Başvuru, yakınlarının şüpheli ölümüyle ilgili suç duyurusu üzerine başlatılan ceza soruşturmasının etkili bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının, ölüm olayından kısa bir süre önce mal varlığının usulsüz şekilde yer değiştirmesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; yakınlarının şüpheli ölümüyle ilgili suç duyurusu üzerine başlatılan ceza soruşturmasının etkili bir şekilde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının, ölüm olayından kısa bir süre önce mal varlığının usulsüz şekilde yer değiştirmesi nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/2/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların yakını olan İ. parkinson, hipertansiyon, hiperlipidemi, hipotiroidi ve bipolar bozukluk tanılarıyla ilaç kullanmakta olup 2/9/2012 tarihinde evinde yatağından yere düşmüş şekilde bulunarak Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Eğitim ve Araştırma Hastanesi) Acil Servisine kaldırılmıştır. Genel durumu kötü olarak hastaneye getirilen İ.ye burada ilk ve acil müdahale yapılmış ve lityum düzeyinin 3,6 olduğunun tespit edilmesi üzerine lityum intoksikasyonu (zehirlenme) tanısıyla İ. diyalize alınmıştır. Diyaliz sonrası klinik durumu değişmeyen İ. tekrar diyalize alınmış fakat yoğun bakım ihtiyacının doğması, Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde yer olmaması üzerine 4/9/2012 tarihinde 112 Acil Servis aracılığıyla Özel K. Sincan Hastanesine sevk edilmiştir. Özel K. Sincan Hastanesinde tedavisi devam eden ve olay tarihinde 67 yaşında olan İ. 7/9/2012 tarihinde hayatını kaybetmiştir. İ. adına düzenlenmiş ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak akut böbrek yetmezliği (7 gün), akut lityum intoksikasyonu (7 gün) ve manik depresif bozukluk (10 yıl) olarak gösterilmiş ve otopsi yapılmadığı belirtilmiştir. A. İ.nin Ölümü ile İlgili Olarak Yürütülen Ceza Soruşturması Süreci Başvurucuların İ.nin ölümü ile ilgili olayın aydınlatılması ve ölüm olayında sorumlulukları bulunduğunu ileri sürdükleri Y.Ö., O.A., Y.E.Y. ve Z.S. hakkında kamu davası açılması talebini içeren 4/3/2013 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılık yürüttüğü soruşturma kapsamında başvurucuların müşteki sıfatıyla,Y.Ö., O.A., Y.E.Y. ve Z.S.nin ise şüpheli sıfatıyla ifadelerini almış; İ.nin tedavi gördüğü sağlık kuruluşlarının tedavi tarihlerine ilişkin kamera görüntülerini ve tüm tedavi evraklarını temin etmek amacıyla ilgili kuruluşlara müzekkere yazmış, temin ettiği tedavi evraklarını İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına göndererek İ.nin ölüm nedeni ile hastalanmasında, tedavisinde ve ölümünde hata, kusur ve ihmalin bulunup bulunmadığı hususunda rapor verilmesini istemiştir. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12/6/2013 tarihli raporunda bahsedilen İ. ile ilgili muayene, tanı ve tedaviler şöyledir:i. Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve Askeri Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalının 29/4/1999 tarihli muayene notuna göre hastaya bipolar bozukluk tanısıyla nörodol tb 5 mg, akineton 76 tb 2 mg, lithoril cap 300 mg reçete edilmiştir. ii. Özel B. Dahiliye Polikliniği muayene çıkış özetine göre 24/7/2012 tarihinde kırgınlık, yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, bacaklarda ağrı, yürümede zorluk ve midede yanma şikâyetleriyle polikliniğe başvuran hastanın muayenesi sonucunda kronik kabızlığı olduğu, depresyon, hipertansion, hiperlipidemi ilaçları kullandığı, batın distandü epigastrik hassasiyeti olduğu tespit edilerek TA 135-85, N 80/dak genel durumu orta, venöz yetersizlik, kırgınlık, yorgunluk, gastrit kabızlık, miyalji tanılarıyla kendisine reçete verilmiştir.iii. