7. Ceza Dairesi 2022/3353 E. , 2024/10785 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/663 E., 2014/493 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracını müsaderesi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Mu…
**7. Ceza Dairesi 2022/3353 E. , 2024/10785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/663 E., 2014/493 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracını müsaderesi, TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiin temyiz isteği; sanık ... hakkında fazla ceza tayin edildiğine, lehine hükümlerin uygulanmadığına, mahkûmiyet hükmü ile nakil aracının müsaderesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, eksik soruşturma ile mahkûmiyet kararı verildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulması istemine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, eksik soruşturma ile usul ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, telefon görüşmelerini hatırlamadığına, mahkûmiyete yeterli kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığına, lehine olacak delillerin toplanmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.06.07.2013 tarihinde, önleme araması kararına istinaden, sanık ...’u sürücüsü olduğu, yanında temyiz dışı sanık ... olduğu halde, kardeşleri olan malen sorumlu ... adına kayıtlı 2006 model Iveco marka kapalı kasa kamyonet araçta yapılan aramada, aracın ön kısımdaki karton kutu içerisinde 240 paket kaçak sigara ve kasa kısmındaki gizli bölme içerisinde olmak üzere toplam 1.850 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında, iletişim tespiti tutanakları, kolluk ifadeleri ve dosya kapsamındaki delillere istinaden, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... savunmasında; nakil aracının kendisine ait olduğunu, gizli bölmeyi kendisinin yaptırdığını, suça konu sigaraları araca yüklerken kardeşi olan sanık ...’un yanında bulunmadığını, araca binince sigaralardan haberi olduğunu, sanık ...’ı tanımadığını, sanık ... ile kaçak sigaraların fiyatları konusunda telefonla konuştuklarını beyan etmiştir. 4.Sanık ... savunmasında; tapelerde bahsi geçen mobil telefon hattının kendisine ait olduğunu, sanıklardan ...’u tanıdığını, sanık ...’un kendisine kaçak sigaraların fiyatını sorduğunu ancak sigara ticareti yapmadıklarını, telefon görüşmelerinin içeriğini tam hatırlamadığını, sanık ...’in alacağı kaçak sigaralar konusunda görüştüklerini, görüşmelerde bahsi geçen, ince olanın “MM marka” sigara, kalın olanın “.... marka” sigara olduğunu, sanık ...’in, Van ilindeki sigara alımı sırasında kendisinin kefil olmasını istediğini, ancak kefil olmadığını, beyan etmiştir. 5.Sanık ... savunmasında; tapelerde bahsi geçen mobil telefon hattının kendisine ait olduğunu, diğer sanıkları tanımadığını, bahsi geçen telefon konuşmalarını hatırlamadığını, beyan etmiştir. 6.Sanık ... savunmasında; soruşturma aşamasında “ağabeyi olan sanık ...’in suç tarihinde ve öncesinde sanık ... ile telefon görüşmelerinin olduğunu, içeriğini bilmediğini, olaydan önce .... ile birlikte araçla Van iline gittiklerini, sanık ...’i araca alıp birlikte depoya gittiklerini ve poşetlerle Sait’in teslim ettiği sigaraları sanık ... ile birlikte araca yerleştirdiklerini” kovuşturma aşamasında ise; "araçtan ayrılıp tekrar araca bindiğinden sigaraları gördüğünü," beyan etmiştir. 7.Malen sorumlu; nakil aracının ağabeyi olan sanık ...'a ait olduğunu ve onun tarafından kullanıldığını, nakil aracıyla ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. 8.Nakil aracında gizli bölme bulunduğu, suça konu sigaraların, aracın hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığını, aracın piyasa fiyatının 22.500,00 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun dava dosyasında bulunduğu belirlenmiştir. 9.Sanıklar ..., ... ve ...'ın telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespitine ilişkin tape kayıtlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 10.Olay tutanağı, savunmalar ve dosya kapsamına göre dava konusu sigaraların kaçak olduğu anlaşılmıştır. 11.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunması, iletişim tespitine ilişkin tapeler, bilirkişi raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar ..., ... ve ...'ın eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükmün yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre özellikle ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından hükmedilen cezalarda teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, 3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının (kapatılan TAPDK.) davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış hakkının korunmasına, 04.12.2024. tarihinde karar verildi.