Başvurucu, uzman erbaş statüsünde yürüttüğü görevi sırasında katıldığı operasyon sonucunda oluşan fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkları nedeniyle ilgili idare aleyhinde açtığı tam yargı davasında, bilirkişi raporuna yaptığı itirazın reddedildiğini, davanın kısmen kabul kısmen retle sonuçlanmasıyla reddedilen tazminat miktarı üzerinden idare lehine vekâlet ücreti ödenmesine hükmedildiğini belirterek Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürm
Başvurucu, uzman erbaş statüsünde yürüttüğü görevi sırasında katıldığı operasyon sonucunda oluşan fiziksel ve ruhsal rahatsızlıkları nedeniyle ilgili idare aleyhinde açtığı tam yargı davasında, bilirkişi raporuna yaptığı itirazın reddedildiğini, davanın kısmen kabul kısmen retle sonuçlanmasıyla reddedilen tazminat miktarı üzerinden idare lehine vekâlet ücreti ödenmesine hükmedildiğini belirterek Anayasa’nın maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş, ihlalin tespiti ile tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 4/4/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 11/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir Bakanlığın 21/7/2014 tarihli yazısı ile benzer nitelikteki başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına atıfta bulunularak ayrıca görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru dilekçesinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun, Şırnak/İkizce Komando Tugay Komutanlığı emrinde sözleşmeli uzman erbaş statüsünde görev yapmakta iken 21/7/2009 tarihinde katıldığı bir operasyonda, terör örgütü mensuplarınca daha önceden döşenen patlayıcı düzeneğin kendisine yakın bir mevzide patlaması sonucu bir asker ağır yaralanmış, başvurucu yaralı askerle birlikte helikopterle Şırnak Asker Hastanesine sevk edilmiştir. Helikopterle tahliye sırasında ağır yaralı olan ve aynı zamanda başvurucunun çocukluk arkadaşı olan asker şehit düşmüş, bu olayı müteakip başvurucu sıkıntı, huzursuzluk ve bunaltı yakınmalarıyla 23/7/2009 tarihinde muayene olmuş ve kendisine ''Akut Stres Bozukluğu'' teşhisi konularak ilaç tedavisi önerilip yirmi gün istirahat verilmiştir. Başvurucunun 27/7/2009 tarihli muayenesinde, önerilen ilaç tedavisinin aşırı sedasyon nedeniyle kesilerek başka bir ilaç tedavisine başlanıldığı, 31/7/2009 tarihli muayenesinde, her iki kulağında, yüksek frekanslarda orta derecede sensorinöral işitme kaybı olduğu teşhisi konulmuştur. Başvurucu, izleyen aylarda ''Postravmatik Stres Bozukluğu'' ve ''BTA Anksiyete Bozukluğu'' teşhisiyle ayakta ve yatarak tedavi görmüş, son bir yıl içinde üç aydan fazla hava değişimi ve istirahat aldığından bahisle sağlık nedeniyle 16/7/2010 tarihinde sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucu, 14/7/2010 tarihinde idareye başvurarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, ancak başvurusuna yasal süresi içinde cevap verilmemiştir. Başvurucu, zımni ret işlemi üzerine 000,00 TL maddi ve 000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle Milli Savunma Bakanlığı aleyhine tam yargı davası açmış, AYİM İkinci Dairesi, 11/9/2013 tarih ve E.2010/1311, K.2013/1082 sayılı kararıyla davayı kısmen kabul ederek “377,00 TL maddi, 000,00 TL manevi tazminat verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 641,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ve maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ve maddeleri dikkate alınarak 527,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” karar verilmiştir. Başvurucu karar düzeltme yoluna başvurmuş ise de AYİM İkinci Dairesinin 26/2/2014 tarih ve E.2014/341, K.2014/256 sayılı kararı ile istemi reddedilmiştir. Karar başvurucuya 24/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarafından 4/4/2014 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 659 sayılı KHK’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.” 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesi ile 1602 sayılı Kanun’un maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen ve 30/4/2013 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.”