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalının 24/8/2012 tarihli epikriz raporuna göre gece yataktan kalkarken ayağı kayıp düşen hasta, sağ yan ağrısı şikâyetiyle hastaneye gelmiş; muayenesi sırasında sağ 9, 10, 11, kostalarda ve sağ üst kadranda hassasiyeti olduğu, direk grafisinde patoloji görülmediği tespit edilerek önerilerde bulunulmak suretiyle taburcu edilmiştir.iv. Özel B. Tıp Merkezinin Dahiliye Polikliniği hasta çıkış özetine göre hasta 28/8/2012 tarihinde ayaklarında şişlik, halsizlik şikâyetiyle polikliniğe gelmiş, şişlerin eskiye göre azalmış olduğu görülerek TA 135/75 mmHg ayak bileği ödemli hiperkolesterolemi tanısıyla kendisine crestor 10 mg film tb reçete edilmiştir.v. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 2/9/2012 giriş, 3/9/2012 çıkış tarihli hastane evraklarında özetle hastanın sabah yatağında düşmüş olarak bulunup Acil Servise getirildiği, lityum 6 CK 1500 lityumun toksik düzeyde olduğu, mevcut lityum düzeyi gözönüne alınarak lityum intoksikasyonu düşünülüp hastanın diyalize alındığı, diyaliz sonrası klinik durumu ve muayenesinde değişme olmayan hastanın yeniden diyalize alındığı ancak Hastanenin Yoğun Bakım Ünitesinde yer olmaması üzerine 112 aracılığıyla dış merkezde yer bulunarak buraya nakledildiği belirtilmiştir. vi. Özel K. Sincan Hastanesinin 4/9/2012 giriş, 7/9/2012 çıkış tarihli hastane evrakının tetkikinde özetle Eğitim ve Araştırma Hastanesinde lityum seviyesi 3,7 tespit edilen hastanın acil olarak hemodiyalize alınarak Yoğun Bakım Ünitesine devredildiği, hastanın kabulünde bilincinin kapalı ve genel durumunun kötü olduğu, tedavi sırasında genel durumu iyice kötüleşen hastada saat 00'te kardiyak arrest geliştiği, hastaya CPR uygulandığı, atropin ile adrenalin yapıldığı ancak uygulanan CPR'a cevap vermeyen hastanın saat 45'te exitus kabul edildiği belirtilmiştir. İstanbul Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 12/6/2013 tarihli raporunda; i. Zamanında otopsi yapılarak dokulardaki makroskopik histopatolojik toksikolojik serolojik tetkikler yapılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelere göre kişinin ölümünün lityum intoksikasyonu ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği,ii. Hastanın lityum intoksikasyonu tanısı konarak konsültasyonlarının istenmesi ve diyalize alınmasının uygun olduğu cihetiyle kişinin muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığının oybirliğiyle mütalaa olunduğu belirtilmiştir. Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 27/8/2015 tarihli raporunda; i. Zamanında otopsi yapılarak dokulardaki makroskopik histopatolojik toksikolojik serolojik tetkikler yapılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelere göre kişinin ölümünün lityum intoksikasyonu ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği,ii. Lityum intoksikasyonu tanısıyla diyalize alınan, diyaliz sonrası klinik durumu değişmeyen, sonrasında tekrar diyalize alınan ve yoğun bakım ihtiyacı nedeniyle sevk edildiği Özel K. Sincan Hastanesine 4/9/2012 günü getirildiğinde bilinci kapalı moniterize edilerek yoğun bakımda takip edilen, hemofiltrasyon yapılan hastaya lityum intoksikasyonu tanısı konarak konsültasyonlarının istenmesi ve diyalize alınmasının uygun olduğu cihetiyle Eğitim ve Araştırma Hastanesinde kişinin muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı, 4/9/2012 tarihinde sevkle getirildiği Özel K. Sincan Hastanesine ait tıbbi evrak istenmesine rağmen ilgili sağlık kuruluşunun kapatılmış olması nedeni ile kişiye ait tıbbi evrakın gönderilemeyeceğinin bildirilmesi nedeniyle Özel K. Sincan Hastanesinde kişiye yapılan tıbbi işlemlerin tıp kuralllarına uygun olup olmadığı hususunda görüş bildirilemeyeceğinin oybirliğiyle mütalaa olunduğu ifade edilmiştir. Başsavcılık yürüttüğü soruşturma neticesinde 9/11/2015 tarihli kararıyla İ.nin ölümüne kadar yapılan tedavilerde herhangi bir kasıt ve ihmalin olmadığı, ayrıca şüphelilerin üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair şu an itibarıyla inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Anılan karara başvurucular vekili tarafından itiraz edilmiş olup itirazı inceleyen Ankara Sulh Ceza Hâkimliği 12/1/2016 tarihli kararıyla itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucular anılan nihai kararın kendilerine 27/1/2016 tarihinde tebliğ edildiğini belirtmiş ve 26/2/2016 tarihinde bireysel başvuru yapmışlardır. B. Y.