7. Ceza Dairesi 2010/6678 E. , 2010/12533 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık HÜKÜM : Hükümlü lehine düzenleme bulunmadığında yeniden karar verilmesine yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Dairemizin 21.1.2009 gün ve 2006/2672-2009/305 sayılı ilamı ile, sanığın mahkumiyetine ilişkin 16.12.2004 günlü kararın…
**7. Ceza Dairesi 2010/6678 E. , 2010/12533 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık HÜKÜM : Hükümlü lehine düzenleme bulunmadığında yeniden karar verilmesine yer olmadığına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Dairemizin 21.1.2009 gün ve 2006/2672-2009/305 sayılı ilamı ile, sanığın mahkumiyetine ilişkin 16.12.2004 günlü kararın, yeni yasal düzenlemeler karşısında yeniden değerlendirme yapılmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca iadesi sonrasında verilen yeni karar taraflarca temyiz edilmediği halde dosya tebliğname düzenlenerek Dairemize gönderilmiş ve temyiz edilmeyen bir kararın incelenmesine yasal olanak bulunmamakta ise de, kararda yasa yolu da gösterilmiş olmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.9.2007 gün ve 2007/162-177 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay'ca incelenmesi için başka bir temyiz istemine gerek olmadığı izlenimi yaratan yanıltıcı bir ifadeyle "dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine" ibaresinin hükme yansıtılmasının kişileri yanılgıya sevkedecek mahiyette olduğu gözetilerek, yasa yolu açıklamasını, her türlü kuşkuyu kaldıracak ifadeyle taraflara duyuran ve son hükmü süresinde temyiz etmedikçe önceki hükme ilişkin temyiz nedeniyle dosyanın incelenemeyeceğini bildirip, yasa yolu mercii, süresi ve yöntemini tam bir netlikle ifade eden yeni bir bildirimin, yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanığa ve katılan vekiline tebliği gerektiği belirtilerek dosyanın iade edilmesinden sonra, taraflara bir tebligat yapılması ile yetinildiği ve bu tebligat ile usulüne uygun olarak bildirimde bulunulup bulunulmadığının anlaşılamadığı, bu hususlardan bahisle Dairemizin 4.11.2009 gün ve 2009/17400-12587 sayılı ilamı ile dosyanın yeniden mahkemesine iade edilmesi üzerine, bu kez de yapılan tebligatlarda "tebliğ tarihinden itibaren mahkememize vereceğiniz dilekçe ile temyizi kabilolduğu" ibareleriyle yetinildiği ve tebligatların usulüne uygun olmadığı gözetilerek, DAİREMİZ İLAMI DA EKLENEREK, "24.11.2005 günlü hüküm süresinde temyiz edilmedikçe önceki hükme ilişkin temyiz nedeniyle dosyanın incelenemeyeceğini, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde mahkemeye verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine yapılacak beyanın tutanağa geçirilerek hakime onaylattırılması suretiyle Yargıtay nezdinde temyizinin kabil olduğunu" tam bir netlikle ifade eden yeni bir bildirimin, yöntemine uygun açıklamalı tebligatla sanığa ve katılan vekiline tebliğ edilip, denetime olanak verecek derecede belgelendirildikten sonra iade edilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.07.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı yasanın değerlendirilmesi için dosyanın mahalline iadesi üzerine mahkemesince lehe düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmesine gerek olmadığına dair karar CMUK.nun 305 ve 253. maddelerinde belirtilen hüküm niteliğinde bulunmadığından, önceki mahkumiyet kararının sanık tarafından süresinde temyiz edilmesi nedeniyle, bu kararın temyiz incelemesine tabi tutulması gerektiğinden, çoğunluk tarafından verilen tevdi kararına katılmıyorum.