/37390) Karar Tarihi: 29/9/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 8/12/2021-31683 Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 1GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Basri BA ĞCI İrfan FİDAN Raportörler : Fatma Burcu NACAR YÜCE Tuğba YILDIZ Başvurucu : Yasin ŞİMŞEK Vekili : Av. Cengiz TU ĞRUL I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, işçilik alacaklar ına ilişkin olarak aç ılan davan ın süre a şımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 10/11/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Ba şvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 25. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. 7. Birinci Bölüm taraf ından, niteli ği itibar ıyla Genel Kurul taraf ından karara bağlanmas ı gerekli görüldü ğünden ba şvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Kültür ve Turizm Bakanl ığı Bursa Devlet Tiyatrosunda sözle şmeli sahne ışıkçısı ve teknisyen olarak çal ışan başvurucunun 4/10/2011 tarihinde i ş akdi feshedilmi ştir. 10. Başvurucu; feshin haks ız olduğunu belirterek k ıdem, ihbar tazminat ı, fazla mesai ücreti, dinî ve millî bayram tazminat ından oluşan maddi zararlar ının tazmini istemiyle Bursa 10. Noterli ğince düzenlenen 3/1/2012 tarihli ihtarnameyi çal ıştığı kuruma göndermi ştir. İhtarname 9/1/2012 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanl ığı Devlet Tiyatrolar ı Genel Müdürlü ğüne tebliğ edilmiştir. 11. Başvurucu; sözle şmesinin haks ız olarak feshedildi ğinden bahisle k ıdem, ihba r tazminat ı, fazla mesai ücreti, dinî ve millî bayram tazminatlar ından oluşan alacaklar ı için Bursa 8. İş Mahkemesinde 15/8/2012 tarihinde dava açm ıştır. 12. Bursa 8. İş Mahkemesi 16/12/2013 tarihli kararla davan ın kabulüne karar vermiştir. Karar gerekçesinde, devlet tiyatrolar ındaki müdür de ğişikliğinden sonra ba şvurucu ve bir k ısım personel ile çal ışılmak istenmedi ği beyan edilmi ş olsa da sözle şmenin feshinin hakl ılığının ispatlanamad ığı kanaatine var ıldığı belirtilmi ştir. Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet cetveli, i şyeri kay ıtlar ı ve ücret bordrolar ı dikkate al ındığında başvurucunun devlet tiyatrosunda 6/9/2005-14/9/2011 tarihleri aras ında 2.198 gün çal ışmış olduğunun tespit edildiği ifade edilmi ştir. Başvurucuya 12.521 TL k ıdem ve 3.881 TL ihbar tazminat ı ödenmesine, toplanan deliller ve dinlenen tan ıklar ın beyanlar ından başvurucunun çal ıştığı dönemde fazla mesai yapt ığı, genel tatil günlerinde çal ıştığı kanaatine var ılarak bu alacak talepleri yönünden de bilirki şi raporunda yap ılan hesaplaman ın dosya kapsam ına uygun olduğu sonucuna ula şılmak suretiyle 16.150 TL fazla mesai ücreti alaca ğı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklar ı yönünden 1.537,50 TL alaca ğı bulunduğuna karar verilmi ştir. 13. Devlet Tiyatrolar ı Genel Müdürlü ğünün temyiz talebi üzerine Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi 9/7/2014 tarihli kararla i ş mahkemesi karar ını bozmuştur. Karar gerekçesinde; başvurucunun sözle şmesinin idari nitelikte oldu ğu, davan ın çözümünde idari yarg ının görevli olduğu belirtilmi ştir. 14. Bursa 8. İş Mahkemesi 11/3/2015 tarihli kararla bozmaya uymu ş ve davan ın görev yönünden reddine karar vermi ştir. Temyiz üzerine Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesi 1/12/2015 tarihli kararla i ş mahkemesi karar ını onam ıştır. Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 315. Başvurucu 20/6/2016 tarihinde Bursa 3. İdare Mahkemesinde ( İdare Mahkemesi) tam yarg ı davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde ba şvurucu, i ş sözleşmesinden doğan alacaklar ı için maddi tazminat yönünden i ş mahkemesi karar ında belirtilen tazminat alacaklar ının olduğunu ancak ilk a şamada fazlaya ili şkin haklar ı sakl ı kalmak kayd ıyla 1.000 TL maddi tazminat talebinde bulundu ğunu ifade etmi ştir. 16.İdare Mahkemesi 22/2/2017 tarihli kararla davan ın süre aşımı nedeniyle reddine -tazminat talebini 1.000 TL kabul ederek- miktar yönüyle kesin olmak üzere karar vermi ştir. Karar gerekçesinde; i ş akdinin feshine ili şkin işlemin başvurucuya tebli ğ edilmemesi üzerine başvurucunun Bursa 10. Noterli ğinin 3/1/2012 tarihli ihtarnamesiyle idareye ba şvurduğu, ihtarnamenin idareye 9/1/2012 tarihinde tebli ğ edildiği, dolay ısıyla başvurucunun fesih işlemini en geç 3/1/2012 tarihinde ö ğrendiğinin kabul edilmesi gerekti ği belirtilmi ştir. Bu kapsamda idarenin cevap vermemesi üzerine 3/1/2012 tarihinden itibaren 60+60 gün içinde, en geç 3/5/2012 tarihine kadar dava aç ılmas ı gerektiği vurgulanm ıştır. Ancak ba şvurucunun oluştuğunu iddia etti ği zararlar ı için Bursa 8. İş Mahkemesinde 15/8/2012 tarihinde dava açt ığı ve dolay ısıyla dava açma süresini geçirdi ği ifade edilmi ştir. 17. Başvurucu, istinaf talebinde bulunmu ştur. İstinaf dilekçesinde; ıslah müessesesiyle talep etti ği tazminat miktar ını nihai karar verilinceye kadar art ırma hakk ı olduğunu, bu nedenle fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutarak dava açt ığını, istinaf yolu kapal ı olmak üzere kesin olarak karar verilmesinin hukuka ayk ırı olduğunu ileri sürmü ştür. Davan ın süre aşımı ndan reddi yönünden ise çal ıştığı kurumun i ş akdini 22/5/2003 tarihli ve 4857 say ılı İş Kanunu'na göre sona erdirdi ğini, işleme karşı başvurulacak kanun yolu ve dava açma sürelerini göstermedi ğini, 4857 say ılı Kanun'a göre i ş akdi sonland ırıldığı için dava açma sürelerinde de bu Kanun hükümlerinin dikkate al ınmas ı gerektiğini iddia etmi ştir. 18.İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi 4/10/2017 tarihinde istinaf talebinin incelenmeksizin reddine karar vermi ştir. Karar gerekçesinde 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi gere ğince 5.000 TL'yi geçmeyen vergi davalar ı, tam yarg ı davalar ı ve idari i şlemlere kar şı aç ılan iptal davalar ı hakk ında idare-vergi mahkemelerince verilen kararlar ın kesin nitelikte oldu ğu belirtilmi ştir. Başvurucunun k ıdem tazminat ı, ihbar tazminat ı, fazla mesai ücreti ile dinî ve millî bayram tazminat ından olu şan (fazlaya ili şkin haklar ı sakl ı kalmak kayd ıyla) 1.000 TL maddi tazminata uygulanacak olan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tazminata kara r verilmesi talepli dava açt ığı, 1.000 TL maddi tazminat isteminden kaynaklanan uyu şmazl ığın konusunun bahsi geçen parasal s ınırın yeniden de ğerleme oran ıyla art ırılm ış miktar ını geçmemesi nedeniyle idare mahkemesi karar ının miktar yönüyle kesin nitelikte oldu ğu ifade edilmiştir. Kesinle şmiş karar üzerine de istinaf incelemesi yap ılamayaca ğı sonucuna var ılm ıştır. Karar, ba şvurucuya 23/10/2017 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 19. Başvurucu 10/11/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV. İLGİLİ HUKUK A. Kanun Hükümleri 20. 4857 say ılı Kanun'un 32. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "... Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 4İş sözleşmelerinin sona ermesinde, i şçinin ücreti ile sözle şme ve Kanundan do ğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur. ... Ücret alacaklar ında zamana şımı süresi be ş yıldır." 21. 4857 say ılı Kanun'a 12/10/2017 tarihli ve 7036 say ılı İş Mahkemeleri Kanunu'yla ek 3. madde getirilmi ştir. 4857 say ılı Kanun'un ek 3. maddesi şöyledir: "İş sözleşmesinden kaynaklanmak kayd ıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, y ıllık izin ücreti ve a şağıda belirtilen tazminatlar ın zamana şımı süresi be ş yıldır. a) K ıdem tazminat ı. b) İş sözleşmesinin bildirim şart ına uyulmaks ızın feshinden kaynaklanan tazminat. c) Kötüniyet tazminat ı. d) İş sözleşmesinin e şit davranma ilkesine uyulmaks ızın feshinden kaynaklanan tazminat." 22. 4857 say ılı Kanun'un geçici 8. maddesi şöyledir: "Ek 3 üncü madde, bu maddenin yürürlü ğe girdiği tarihten sonra sona eren i ş sözleşmelerinden kaynaklanan y ıllık izin ücreti ve tazminatlar hakk ında uygulan ır. Ek 3 üncü maddede belirtilen y ıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce i şlemeye ba şlam ış bulunan zamana şımı süreleri, de ğişiklikte n önceki hükümlere tabi olmaya devam eder. Ancak, zamana şımı süresinin henüz dolmam ış kısm ı, ek 3 üncü maddede öngörülen süreden uzun ise, ek 3 üncü maddede öngörülen sürenin geçmesiyle zamana şımı süresi dolmu ş olur." 23. 4857 say ılı Kanun'un 59. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde i şçinin hak kazan ıp da kullanmad ığı y ıllık izin sürelerine ait ücreti, sözle şmenin sona erdi ği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ili şkin zamana şımı iş sözleşmesinin sona erdi ği tarihten itibaren ba şlar. 24. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi şöyledir: ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmad ıkça, her alacak on y ıllık zamana şımına tabidir.'' 25. 2577 say ılı Kanun'un 7. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Dava açma süresi, özel kanunlar ında ayr ı süre gösterilmeyen hallerde Dan ıştayda ve idare mahkemelerinde altm ış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." 26. 2577 say ılı Kanun'un 10. maddesi şöyledir: " 1. İlgililer, haklar ında idari davaya konu olabilecek bir i şlem veya eylemin yap ılmas ı için idari makamlara ba şvurabilirler. Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 52. Altm ış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmi ş say ılır. İlgililer altm ış günün bitti ği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Dan ıştaya, idare v e vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altm ış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevab ı, isteminin reddi sayarak dava açabilece ği gibi, kesin cevab ı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi i şlemez. Ancak, bekleme süresi ba şvuru tarihinden itibaren alt ı ay ı geçemez. Dava aç ılmamas ı veya davan ın süreden reddi hallerinde, altm ış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevab ın tebliğinden itibaren altm ış gün içinde dava açabilirler. " 27. 2577 say ılı Kanun'un 11. maddesi şöyledir: "1. İlgililer taraf ından idari dava aç ılmadan önce, idari i şlemin kald ırılmas ı, geri alınmas ı değiştirilmesi veya yeni bir i şlem yap ılmas ı üst makamdan, üst makam yoksa i şlemi yapm ış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu ba şvurma, işlemeye başlam ış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altm ış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmi ş say ılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmi ş say ılmas ı halinde dava açma süresi yeniden işlemeye ba şlar ve başvurma tarihine kadar geçmi ş süre de hesaba kat ılır." 28. 