Başvuru, başvurucunun hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda gerçekleştirilen dinî ve kültürel faaliyetlerden yararlandırılmaması nedeniyle din özgürlüğünün, talep etmiş olmasına rağmen şikâyetinin derece mahkemelerince duruşma yapılmaksızın incelenmesi nedeniyle sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; başvurucunun hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumunda gerçekleştirilen dinî ve kültürel faaliyetlerden yararlandırılmaması nedeniyle din özgürlüğünün, talep etmiş olmasına rağmen şikâyetinin derece mahkemelerince duruşma yapılmaksızın incelenmesi nedeniyle sözlü yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 28/10/2020 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru konusu olayların meydana geldiği tarihte terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm olarak Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum) bulunmaktadır. Başvurucu 28/7/2020 tarihinde Silivri İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) "dini gelişimim ve iyileştirme programlarından faydalandırılmama ilişkin hak ihlalleri hakkında" konulu bir şikâyet dilekçesi vermiştir. Başvurucu anılan dilekçede, yaklaşık 44 aydır kurumda bulunduğunu, ilk kez 2020 yılı Mart ayı başında "manevi rehberlik birimi" konulu bir duyurunun Kurum idaresi tarafından dağıtıldığını, bu duyuru çerçevesinde dinî eğitim, Kur'an-ı Kerim okuma kursları, hafızlık eğitimi, dinî konferans, yarışma ve kültürel faaliyetlere katılmak istediğini fakat talebine Kurum tarafından karşılık verilmediğini, Kurumda bulunduğu yaklaşık dört yıllık süre içinde bu taleplerinin hiçbir suretle karşılanmadığını iddia etmiştir. Başvurucu; dilekçesinde ayrıca Kurumda bulunan mahpuslar benzer uygulamalardan yararlandırılırken kendisine imkân verilmemesinin ayrımcılık olduğunu, bu nedenle hak ihlallerinin tespitini ve dinî faaliyetler ile iyileştirme programlarına katılımının sağlanmasını, Hâkimlikçe duruşmalı yapılmasını talep etmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı mütalaasında, Kurum uygulamalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından şikâyet başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hâkimlik başvurucunun şikâyetini reddetmiştir. Ret kararında; ilgili mevzuat uyarınca dönemsel olarak kurs, seminer, eğitim gibi çeşitli faaliyetlerin düzenlendiğini, mahpusların talepleri, ayrıca Kurumun güvenlik ve kapasite kriterleri de gözönünde bulundurularak programa katılımın sağlandığını, bu doğrultudaidarenin uygulamalarında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Başvurucu, Hâkimliğin ret kararına itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde iddialarını yinelemiştir. Silivri Ağır Ceza Mahkemesi, Hâkimlik kararı usul ve yasaya uygun olduğundan itirazı reddetmiştir. Nihai nitelikteki bu ret kararı başvurucuya 8/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikâyet konusu işlem veya faaliyet hakkında re’sen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır..." Diğer ilgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Talet Şanlı [GK], B. No: 2017/20526, 17/1/2023, §§ 18-