Başvuru, ceza soruşturmasında araca el konulması sonucu uğranılan zararın giderilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza soruşturmasında araca el konulması sonucu uğranılan zararın giderilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca kabul edilebilirlik konusunda oybirliği sağlanamadığından kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 27/7/2010 tarihli iddianamesiyle başvurucu ve F.G. hakkında resmî belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı cezalandırılmaları kamu adına talep olunmuştur. İddianame ile ayrıca ceza soruşturması sırasında 23/3/2010 tarihinde el konulan, başvurucunun sahibi olduğu kamyona ait motorlu araç trafik belgesinin ise sahteciliğe konu olduğu gerekçesiyle dosyasında delil olarak saklanması talep edilmiştir. Mahkeme 22/11/2010 tarihli duruşmada verdiği ara kararı ile söz konusu motorlu araç trafik belgesinin başvurucuya iadesine karar vermiştir. Yapılan yargılama neticesinde Mahkeme 14/1/2011 tarihinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendine göre başvurucunun suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar vermiştir. Bu karar temyiz edilmeksizin 27/9/2011 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 15/11/2011 tarihinde Maliye Hazinesi aleyhine Batman Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Mahkeme 28/11/2012 tarihinde davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun maddesine göre el konulmuş olsa dahi aracına ait tescil belgesini yenileme imkânı varken bundan yararlanmadığına vurgu yapılmıştır. Mahkemeye göre başvurucunun bu ihmali sebebiyle zararını devletten talep edebilmesi mümkün bulunmamaktadır. Temyiz edilen karar, Yargıtay Ceza Dairesince 16/6/2014 tarihinde onanmıştır. Onama kararında, el konulan ruhsat ile ilgili olarak ayrıca bir ihtiyati tedbir olmadıkça araç sahibi veya kanuni temsilcisinin zayii olduğu gerekçesiyle trafik tescil belgesi almasında bir engel bulunmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvurucuya tebliğ edilmemiş olup kararın kesinleştirme işlemi 9/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu ise 26/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.