Ö. Hakkında Yürütülen Ceza Soruşturması Süreci Başvurucu Celal Korkut Vata, Başsavcılığa yaptığı şikâyetinde özetle müzik derneğinde çalışan şüpheli Y.Ö.nün, annesi İ.nin vefatından yaklaşık elli gün önce onun hastalığından faydalanmak suretiyle Fethiye ilçesinde bulunan üç taşınmazı kendi üzerine geçirdiğini, ayrıca şüpheli Y.Ö.nün ölüm olayından sonra İ.nin ikametinde bulunan bazı eşyaları aldığını ve kendisine hakaret ettiğini belirterek şüpheli Y.Ö. hakkında dolandırıcılık, hırsızlık ve hakaret suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu dava açılmasını istemiştir. Başsavcılık soruşturma kapsamında başvurucu Celal Korkut Vata'nın müşteki sıfatıyla, Y.Ö.nün şüpheli sıfatıyla ve Z.S., O.A. ve diğer başvurucu Hatice Gelengül Varış'ın tanık sıfatıyla ifadelerini almış; şikâyete konu taşınmazların hukuki durumlarını araştırmış, Ankara Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünden taşınmazların satış ve bağış işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeleri temin etmiştir. Başsavcılık yürüttüğü soruşturma neticesinde 14/8/2013 tarihli kararıyla "ölen İ. adına kayıtlı taşınmazların Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi'nde hala davalar devam etmekte olduğundan ve taraflar arasındaki bu ilişki hukuki nitelikte olup dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından, müşteki tarafından ölen İ. tarafından verilen sözlü vasiyet üzerine dayatılan televizyon, elektrik süpürgesi ve halılarda hırsızlık amaçlı tamamen bir vasiyetin yerine getirilmesi niteliğinde görülüp ayrıca müşteki annesi olan ölen İ.nin evden gitmesini isteyip bu eşyaları da annesi İ. Dileğinde kullanma hakkına sahip olduğundan ve aksi ispatlanamayan sözlü vasiyet uyarınca eşyaların ihtiyaç sahiplerine verildiği kanaatine varılarak hırsızlık suçunun oluşmadığı..." şeklindeki gerekçeye dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Tapu İptali ve Tescil Davasına İlişkin Süreç Başvurucu Celal Korkut Vata, İ.nin tek mirasçısı olduğunu, davalı Y.Ö.nün İ.nin hastalığından, hukuki ve fiilî ehliyetinin bulunmamasından yararlanarak Fethiye ilçesindeki üç taşınmazı bedelsiz olarak üzerine geçirdiğini ancak işlemin tapuda satış olarak gösterildiğini belirterek anılan taşınmazların tapu kaydının ehliyetsizlik ve hile nedeniyle iptali ile kendisi adına tescili için Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi, İ.nin taşınmazların satış tarihi olan 18/7/2012 tarihinde fiil ehliyeti olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırmıştır. Adli Tıp Kurumu Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 20/9/2017 tarihli raporunda, İ.nin taşınmazların satış tarihi olan 18/7/2012 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun kabulü gerektiğini belirtmiştir. Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesi yaptığı yargılama neticesinde 12/4/2019 tarihli kararında "...taşınmazların muris tarafından [Y.T.] Müziği Eğitim ve Kültür Derneğine bağışlamak istendiği ancak derneğe bağış işlemi yapılamayınca taşınmazlarıdavalıya satış göstererek derneğe bağışlanmak üzere devrettiği, davalının bu taşınmazları bağış yoluyladevraldığının tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, ayrıca davacı vekilinin de duruşmalarda bağış yapıldığını beyan ettiği, fiil ehliyetine haizmuristen taşınmazların hile ile alındığının ispatlanamadığı anlaşıldığından..." şeklindeki gerekçeye dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Anılan karara karşı başvurucu Celal Korkut Vata tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olup istinaf incelemesi devam ettiğinden karar henüz kesinleşmemiştir.