2557 say ılı Kanun'un 16. maddesinin (4) numaral ı fıkras ı şöyledir: ''Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçeler e dayanarak hak iddia edemezler. (Ek cümle: 11/4/2013-6459/4 md.) Ancak, tam yarg ı davalar ında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya di ğer usul kurallar ı gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harc ı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere art ırılabilir ve miktar ın art ırılmas ına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere kar şı tarafa tebli ğ edilir.'' 29. 2577 say ılı Kanun'un 45. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlar ına karşı, başka kanunlarda farkl ı bir kanun yolu öngörülmü ş olsa dahi, mahkemenin bulundu ğu yarg ı çevresindeki bölge idare mahkemesine, karar ın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna ba şvurulabilir. Ancak, konusu be ş bin Türk liras ını geçmeyen vergi davalar ı, tam yarg ı davalar ı ve idari işlemlere kar şı aç ılan iptal davalar ı hakk ında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara kar şı istinaf yoluna ba şvurulamaz. 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir... 3. Bölge idare mahkemesi, yapt ığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi karar ını hukuka uygun bulursa istinaf ba şvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanl ışlıklar ın düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak ayn ı karar ı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi karar ını hukuka uygun bulmad ığı takdirde istinaf ba şvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi karar ının kald ırılmas ına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi i şin esas ı hakk ında yeniden bir karar verir. ..." Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 630. 2577 say ılı Kanun'un 48. maddesinin (6) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: " ... Temyizin ... kesin bir karar hakk ında olmas ı halinde de karar ı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararlar ı ile bu maddenin 2 nci f ıkras ında belirtilen temyiz isteminde bulunulmam ış say ılmas ına ilişkin kararlar ına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna ba şvurulabilir." B. Yarg ı Kararlar ı 31. Dan ıştay Onbirinci Dairesinin 20/11/2012 tarihli ve E.2011/4303, K.2012/7621 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "İdare Mahkemesince; davac ının, iş sonu tazminat ının ödenmesi istemiyle sözleşmesinin feshedildi ği 17.09.2009 tarihinden itibaren 60 gün içinde idareye ba şvurmas ı veya dava açmas ı gerekirken bu sürenin geçirilmesinden çok sonra 05.01.2011 tarihinde yap ılan başvurunun dava açma süresini ihya etmeyece ği aç ık olduğundan, dava açma süresi geçtikten sonra 21.02.2011 tarihinde aç ılan davan ın süre aşımı nedeniyle esas ını incelem e olanağı bulunmad ığı gerekçesiyle davan ın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmi ştir. Dava dosyas ının incelenmesinden, sa ğlık ocağında 4924 say ılı Yasa uyar ınca sözleşmeli hemşire olarak görev yapmakta iken, 2009 y ılı (KPSS) s ınav ı sonucunda kadrolu sağlık meslek lisesi ö ğretmenliğini kazanmas ı ve ... atanmas ı nedeniyle, 14.09.2009 tarihl i istifa dilekçesi uyar ınca 17.09.2009 tarihli i şlemle sözle şmesi feshedilen davac ının, 05.01.2011 tarihinde i ş sonu tazminat ının ödenmesi istemiyle daval ı idareye yapt ığı başvurunun 10.01.2011 tarihli i şlemle reddedilmesi üzerine, 21.02.2011 gününde Mahkeme kay ıtlar ına giren dilekçe ile görülmekte olan davay ı açt ığı anlaşılmaktad ır. 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununun 10. maddesinde, ' İlgililer, haklar ında idari davaya konu olabilecek bir i şlem veya eylemin yap ılmas ı için idari makamlara başvurabilirler. Altm ış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmi ş say ılır. İlgililer altm ış günün bitti ği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Dan ıştay, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altm ış günlük süre içinde idarece verile n cevap kesin de ğilse ilgili bu cevab ı, istemin reddi sayarak dava açabilece ği gibi, kesin cevab ı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi i şlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren alt ı ay ı geçemez. Dava aç ılmamas ı veya davan ın süreden reddi hallerinde, altm ış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevab ın tebliğinden itibaren altm ış gün içinde dava açabilirler.' hükmü ye r almaktad ır. Öte yandan, gerek İş Kanunu'nda gerekse Borçlar Kanunu'nda k ıdem tazminat ı, iş sonu tazminat ı gibi alacaklar için özel bir zaman a şımı süresi öngörülmemi ş olup, uygulama ve öğretide iş sonu tazminat ına ilişkin davalarda bu alacaklar ı talep ve dava edebilmek içi n Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi uyar ınca 10 y ıllık zaman a şımı süresinin esas al ınmas ı genel kabul görmektedir. Bu durumda, i ş akdi 17/09/2009 tarihinde feshedilen davac ının, bu tarihten ba şlama k üzere on y ıllık genel zaman a şımı süresi içinde daval ı İdareye ba şvurarak i ş sonu tazminat ının ödenmesini isteyebilece ği aç ık olup, İdare Mahkemesince, i ş hukukunda, uygulama ve ö ğretide genel kabul gören i ş sonu tazminat ına ilişkin zaman a şımı süresi dikkate al ınarak davan ın esas ının incelenmesi gerekirken, davan ın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarl ık bulunmamaktad ır." Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 732. Dan ıştay Onbirinci Dairesinin 24/1/2013 tarihli ve E.2012/2702, K.2013/496 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "...