T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1796 KARAR NO : 2026/450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.06.2024 NUMARASI : 2018/65 Esas 2024/555 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16.01.2018 KARAR TARİHİ : 13.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.03.2026 İzmir 2. Asliye Ticar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1796 KARAR NO : 2026/450 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.06.2024 NUMARASI : 2018/65 Esas 2024/555 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16.01.2018 KARAR TARİHİ : 13.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.03.2026 İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih 2018/65 Esas 2024/555 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, 17.04.2016 tarihinde, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ... ..'ın sürücüsü olduğu .... plakalı aracın, davacı ....'ın sürücüsü olduğu, davacı ....'ın yolcu olarak bulunduğu .... plakalı motosiklete çarptığını, kaza nedeniyle davacıların yaralandığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, 20.10.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduklarını, ancak ödeme yapılmadığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar için 5.000,00'er TL maddi tazminatın davalı sürücüden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacılar için 50.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili, 08.04.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini davacı .... için sürekli iş göremezlik tazminatı istemini 592.129,67 TL, geçici iş göremezlik tazminatı istemini 3.902,97 TL'ye, davacı.... için geçici iş göremezlik tazminatı istemini 1.324,69 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, davacıların başvuru şartını yerine getirmediklerini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti bakımından ATK Trafik İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, maluliyet oranının tespiti için davacıların Adli Tıp 3. İhtisas Kurumuna sevk edilmesi ve maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e uygun hazırlanması gerektiğini, davacıların kask takmamaları nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının 6111 Sayılı yasa ve Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince teminat dışı olduğunu, davacılara SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili, davacı sürücünün ehliyetsiz ve kasksız olduğunu, davacıların zarar oluşmasına sebep olduklarını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dosya arasında yer alan 10.10.2017 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu; TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayıldığı, geçici iş göremezlik zararlarının da bu olduğu, geçici iş göremezlik zararının tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almadığı, ATK Trafik İhtisas Kurulundan alınan 24.04.2019 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü .....'ın %75 oranında asli kusurlu, davacı motosiklet sürücüsü ....'ın %25 oranında tali kusurlu olduğu bu kusur oranlarının Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/700 Esas, 2017/298 Karar sayılı dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olduğu, davacı .....hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan alınan 17.01.2023 tarihli rapora göre 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında yönetmelk hükümleri kapsamında sürekli iş göremezliğinin oluşmadığı, davacı .... hakkında İstanbul ATK 2. Üst Kurulu'ndan alınan 17.01.2023 tarihli rapora göre Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğu, her iki davacı yönünden de maluliyet oranları yönünden oluşan çelişkinin İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından sunulan raporlar ile giderildiği, bu raporların hükme esas alındığı, 25.08.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna göre davacı ....'ın sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 1.324,64 TL olduğu, davacı ....'ın geçici iş göremezlik tazminatının 3.902,97 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 839.464,01 TL olduğu, 29.02.2024 tarihli raporda davacı ....'ın sürekli iş göremezlik zararının %10,3 maluliyet oranına göre 1.219.787,13 TL, %5 maluliyet oranına göre 592.129,67 TL olarak hesaplandığı, davacıların yaralanmalarının baş bölgelerinden olmadığı bu nedenle kaskın takılı olmamasının iyileşme süresi ve maluliyet oranına bir etkisinin bulunmadığı görüldüğünden ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davacı......'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 592.129,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 596.032,64 TL'nin davalı sigorta şirketinden (geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri (310.000,00 TL), sürekli iş göremezlik tazminatının kişi başına bedeni (310.000,00 TL) limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 03/11/2017 tarihinden, diğer davalı....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı .....'ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 1.324,69 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik tazminatının sağlık gideri (310.000,00 TL) limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 03/11/2017 tarihinden, diğer davalı ....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (4.000,00 TL) istemin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı .... için 30.000,00 TL, davacı .... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ....'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, maddi ve manevi tazminat tutarlarının düşük belirlendiğini, davacı ....yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiğini, ancak 2016 yılındaki kazadan bu yana hayatı bu kazanın sonuçlarıyla şekillenen, henüz ilk gençlik yıllarında %10,3 maluliyet oranı doğan davacı... ...'ın 8 yıl süren yargılama süresi de dahil olmak üzere kazadan sonra gündelik yaşamında karşılaştığı zorluklar düşünüldüğünde hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminat tutarının fahiş derecede düşük ve hakkaniyetsiz olduğunu, davacıların kazaya bağlı psikolojik sıkıntılarının gereken şekilde değerlendirilmediğini, Ege Üniversitesince düzenlenen 15.01.2020 tarihli raporda davacılar hakkında psikolojik açıdan tespit yapılması için tam teşekküllü bir hastanenin ruh ve sinir hastalıkları kliniğinde 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 uzmandan oluşan bir heyet tarafından detaylı bir rapor hazırlanması gerektiğinin açıkça belirtilmiş olduğunu, davacı .... bakımından da psikolojik durumuna ilişkin raporların 5 dakikalık bir görüşme sonucu tanzim edildiğini, davacının görünüşünün iyi olması, konuşma ve diğer özelliklerinin sorunsuz olmasının davacının psikolojik açıdan kazadan kaynaklı bir sorun yaşamadığı anlamına gelmediğini, davacı ....'