3. Ceza Dairesi 2009/14521 E. , 2010/16836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraatına dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; Mahallinde 12.10.2006 tarihinde zabıt mümziinin yer gösterimiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin raporunda, suça konu alanın eğiminin % 20-25 olduğu, toprağın orman toprağı yapısında olup orman ağaç ve çalı artıklarının ayr
**3. Ceza Dairesi 2009/14521 E. , 2010/16836 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraatına dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak; Mahallinde 12.10.2006 tarihinde zabıt mümziinin yer gösterimiyle yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin raporunda, suça konu alanın eğiminin % 20-25 olduğu, toprağın orman toprağı yapısında olup orman ağaç ve çalı artıklarının ayrışması sonucu oluşan humus bakiyesi bulunduğu, bu nedenle orman toprağı niteliğinde olduğu, erozyon karakteri taşıdığı, mevcut haliyle ormana bitişik olup ormanla bütünlük arzettiği, 1956 tarihli memleket haritasında açıklık olan, 1969 tarihli amenejman haritasında kayın koru ormanı işletmesi anlamında K (b-d) 2 rumuzuyla gösterilen alanda kaldığı, batısının orman açıklığı olduğu belirtilmesine karşılık, 12.4.2007 tarihinde zabıt mümziileri hazır bulundurulmadan yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin raporlarında suça konu alanın eğiminin ortalama % 25 olduğu, toprağının orman toprağı olmadığı, humus bakiyesi taşımadığı, orman içi açıklık olmadığı üç yönünün açık alanlarla çevrili olup bu alanlarla bütünlük arzettiği, açık alanların devamı niteliğinde olup kadimden beri ormansız açık alan olduğu, 1956 tarihli memleket haritasında yerin civarındaki açık alanlarda 3 adet dam yeri bulunduğu, 2000 tarihli amenejman haritasında ziraat alanı olarak göründüğü belirtilmekle çelişki yaratılmasına göre, dava konusu yere ait hava fotoğraflarının celbedilerek zabıt mümziileri de hazır bulundurularak mahallinde farklı bilirkişiler heyeti vasıtasıyla yeniden keşif yapılıp; bilirkişi raporlarında dava konusu yere ait memleket ve amenejman haritalarının arazi kadastrosu ile çakıştırıldığı belirtilmekle, sahada arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa hangi tarihte kesinleştiğinin ve buna göre yerin vasfının tesbiti ile buna ilişkin celbedilecek harita ve tutanaklar ile en eski tarihli memleket ve amenejman haritalarıyla hava fotoğraflarının mahalline birlikte uygulanarak suça konu yerin toprak yapısının, eğiminin, buna göre muhaza karekteri taşıyıp taşımadığının, suç tutanağı eki krokide dikkate alınarak civar taşınmazların konumlarının, orman içi açıklık niteliğinde bulunup bulunmadığının, toprak yapısı itibariyle ormandan kazanılıp kazanılmadığının kesin olarak belirlenip bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderildikten sonra geçerli bir mülkiyet belgesi ibraz edilmemiş olduğu da dikkate alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 4.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.