İdare Mahkemesince; davac ının sözleşmesinin feshedildi ği 18.2.2008 tarihinden itibaren herhangi bir ödemede bulunulmamas ı üzerine davac ı aç ısından 60 gün sonra bir zımni ret işleminin do ğduğu kabul edilse bile bu tarihten sonraki 60 gün içinde dava açmas ı gerekirken bu sürenin geçirilmesinden çok sonra 17.2.2011 tarihinde yap ılan başvurunun dava açma süresini ihya etmeyece ği, bu nedenle dava açma süresi geçtikten sonra aç ılan davan ın süre a şımı nedeniyle esas ının incelenme olana ğının bulunmad ığı gerekçesiyle davan ın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmi ştir. Dava dosyas ının incelenmesinden, sa ğlık ocağında 4924 say ılı Yasa kapsam ında sözleşmeli ebe olarak görev yapmakta iken, istifa etmek istedi ğini bildiren dilekçesi uyar ınca 18.2.2008 tarihli i şlem ile sözle şmesi feshedilen davac ının, 17.2.2011 tarihinde i ş sonu tazminat ının ödenmesi için daval ı idareye yapt ığı başvurunun reddedilmesi üzerine, 23.3.2011 tarihinde Mahkeme kay ıtlar ına giren dilekçe ile görülmekte olan davay ı açt ığı anlaşılmaktad ır. 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesinin 1 ve 2. fıkralar ında 'İlgililer, haklar ında idari davaya konu olabilecek bir i şlem veya eylemin yap ılmas ı için idari makamlara ba şvurabilirler. Altm ış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmi ş say ılır. İlgililer altm ış günün bitti ği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Dan ıştay, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altm ış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin de ğilse ilgili bu cevab ı, isteminin reddi sayarak dava açabilece ği gibi, kesin cevab ı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi i şlemez. Ancak, bekleme süresi ba şvuru tarihinden itibaren alt ı ay ı geçemez. Dava aç ılmamas ı veya davan ın süreden reddi hallerinde, altm ış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevab ın tebliğinden itibaren altm ış gün içinde dava açabilirler.' hükmü yer almaktad ır. Öte yandan, gerek İş Kanunu'nda gerekse Borçlar Kanunu'nda k ıdem tazminat ı, iş sonu tazminat ı gibi alacaklar için özel bir zaman a şımı süresi öngörülmemi ş olup, uygulama ve öğretide iş sonu tazminat ına ilişkin davalarda bu alacaklar ı talep ve dava edebilmek içi n Borçlar Kanunu'nun uyu şmazl ık tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 125. maddesi uyar ınca 10 y ıllık zaman a şımı süresinin esas al ınmas ı genel kabul görmektedir. Bu durumda, i ş akdi 18.2.2008 tarihinde feshedilen davac ının, bu tarihten ba şlamak üzere on y ıllık genel zaman a şımı süresi içinde daval ı İdareye ba şvurarak i ş sonu tazminat ının ödenmesini isteyebilece ği aç ık olup, İdare Mahkemesince uygulama ve öğretide genel kabul gören i ş sonu tazminat ına ilişkin zaman a şımı süresi dikkate al ınarak davan ın esas ının incelenmesi gerekirken, davan ın süre a şımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarl ık bulunmamaktad ır. " 33. Dan ıştay Onikinci Dairesinin 15/4/2015 tarihli ve E.2013/1592, K.2015/2408 say ılı karar ının ilgili k ısm ı şöyledir: "... Başkanl ığında 4/C statüsünde görev yapmakta iken 13/01/2007 tarihinde i ş akdi feshedilerek emekliye sevk olunan davac ı taraf ından k ıdem tazminat ı ve izin ücretlerinin ödenmemesi yönünde tesis olunan i şlemin iptali ve 10.965,12 TL k ıdem tazminat ının en yüksek banka faizi üzerinden, 4.545,45 TL izin ücretinin ise yasal faizi dikkate al ınmak suretiyle tazminine karar verilmesi istemiyle aç ılan davada, daval ı idarece davac ının uyuşmazl ık konusu etti ği tazminatlar ın ödenmeyece ği yönünde aç ıkça ya da cevap verilmeyerek tesis olunmu ş bir idari i şlem bulunmad ığı, emekli oldu ğu tarihten sonra bu Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 8ödemelerin yap ılmas ı için kanuni dava açma süresi içinde idareye ba şvurmad ığı gibi görevli olmayan adli yarg ıda aç ılan davan ın 60 günlük dava açma süresi içinde aç ılmad ığı gerekçesiyle davan ın k ısmen incelenmeksizin reddi, k ısmen süre a şımı nedeniyle reddi... Bak ılan olayda, davac ının k ıdem tazminat ının ödenmesi istemiyle yapm ış olduğu bir başvuru bulunmad ığı anlaşılmakla birlikte, 10 y ıllık genel zamana şımı süresi içinde k ıdem tazminat ının ödenmesi istemiyle 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanununun 10. maddesi kapsam ında başvuruda bulunulabilece ği aç ıktır." C. Uluslararas ı Hukuk 34. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 6. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes davas ının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar ın esas ı konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından kamuya aç ık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini isteme hakk ına sahiptir..." 35. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) mahkemeye eri şim hakk ının Sözleşme'nin 6. maddesinde yerini bulan güvencelerin do ğal bir parças ı olduğunu ( Lawyer Partners A.S./Slovakya, B. No: 54252/07, 16/6/2009, 52), bu kapsamda herkesin ki şisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddias ını bir mahkeme veya yarg ı önüne getirme hakk ının güvence alt ına al ındığını (Golder/Birle şik Krall ık, B. No: 4451/70, 21/2/1975, 36), Sözle şme'nin 6. maddesinde mahkeme kararlar ına karşı kanun yolu ba şvurusunda bulunma hakk ının güvence alt ına al ınmad ığını ancak devletin kendi takdirine ba ğlı olarak taraflara kanun yolu ba şvurusunda bulunma hakk ı tan ımas ı durumunda kanun yolu başvurusunu inceleyen mahkeme önünde uygulanan muhakeme usulünün bu ilkelere uygun olmas ı gerektiğini belirtmi ştir (Delcourt/Belçika , B. No: 2689/65, 17/1/1970, 25). V.