ın meydana gelen kazadan ve ablasının sakat kalmasından kendisini sorumlu tuttuğunu, kazadan bu yana anksiyete bozukluğu yaşadığını, davacı ....'ın maluliyetinin bulunmadığına dair raporların hatalı olduğunu, hakkaniyete aykırı düzenlendiğini, ATK'dan alınan raporda davacı ....'ın %10.3 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun belirlendiğini, sonrasında alınan raporda maluliyet oranının %5 olarak belirlenmesinin ve bu orana göre belirlenen düşük tazminat miktarı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ....'ın sürekli maluliyet zararı hesaplanırken kaza tarihinde asgari ücretin 1,69 katı üzerinden ücret aldığının belirtildiğini, buna rağmen 2016 yılı aylık kazancının asgari ücret üzerinden hesaplandığını, davacı....'ın kaza tarihinde asgari ücretin 2 katı tutarında ücret kazandığını, düşük gelir üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili, kusur raporuna itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, bilirkişinin kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarını hesaplarken müterafik kusuru değerlendirmeye alınmadan hesaplama yaptığını, davacı ....'ın ehliyetsiz bir şekilde ve kaskı ile dizliği olmadan motosikleti ile trafiğe çıkarak trafiği tehlikeye soktuğunu, davacı ....'ın araçta yolcu konumunda olduğunu, koruyucu ekipmanı bulunmadan kasksız ve dizlik takmadan yolculuk yaptığını, aracı kullanan kardeşi davacının ehliyetinin olmadığını bilerek motosiklete bindiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğunu, mahkemece tüm kusur müvekkiline atfedilerek hüküm kurulduğunu, mahkemece tazminat miktarına hükmedilirken etkin bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin maddi durumunun gözetilmediğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı .... A.Ş. vekili, mahkemece müvekkili sigorta şirketi aleyhine limit ile sınırlı olmak üzere asıl alacağa hükmedilmesine rağmen aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri bakımından toplam asıl alacak üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacıların kaza tarihi itibariyle gelir getiren bir işte çalışmadıklarını, bu nedenle davacıların geçici iş göremezlik zararlarının oluşmadığını, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmayıp SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerinin hükme esas alınması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda; Trafik Sigortası Genel Şartları sakatlanma teminatı bakımından Ek-2, destekten yoksun kalma teminatı bakımından ise Ek-3’te yer alan hesaplama yöntemlerinin esas alınması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersiz olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sürücüsünden sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ayrıca sürücüden manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacılar vekili, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporlarda davacılar hakkında psikolojik açıdan tespit yapılması için tam teşekküllü bir hastanenin ruh ve sinir hastalıkları kliniğinde 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 uzmandan oluşan bir heyet tarafından detaylı bir rapor hazırlanması gerektiğinin belirtilmiş olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen 17.01.2023 tarihli raporlarda her iki davacının da maluliyetine mahal olacak mahiyet ve derecede psikopatoloji saptanmadığının tespit edilmiş olmasına göre, davacıların bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili, ATK'dan alınan raporda davacı ....'ın %10.3 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun belirlendiğini, %5 maluliyet oranına göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonra da Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD 2021/6445 E. 2021/8550 K. sayılı kararı) ATK 2. İhtisas Kurulu raporlarında kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulandığı, bu nedenle davacı ..... için belirlenen %10,3 maluliyet oranının tazminat hesabında esas alınamayacağı, hükme esas alınan ATK İkinci Üst Kurul raporlarında ise kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlendiği, bu raporun Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen rapor ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davacıların bu istinaf sebebinin de reddi gerekmiştir. Davacılar vekili, davacı ....'ın tazminat hesabına esas alınan gelirinin düşük belirlendiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacı.... hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasına göre kaza tarihinde davacının bankada asgari ücretle çalıştığı tespit edildiği, bilirkişi raporunda maaş bordrolarına göre hesaplama yapıldığı, 2016 yılı maaş bordrosuna göre aylık gelirinin asgari ücretin de altında olduğu, ancak asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı.... vekili, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 24.04.2019 tarihli rapora göre kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü.....'ın %75 oranında, davacı motosiklet sürücüsü ....'ın %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, belirlenen kusur oranlarının ceza dosyasında alınan kusur raporu ile uyumlu olmasına göre, davalı vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalılar, müterafik kusur nedeniyle tazminat miktarlarından indirim yapılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, davacı ....'ın ehliyetsiz olmasının kazanın meydana gelmesinde doğrudan bir ilgisinin bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar trafik kaza tespit tutanağında davacıların kasklarının takılı olmadıkları belirtilmiş ise de, davacılara ait adli muaye evrakları ile maluliyet raporu içeriklerinden davacı ....'ın maluliyetinin kas iskelet sistemi alt ekstremite sorunları niteliğinde olduğu, davacı ...'ın ise sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı ve yaralanmasının baş bölgesinden olmadığı, kask takılmaması ile yaralanmalar arasında illiyet bağı bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmemiştir. Davacıların mevcut yaralanmasına göre somut olayda tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. HD 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.) Davalıların bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı ....A.Ş. vekili, davacıların kaza tarihi itibariyle gelir getiren bir işte çalışmadıklarını, bu nedenle davacıların geçici iş göremezlik zararlarının oluşmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Davacı....'