8. Hukuk Dairesi 2012/12268 E. , 2013/11435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.05.2012 gün ve 111/247 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, dava dilekçesinde özetle: kadastro çalışmalarında 191 ada 52 parsel sayılı taşınmazın "k
**8. Hukuk Dairesi 2012/12268 E. , 2013/11435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.05.2012 gün ve 111/247 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, dava dilekçesinde özetle: kadastro çalışmalarında 191 ada 52 parsel sayılı taşınmazın "kayalık" niteliğiyle ... adına tespit ve tescil edildiğini, 191 ada 53 parsel sayılı taşınmazın ise davacıya ait olduğunu, aslında her iki taşınmazın bir bütün olmasına rağmen yol çalışmaları nedeniyle ikiye ayrılması sonucu üzerinde taş bulunan bir kısım yerin ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, nizalı yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlik ile kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, özellikle dinlenen jeolog bilirkişi raporuna göre; dava konusu yerdeki imar ve ihya çalışmalarının kadastrodan sonra yapıldığı ve zilyetlik ile kazanmak için yasanın aradığı yirmi yıllık sürenin dolmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde dilekçesinde yazılı nedenlerle davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; nizasız 191 ada 53 parsele ilişkin kadastro tutanağı ile çap kaydının onaylı sureti dosyaya getirtilmiştir. Bu yerin, tarla niteliğiyle, 1012,40 m2 olarak, tapusuzdan, vergi kaydı esas alınarak, 08.08.1994 tarihinde, tam mülkiyet üzere Mevlüt kızı Zeynep Günay adına tespit görmüş, itirazsız olarak 22.03.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Çap kaydına göre, davacı bu yeri Tapu Müdürlüğü'nde yapılan resmi sözleşme ile 24.04.2008 tarihinde satın almıştır. Dava konusu, 191 ada 52 parsele ilişkin kadastro tutanağı ile çap kaydı getirtilmiştir. Bu yerin "kayalık" niteliğiyle 943,06 m2 olarak, tapusuzdan, 05.08.1994 tarihinde, ... adına tespit gördüğü itirazsız olarak 22.09.2007 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Çap kaydı dava tarihi itibarıyla ... uhtesindedir. Mahallinde 28.12.2011 tarihinde refakate alınan jeolog, kadastro ve ziraatçi bilirkişiler ile keşif yapılmıştır. Yerel bilirkişi ile tutanak mümzii ve davacı tanıkları mahallinde dinlenmişlerdir. Mahkemenin gözlemi keşif zaptında yazılı olduğu üzeredir. Jeolog bilirkişi 03.01.2012 tarihli rapor ve eki fotokopileri dosyasına sunmuştur. Nizalı yerin, 2006 yılından sonra imar ve ihya faaliyetleri tamamlanarak tarım arazisine dönüştürüldüğünü açıklamıştır. Ziraatçi bilirkişi ise bu yerin tarım faaliyeti için ekonomik olmadığını rapor etmiştir. Açıklanan olgular tarafların ve Mahkemenin bilgisi dahilindedir. Uyuşmazlık, kadastro çalışmalarında "kayalık" niteliğiyle tespit ve tescil edilen bu yerin imar ve ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağında toplanmaktadır. Bilindiği üzere ve kural olarak; "kayalık" nitelikli yerlerin imar ihya ve zilyetlik ile kazanılması mümkün değildir. Somut olayda, ziraatçi bilirkişinin raporunun sonuç kısmı olaya uygun düşmektedir. Ancak, böyle bir dava türünde jeolog bilirkişi incelemesine gerek yoktur. Yargılama faaliyetlerinin en az masrafla, en seri ve makul sürede tamamlanması gerekir. Tüm bunlardan ayrı, özellikle, Dairenin ve Yargıtay Gayrimenkul ile ilgili Hukuk Daireleri'nin içtihadlarına göre; çap iktisap eden kişi aksine bir hüküm yok ise önceki malikin zilyetliğine tutunamaz. Dava konusu yeri davacı tapu memuru huzurundaki resmi satışla 24.04.2008 tarihinde edinmiştir. Bu durumda, davacının koşulları var ise kazanma süresi bu tarihten itibaren yirmi yıl geçmekle mümkün olabilir. Öyle ise, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerekir iken yazılı gerekçelerle reddi doğru değil ise de sonuç itibarıyla red kararı doğru olduğundan açıklanan bu gerekçelerle Yerel Mahkeme kararının ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.