İNCELEME VE GEREKÇE 36. Mahkemenin 29/9/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucunun İddialar ı 37. Başvurucu; dava açma süresinin yanl ış hesapland ığını, iş akdi sonland ırılırken dava açma süresi ile görevli yarg ı yerinin belirtilmedi ğini, İş Kanunu hükümlerine göre çal ıştığını, bu nedenle i ş hukuku hükümlerine göre davas ını süresinde açt ığını, İdare Mahkemesince davas ının süre aşımından reddedilmesinin hukuka ayk ırı olduğunu, ayr ıca dava konusu tutar ın istinaf yoluna ba şvurabilmek için gerekli parasal s ınırın üstünde olmas ına rağmen parasal s ınırın alt ında kald ığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye eri şim hakk ının, işçi alacaklar ına ilişkin açt ığı davan ın reddedilmesi nedeniyle de mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. B. Değerlendirme 38. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 939. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğer yandan Anayasa'n ın 36. maddesine "ile adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, Türkiye'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Sözleşme'yi yorumlayan A İHM, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye eri şim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., B. No: 2014/13156, 20/4/2017, 34). 40. Mahkemeye eri şim hakk ı bir uyuşmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyuşmazl ığın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına gelmektedir (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 52). Öte yandan mahkemeye eri şim hakk ı ilk derece mahkemesine dava açma hakk ının yan ı sıra itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollar ına başvurma imkân ı tan ınm ış ise an ılan yollara ba şvurma hakk ını da içerir ( Ali Atl ı, B. No: 2013/500, 20/3/2014, 49). 41. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). İddialar ın özü, dava açma sürelerine ili şkin kurallar ın hatal ı yorumland ığı hususlar ına yönelik bulundu ğundan şikâyet, mahkemeye erişim hakk ı kapsam ında değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden 42. Başvurucunun Bölge İdare Mahkemesince istinafa tabi olmad ığı sonucuna ulaşılan bir karara kar şı istinaf yolunu tükettikten sonra bireysel ba şvuruda bulunmu ş olduğu gözetildiğinde öncelikle ba şvurunun süresinde olup olmad ığı meselesi incelenmelidir. 43. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 47. maddesinin (5) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük'ün 64. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı uyar ınca başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten, ba şvuru yolu öngörülmemi ş ise ihlalin ö ğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde bireysel ba şvurular ın yap ılmas ı gerekmektedir ( Bilent Akta ş ve diğerleri , B. No: 2014/19389, 7/12/2016, 11). An ılan düzenlemelerde ba şvuru yolu öngörülen durumlarda bireysel ba şvuru süresinin başlang ıcına ilişkin olarak başvuru yollar ının tüketildi ği tarihten söz edilmekte ise de haberdar olunmayan bir hususta ba şvuru yap ılamayaca ğı dikkate al ındığında bu ibarenin nihai karar ın gerekçesinin ö ğrenildiği tarih olarak anla şılmas ı gerekir ( A. C. ve di ğerleri [GK], B. No: 2013/1827, 25/2/2016, 25). 44. Buna göre Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerde n Sözleşme kapsam ındaki herhangi birinin ihlaline neden oldu ğu ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihmale ili şkin otuz günlük bireysel ba şvuru süresi; söz konusu i şlem veya eylem için herhangi bir ba şvuru yolunun kanunlarda öngörülmü ş olmas ı hâlinde bu yolun tüketilmesinden sonra verilen nihai karar ın öğrenilmesinden , buna kar şılık söz konusu i şlem veya eyleme ili şkin olarak kanunlarda herhangi bir ba şvuru yolunun öngörülmemi ş olmas ı durumunda i şlemin tesis edildi ği ya da eylemin ika edildi ği tarihten itibaren i şlemeye başlayacakt ır (Bestami Ero ğlu [GK] , B. No: 2018/23077, 17/9/2020, 107). Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 1045. Etkili olmad ığı aç ıkça belli olan yollar ın tüketilmesinden sonra bireysel ba şvuru yap ılmas ı hâlinde süre a şımı söz konusu olabilir. Buna kar şılık etkili olup olmad ığı ancak nitelikli bir hukuki tart ışmadan sonra ortaya ç ıkan bir yolun tüketilmesinin ard ından yap ılan bireysel ba şvurunun esas ının incelenmesi gerekir. Bu nedenle bir ba şvuru yolunun makul bir başarı şans ı sunabilecek ve bir çözüm sa ğlayabilecek nitelikte, kullan ılabilir ve etkili ba şvuru yolu olup olmad ığının her somut olay ın özel şartlar ı içinde denetlenmesi gerekmektedir (Murat Durmu ş, B. No: 2015/13800, 9/6/2020, 22). 46. Kesin nitelikteki kararlara kar şı bireysel ba şvuru süresi karar ın öğrenilmesinden itibaren ba şlar. Bu nitelikteki kararlara kar şı kanun yoluna ba şvurulmas ının bireysel ba şvuru süresine bir etkisi bulunmamaktad ır (Nesin Kayserilio ğlu, B. No: 2012/613, 13/6/2013, 17). 