4. Hukuk Dairesi 2010/4331 E. , 2010/8225 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2008 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığın tespitinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 24/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafında
**4. Hukuk Dairesi 2010/4331 E. , 2010/8225 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/01/2008 gününde verilen dilekçe ile borçlu olmadığın tespitinin istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece verilen kararın dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 24/02/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/07/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... ile karşı taraf davacı kurum vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA 06/07/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Dava, kendisine İ.İ.K’nun 89. maddesi gereğince 2 defa haciz ihbarnamesi gönderilen davacının açtığı menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasının açılma süresi İ.İ.K’nun 89/3. maddesinde düzenlenmiş olup, bir ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliğinden sonra süresi içinde itiraz edilmez, hak veya mal icra dairesine teslim edilmesse gönderilecek üçüncü bildirimin tebliğinden itibaren 15 gündür. Bu süre hak düşürücü süre olup, ileri sürülmese dahi hakimin esasa girmeden önce resen nazara alacağı ve değiştiremeyeceği bir süredir. Somut davamızda, davacıya birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliğinden sonra, menfi tespit davası açma ihtarın da içeren üçüncü bildirime ilişkin tebligatın 20/11/2007 tarihinde yapılmasına rağmen hak düşürücü süre olan 15 günlük dava açma süresi geçtikten sonra davacı tarafından bu dava 11/01/2008 tarihinde açılmakla süresinden sonra açılmıştır. Bu davanın açılma tarihi olan 11/01/2008 tarihinden de sonra davacının şikayet yolu ile haciz ihbarnamelerinin iptali ile ilgili Ankara 11. İcra Hukuk Hakimliği’nin 2008/113 Esas sayılı dosyası ile açtığı davanın tarihinin 25/01/2008 olması, bu tarihin dahi hak düşürücü süreden sonra olması yanında, davacının bu davayı açmadan da önümüzdeki menfi tespit davasında da bu itirazlarını ileri sürebilecek olması karşısında sonradan açılan ve haciz ihbarnamelerinin iptaline ilişkin mahkeme kararının hak düşürücü süreden sonra açılan bu menfi tespit davasına etki edeceği düşünülemez. Diğer bir deyişle davanın açılma süresi ile ilgili olarak davacıya bir hak vermez. Dolayısıyla hak düşürücü sürede açılmayan menfi tespit davasının süre yönünden reddine karar verilmesi düşüncesindeyim. 06/07/2010