ın kaza tarihinde 21 yaşında olduğu ve çalıştığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin bu davacı yönünden istinaf sebebi yerinde değildir. Davacı .... yönünden yapılan değerlendirmede ise, 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. (Yargıtay 4. HD 22.02.2023 tarihli 2021/23783 E. 2023/2210 K. Sayılı ilamı) Davacı .... kaza tarihinde 18 yaşından küçük olup öğrenci olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, 6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2018 tarihi itibariyle 3.560,00 TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Davacı .... yararına hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatı olan 1.324,69 TL miktar yönünden istinaf kesinlik sınırının altında olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin bu sebep bakımından reddi gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, bu zararlardan SGK'nın sorumlu olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Ancak, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı sigorta şirketi vekili, tazminat hesabında 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E., 2021/3441 K.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant metodunun uygulanmış olması yerinde olup, davalı sigorta şirketi vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacılar vekili ve davalı ..... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. (Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 Esas - 1966/7 Karar sayılı ilamı) Somut olayda kaza nedeniyle oluşan maluliyet durumu, kusur oranları, kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarları makul ve ılımlı bulunmuştur. Bu nedenle davacılar vekili ve davalı .... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ne var ki; davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. (Yargıtay 17. HD 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) Davalı .... A.Ş. nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde kaza tarihi itibariyle kişi başına teminat limiti 310.000,00 TL olup, davacı ... yönünden hesap edilen maddi tazminat tutarı davalı sigorta şirketinin sorulumluluk limitinin üzerinde olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerindedir. Bu durumda, davalı .... A.Ş. vekilinin davacı .... yararına hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352. maddeleri uyarınca istinaf edilen miktarın dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle istinaf dilekçesinin reddine, davacılar ve davalı ....'ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı .... A.Ş.'nin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerine yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı.... A.Ş. vekilinin davacı .... yararına hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341 ve 352. maddeleri uyarınca istinaf edilen miktarın dava tarihi itibariyle kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle istinaf dilekçesinin REDDİNE, 2-Davacılar vekili ve davalı .... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 3-Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih 2018/65 E. - 2024/555 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 4-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; Davacı .... tarafından açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 592.129,67 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 596.032,64 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden (geçici iş göremezlik tazminatının sağlık gideri teminatından (310.000,00 TL), sürekli iş göremezlik tazminatının kişi başına bedeni teminatından (310.000,00 TL) karşılanmak üzere, limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 03.11.2017 tarihinden, davalı ....' dan kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı .... tarafından açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 1.324,69 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik tazminatının sağlık gideri teminatından (310.000,00 TL) karşılanmak üzere, limit ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 03.11.2017 tarihinden, davalı .... ..'dan kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı .... tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı.... tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... .'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Maddi tazminat yönünden alınması gereken 40.805,47 TL karar ve ilam harcının yatan 2.395,50 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 38.409,97 TL'nin davalılardan (davalı.... A.Ş. bu tutarın 20.445,62 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.390,85 TL karar ve ilam harcının davalı ....'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Davacılar tarafından yatırılan 2.395,50 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcının davalılardan (davalı... A.Ş. bu tutarın 1.294,23 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 895,30 TL posta ve diğer giderler, 5.500,00 TL bilirkişi masrafı ile 7.676,50 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 14.071,80 TL yargılama giderinin kabul red oranı (12.687,40 TL) nazara alınarak 11.985,18 TL' sinin davalılardan (davalı .... A.Ş. bu tutarın 6.379,71 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen, 702,22 TL'nin ise yalnızca davalı ... ...'dan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca hesaplanan 1.324,69 TL vekâlet ücretinin davalılardan (davalı ... . A.Ş. bu tutarın 705,13 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Maddi tazminat davası yönünden davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 95.365,22 TL vekâlet ücretinin davalılardan (davalı ... A.Ş. bu tutarın 50.762,90 TL'lik kısmından sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Manevi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunün AAÜT 13/2 md uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ..'dan alınarak davacı ....'a ödenmesine, Manevi tazminat davası yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 md uyarınca 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ....'dan alınarak davacı......'a ödenmesine, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarih, 2024/29 Esas 2024/226 Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı .... yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarih, 2024/29 Esas 2024/226 Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ..... yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddedilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT 13/2 md uyarınca hesaplanan 4.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ....'dan alınarak davalılara ödenmesine, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı .... yönünden istinaf karar harcı olan 43.196,32-TL'den peşin alınan 10.793,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 32.403,25-TL harcın davalı ....'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalı .... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 8-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 750,00-TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.919,40-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ....A.Ş.'ye verilmesine, 9-Davacılar ve davalı .... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 13.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.