47. Bununla birlikte ba şvuru süresine ili şkin yorumun belirli durumlarda esnek olmas ı gerektiği bir kez daha hat ırlat ılmal ıdır. Bu sebeple ba şvurucunun bir ola ğan başvuru yolunu etkili olarak de ğerlendirmesini hakl ı kılan nedenlerin varl ığı hâlinde söz konusu yolu tükettikten sonra bireysel ba şvuruda bulunmu ş olmas ı sebebiyle ba şvurucu cezaland ırılmamal ıdır. Hak ve özgürlüklerin korunmas ında birincil görev ola ğan kanun yollar ına bakan yarg ı mercilerinde olup Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuru yolu ikincil niteliktedir. Bu sebeple etkili olmayaca ğı teorik düzeyde aç ıkça anlaşılmayan ve pratikte de etkisiz kald ığı belirli hâle gelmeyen bir ba şvuru yolunun tüketilmesi, ihlalin tespiti ve giderilmesi f ırsat ının bireysel ba şvurudan önce bu mercilere tan ınmas ı makul kar şılanmal ıdır. Bu itibarla istinaf veya temyize tabi olup olmad ığı hususunun tart ışmal ı olduğu, bu konudaki yarg ı içtihatlar ında bir belirsizli ğin bulundu ğu hâllerde istinaf veya temyiz yolu tüketildikten sonra yap ılan bireysel ba şvurular -nihai karar ın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde olmak şart ıyla- süresinde kabul edilmelidir. Bir karar ın istinafa/temyize tabi olup olmad ığının tart ışılabilirliği değerlendirilirken istinaf/temyiz karar ındaki gerekçeler yol gösterici nitelikte olabilir. Bu anlamda nihai karardaki de ğerlendirmeler ilk derece/istinaf mahkemesi karar ının üst kanun yoluna tabi olabilirli ğinin tart ışılmaya de ğer bir mesele oldu ğunu gösteriyorsa başvurucunun bireysel ba şvurudan önce bu yollar ı tüketmesinin anlams ız olmad ığı sonucuna var ılabilir. Ba şvurucunun kesin olan bir karara kar şı bireysel ba şvurudan önce istinaf veya temyiz yolunu tüketmesinin hakl ı olduğunu gösteren di ğer bir durum da meselenin tart ışmal ı olduğuna işaret eden farkl ı yarg ı kararlar ını ibraz etmi ş olmas ıdır. 48. Başvurucunun kesin bir karara kar şı istinaf/temyiz yolunu tükettikten sonra bireysel ba şvuruda bulunmas ı bunu hakl ı k ılan bir nedenin varl ığı ortaya konulmad ıkça başvuru süresini etkilemez. Aksi takdirde bireysel ba şvuru için süre ko şulu öngörülmesindeki kamusal yarar gözard ı edilmiş olur. Anayasa Mahkemesi ba şvurunun süresinde olup olmad ığını değerlendirirken ba şvurucular ın bireysel ba şvuru hakk ından yararlanmalar ındaki kişisel yarar ile ba şvurular ın süreye ba ğlanmas ındaki kamusal yarar aras ında bir denge kurmak durumundad ır. Bu hâlde kesin oldu ğu hususunda bir tereddüt bulunmayan bir karara karşı istinaf veya temyiz yoluna ba şvurulmas ından sonra yap ılan bireysel ba şvurunun süresinde kabul edilmesi mümkün olmayacakt ır. 49. Somut olaydaki dava i şçilik alacaklar ına ilişkindir. Ba şvurucu öncelikle İş Mahkemesinde dava açm ış, İş Mahkemesi ba şvurucuya 12.521 TL k ıdem ve 3.881 TL ihbar tazminat ı ödenmesine hükmetmi ş ise de Yarg ıtay ın bozma karar ı üzerine görevsizlik karar ı vermiştir. Başvurucu, adli yarg ı yerince verilen görevsizlik karar ından sonra fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutarak 1.000 TL'lik tazminat davas ı açm ıştır. İdare Mahkemesi davay ı süre aşımı yönünden kesin olarak reddetmi ştir. İdare Mahkemesi karar ın kesin oldu ğunu belirtirken davan ın değerinin 5.000 TL'nin alt ında olmas ını esas alm ıştır. Başvurucu; ıslah Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 11müessesesiyle talep etti ği tazminat miktar ını nihai karar verilinceye kadar art ırma hakk ı olduğunu, bu nedenle fazlaya ili şkin haklar ını sakl ı tutarak dava açt ığını ve istinaf yolu kapal ı olmak üzere kesin olarak karar verilmesinin hukuka ayk ırı olduğunu ileri sürerek istina f yoluna ba şvurmuştur. 50. 2577 say ılı Kanun'un 16. maddesinin (4) numaral ı fıkras ının ikinci cümlesiyle, tam yarg ı davalar ında dava dilekçesinde belirtilen miktar ı, süre veya di ğer usul kurallar ı gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar harc ı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere art ırılabilme imkân ı getirilmi ştir. Somut olay ın koşullar ı gözetildi ğinde başvurucunun davas ının değerinin 1.000 TL'den ibaret olmad ığını düşünmesi ve İdare Mahkemesinin karar ın kesin oldu ğuna dair yarg ısını Bölge İdare Mahkemesinde tart ıştırmak istemesi oldukça do ğald ır. Nitekim Bölge İdare Mahkemesi davan ın değerinin 1.000 TL olduğunu kabul etmi ş ve davan ın 5.000 TL'lik istinaf s ınırının alt ında kald ığı gerekçesiyle istinaf istemini incelemeksizin reddetmi ştir. 51. Bölge İdare Mahkemesinin istinaf istemini incelemeksizin reddetmi ş olmas ından hareketle istinaf yolunun etkisiz oldu ğu ve başvurucunun nedensiz yere istina f yoluna ba şvurduğu sonucuna ula şılamaz. Somut olayda ba şvurucunun karar ın kesin olmad ığını düşünmesi ve istinaf yoluna müracaat etmesi aç ıkça temelsiz de ğildir. Bu şartlarda aksi yakla şım, 2577 say ılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaral ı fıkras ının birinci cümlesinin yollamas ıyla 48. maddesinin (6) numaral ı fıkras ının üçüncü cümlesiyle getirilen ve kesin olarak verilen karara kar şı ilgilisinin istinaf dilekçesi verme ve bu dilekçenin reddi hâlinde bu karara kar şı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde istinaf yoluna başvurma hakk ını anlams ız hâle getirir. Zira istinaf dilekçesinin reddi karar ının bölge idare mahkemesince onanmas ı durumunda ilgilinin bireysel ba şvuru yapmas ı imkâns ız hâle gelecektir. Bu durumda ilgililer -aç ıkça temelsiz olmad ığı hâlde- s ırf kanunda tan ınan bir hakk ı kulland ıklar ı için bireysel ba şvuru hakk ından mahrum hâle gelmi ş olur. Bu da bireysel başvuru hakk ının aşırı sınırland ırılmas ı anlam ına gelir. 