10. Hukuk Dairesi 2015/827 E. , 2015/4843 K. "" Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılardan ... yönünden davanın reddine, diğer şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşün…
**10. Hukuk Dairesi 2015/827 E. , 2015/4843 K.** **"İçtihat Metni"** Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücûan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davalılardan ... yönünden davanın reddine, diğer şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalı için yapılan tedavi gideri, gecici iş göremezlik ödemeleri ve bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının 5510 sayılı Yasa'nın 21. maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ...'nin asıl işveren sıfatı bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere madenler, Anayasanın 168. maddesi ve 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi gereği devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, arama ve işletme hakkının gerçek ve tüzel kişilere devri ancak Kanunun öngördüğü şartlarda mümkündür. Madenler üzerindeki hakların bölünmezliğini, devir ve intikalini düzenleyen anılan Yasa'nın 5. maddesinde, madenler üzerindeki hakların hiç birisinin hisselere bölünemeyeceği ve her bir hakkın bir bütün halinde muameleye tabi tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Anılan Yasal düzenleme çerçevesinde, ruhsat sahibi tarafından maden sahası üzerinde, ruhsatın verdiği yetkilerin, tamamının, ya da, bir bölümünün sözleşme ile 3. kişilere devri mümkün değildir. Ancak, uygulamada, ruhsat sahipleri özel hukuk alanına giren kimi sözleşmelerle ve belirli bir bedel karşılığında maden çıkarma ve satış haklarını özel kişilere bırakmaktadırlar. Rödovans olarak adlandırılan bu yöntemle ruhsat sahipleri, taşeron olarak üretim yapan üçüncü kişilere süreli sözleşmeler ile maden çıkarma ve satış haklarını kiralamaktadırlar. Günümüz literatüründe rödovans, “maden ruhsat alanlarının, hukuki hak ve sorumlulukları kendisinde kalması koşuluyla hak sahibi tarafından sözleşme ile özel veya tüzel bir kişiye, bir süre tahsis edilmesi durumunda, maden ocağının işletilmesini üstlenen özel veya tüzel kişinin, esas ruhsat sahibine, ürettiği her bir ton maden için ödemeyi taahhüt ettiği meblağ” olarak tanımlanmaktadır. Rödovans sözleşmesine Maden Kanunu'nda özel bir düzenleme olmadığı için Borçlar Kanunu'nun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen "hasılat kirasına" ait hükümler uygulanır. Türk Borçlar Hukuku'nda sözleşmelerde şekil serbestisi geçerlidir. Yasa'da özel olarak bir şekle bağlanmayan sözleşmeleri taraflar istedikleri şekilde yapabilirler. Rödovans sözleşmesi maden ruhsatının devri anlamına gelmediğinden, devir sözleşmesinin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nde yetkili memur huzurunda yapılması zorunluluğu yoktur.