(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10613 E. , 2010/11885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek ge
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10613 E. , 2010/11885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Yargılamalar sırasında ... mirasçıları, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından 4706 sayılı yasa uyarınca kendilerine satışına karar verildiğini ve davacıya ait tapu tahsis belgesinin çekişmeli taşınmaza ait olmadığını ileri sürerek davaya fer’i müdahil olarak katılmış ve davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılamaması amacını güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK’nun 237. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için; Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun, sebebinin yani davanın dayanağı olan vakıaların ve taraflarının aynı olması gereklidir. Mahkemece kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen Kadastro Mahkemesinin 1997/1 Esasında kayıtlı davada Hazine, dava konusu taşınmazın kayıp ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş, davası kabul edilerek dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/533 Esasında kayıtlı dava dosyasında ise, davacı ..., Hazineyi dava ederek zilyetliğe dayanarak dava konusu taşınmazın tapu iptali ile adına tescilini istemiştir. Her iki dava dosyasında davanın konusu aynı ise de; tarafları ve sebebi farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. Ne var ki; Davacının dayanak 23.07.1987 tarihli tapu tahsis belgesi kadastrodan önce Agustos 957 tarihli 9 no’lu tapu kaydı kapsamında kalan ve davacının gecekondusunun bulunduğu 396 metrekarelik kesim için verilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü 22.08.2008 tarihli yazısında, Ağustos 957 tarihli 9 no’lu tapu kaydının dava konusu 115 ada 29 parsel sayılı taşınmaza revizyon görmediğini bildirmiştir. Bir başka anlatımla, davacının dayanak tapu tahsis belgesi çekişmeli taşınmaza ait değildir. Davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerekir iken, kesin hüküm nedeniyle reddi doğru değil ise de, davanın reddi sonucu itibarıyla doğru olduğundan HUMK'nun 438/son maddesi uyarınca onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi DEĞİŞTİRİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, 02.11.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.