52. Sonuç olarak ba şvurucunun kesin olarak verilen karara kar şı istinaf yoluna başvurmas ının aç ıkça temelsiz olmad ığı gözetildi ğinde istinaf yolunun tüketilmesinden sonra nihai karar ın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yap ılan bireysel ba şvurunun süresinde olduğunun kabulü gerekir. 53. Buna göre aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 2. Esas Yönündena. Müdahalenin Varl ığı ve Hakk ın Kapsam ı 54. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddiada bulunma ve savunma hakk ına sahip oldu ğu belirtilmi ştir. Dolay ısıyla mahkemeye eri şim hakk ı, Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğünün bir unsurudur. Di ğ er yandan Anayasa'n ın 36. maddesine adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin gerekçede, taraf oldu ğumuz uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının madde metnine dâhil edildiği vurgulanm ıştır. Sözleşme'yi yorumlayan A İHM, Sözle şme'nin 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının mahkemeye eri şim hakk ını içerdiğini belirtmektedir ( Özbak ım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., 34). Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 1255. Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan hak arama özgürlü ğü, bir temel hak olman ın yan ında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlan ılmas ını ve bunlar ın korunmas ını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bak ımdan davan ın bir mahkeme taraf ından görülebilmesi ve ki şinin adil yarg ılanma hakk ı kapsam ına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak ki şiye iddialar ını ortaya koyma imkân ının tan ınmas ı gerekir. Di ğer bir ifadeyle dava yoksa adil yarg ılanma hakk ının sağlad ığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz ( Mohammed Aynosah, B. No: 2013/8896, 23/2/2016, 33). 56. Mahkemeye eri şim hakk ı bir uyuşmazl ığı mahkeme önüne ta şıyabilmek ve uyuşmazl ığın etkili bir şekilde karara ba ğlanmas ını isteyebilmek anlam ına gelmektedir (Özkan Şen, 52). 57. Somut olayda i şçilik alacaklar ına yönelik açt ığı tam yarg ı davas ının süre aşımından reddedilerek uyu şmazl ığın esas ının incelenmemesi nedeniyle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yönelik bir müdahalenin bulundu ğu görülmektedir. b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 58. Adil yarg ılanma hakk ının görünümlerinden biri olan mahkemeye eri şim hakk ı, mutlak bir hak olmay ıp bu hakk ın s ınırland ırılmas ı mümkündür. Ancak mahkemeye eri şim hakk ına müdahalede bulunulurken Anayasa'n ın temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. maddesinin gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. 59. Anayasa'n ın 13. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, ... yaln ızca Anayasan ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu s ınırlamalar, ... ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 60. Yukar ıda an ılan müdahale, Anayasa n ın 13. maddesinde belirtilen ko şullara uygun olmad ığı takdirde Anayasa n ın 36. maddesinin ihlalini te şkil edecektir. 61. Bu sebeple müdahalenin Anayasa n ın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun dü şen, kanun taraf ından öngörülme, hakl ı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine ayk ırı olmama ko şullar ına uygun olup olmad ığının belirlenmesi gerekir. 62. Bu bak ımdan öncelikle ba şvurucunun mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığının incelenmesi gerekir. 63. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yap ılacak müdahalelerin ve s ınırland ırmalar ın kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlar ından biridir ( Tahsin Erdoğan, B. No: 2012/1246, 6/2/2014, 60). 64. Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı öncelikle şeklî manada bir kanunun varl ığını zorunlu k ılar. Şeklî manada kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) taraf ından Anayasa'da belirtilen usule uygun olarak kanun ad ı alt ında ç ıkar ılan düzenleyici yasama Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 13işlemidir. Hak ve özgürlüklere müdahale edilmesi ancak yasama organ ınca kanun ad ı alt ında çıkar ılan düzenleyici i şlemlerde müdahaleye imkân tan ıyan bir hükmün bulunmas ı şart ına bağlıdır. TBMM taraf ından ç ıkar ılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmamas ı hakk a yap ılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun b ırak ır (Ali H ıdır Akyol ve di ğerleri [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, 56). 65. Kanunun varl ığı kadar kanun metninin ve uygulamas ının da bireylerin davran ışlar ının sonucunu öngörebilece ği ölçüde hukuki belirlilik ta şımas ı gerekir. Bir di ğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik ko şulunun sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespitinde önem arz etmektedir ( Necmiye Çiftçi ve di ğerleri , B. No: 2013/1301, 30/12/2014, 55). Müdahalenin kanuna dayal ı olmas ı, iç hukukta müdahaleye ili şkin yeterince ula şılabilir ve öngörülebilir kurallar ın bulunmas ını gerektirmektedir ( Türkiye İş Bankas ı A.Ş. [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, 44). 