7. Ceza Dairesi 2010/5639 E. , 2012/668 K. "" Bandrole tabi eserleri bandrolsüz çoğaltmak ve satmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2008 tarihli ve 2007/130 Esas, 2008/709 sayılı kararını müteakip, asliye ceza mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev değil, iş bölümü olduğundan bahisle mahkemenin görevsi…
**7. Ceza Dairesi 2010/5639 E. , 2012/668 K.** **"İçtihat Metni"** Bandrole tabi eserleri bandrolsüz çoğaltmak ve satmak suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2008 tarihli ve 2007/130 Esas, 2008/709 sayılı kararını müteakip, asliye ceza mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev değil, iş bölümü olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ilişkin Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2009 tarihli ve 2009/91 Esas, 2009/368 sayılı kararı sebebiyle çıkan görev uyuşmazlığı üzerine, Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2010 tarihli ve 2010/106 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.04.2010 gün ve 24972 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 gün ve KYB. 2010-100724 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5846 sayılı Kanun kapsamındaki ceza davalarına ikiden fazla Asliye Ceza Mahkemesi olan yerlerde 3 nolu Asliye Ceza Mahkemesinin bakacağına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ve Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesinin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 03.11.2008 tarihli ve 373 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olması karşısında, bu tarihten önce açılan davaların açıldıkları mahkemelerce sonuçlandırılmaları gerektiği yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunduğu cihetle, 21.11.2007 tarihinde açılan davanın Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesince sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2010 tarihli ve 2010/106 D.İş sayılı kararının CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 18.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.