66. Bir uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ının ve özellikle müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturan kanun hükümlerinin yorumlanmas ı derece mahkemelerinin takdirindedir. Derece mahkemelerince mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahaleni n kanuni dayana ğını oluşturduğu ifade edilen hükümlerle ilgili olarak geli ştirilen yorumlar ın isabetli olup olmad ığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir. Bununla birlikte derece mahkemelerinin yorumlar ının kanunun aç ık lafz ıyla çelişki içinde oldu ğu veya kanun metni dikkate al ındığında bireyler taraf ından öngörülmesinin mümkün olmad ığı sonucuna ulaşıldığı hâllerde mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı kanaatine var ılmas ı mümkündür ( Ziya Özden, B. No: 2016/67737, 19/11/2019, 59). 67. Nitekim Anayasa Mahkemesi birçok karar ında, kanun hükmünün yerle şik içtihada ayk ırı olarak yorumlanmas ının hukuki öngörülebilirli ği zedeledi ğini belirterek teme l hakka yap ılan müdahalenin kanunilik ölçütünü kar şılamad ığı sonucuna ula şmıştır (Ziya Özden, 59). 68. Bunun yan ında hukuki bir meseleye ili şkin uygulanacak kanun hükmünün ne şekilde uygulanaca ğı hususunda yerle şik yarg ısal uygulamalara ayk ırı yorum ve değerlendirmelerin kanunun öngörülebilirli ği aç ısından sorun olu şturabilece ği aç ıktır. 69. Somut olayda İdare Mahkemesi, dava açma süresinin hesaplanmas ında sürenin başlang ıç tarihi olarak ba şvurucunun i ş akdinin feshinden do ğan alacaklar ına dair note r arac ılığıyla çal ıştığı kuruma gönderdi ği ihtarname tarihi olan 3/1/2012 tarihini dikkate alm ış, 2577 say ılı Kanun'un 11. maddesi gere ğince de idarenin cevap vermemesi üzerine en geç 3/5/2012 tarihinde davan ın aç ılmas ı gerektiği sonucuna varm ıştır. 70. Uyuşmazl ığın işçilik alaca ğından kaynakland ığı hususunda tereddüt bulunmamaktad ır. Başvurucunun i ş akdinin feshedildi ği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre k ıdem ve ihbar tazminat ı için zamana şımı süresinin 10 y ıl, diğer işçilik alacaklar ı için 5 y ıl olarak öngörüldü ğü anlaşılmaktad ır. 71. Başvuru konusu davaya ili şkin olarak idari yarg ı mercilerinde i şçilik alacaklar ı ile ilgili aç ılan tazminat davalar ında Dan ıştay öteden beri dava açma sürelerini i ş mevzuat ı hükümleri çerçevesinde tespit edilen zamana şımı sürelerine göre de ğerlendirmesi gerekti ğini belirtmiştir. Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 1472. Yukar ıda belirtildi ği gibi Dan ıştay somut olayda oldu ğu gibi benzer meselelerde dava açma sürelerinin i ş hukuku mevzuat ı çerçevesinde de ğerlendirilmesi gerekti ğini ifade etmiştir. Buna göre somut davada idare mahkemesinin ba şvurucunun fesih i şlemini öğrendiği 3/1/2012 tarihine göre en geç 3/5/2012 tarihinde dava açmas ı gerektiği hâlde bu süre geçtikten sonra 15/8/2012 tarihinde açt ığı davada süre a şımı olduğu yönündeki yorumunun anılan yerleşik içtihatlara göre öngörülebilir oldu ğu söylenemez. 73. Bu durumda i ş akdinin feshedilmesine kar şı aç ılan davan ın aç ık kanun hükmünün öngörülemez bir biçimde yorumlanarak süre a şımı yönünden reddedilmesi suretiyle mahkemeye eri şim hakk ına yap ılan müdahalenin kanunilik unsurunu ta şımad ığı sonucuna var ılm ıştır. 74. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucunun Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 75. Mahkemeye eri şim hakk ının ihlali sonucuna ula şıldığı ve yeniden yarg ılama karar ı verildiği dikkate al ındığında başvurucunun di ğer ihlal iddialar ı hakk ında ayr ıca değerlendirme yap ılmas ına gerek görülmemi ştir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 76. 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 77. Başvurucu; ihlalin tespiti ve giderilmesi için gereken tedbirlere karar verilmesi, ayr ıca 34.089,50 TL tazminata yasal faiziyle birlikte hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 78. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 79. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 15durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 80.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 81.İncelenen ba şvuruda idare mahkemesinin dava açma süresine ili şkin yorumunun kanuni dayana ğının olmamas ı nedeniyle adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye erişim hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin idare mahkemesi karar ından kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 82. Bu durumda mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Bursa 3. İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 83.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 84. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 16B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki mahkemeye eri şim hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mahkemeye eri şim hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak amac ıyla Bursa 3. İdare Mahkemesine (E.2016/851, K.2017/323) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDD İNE, E. 257,50 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.857,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 29/9/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Üye Üye Üye Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Üye Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Üye Üye Üye Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTE Ş Başvuru Numaras ı: 2017/37390 Karar Tarihi : 29/9/2021 17 Üye Üye Basri BA ĞCI İrfan FİDAN