Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2329 E. , 2024/5802 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2329 Karar No : 2024/5802 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mahalle Muhtarlığı KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Çubuk İlçesi, ... Mahallesinde ... Yapı Malzemeleri …
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2329 E. , 2024/5802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2329 Karar No : 2024/5802 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mahalle Muhtarlığı KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Çubuk İlçesi, ... Mahallesinde ... Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. "ER:... Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi ve ÇED Yönetmeliğinin 17/2. maddesinde düzenlenen ÇED hakkında verilen kararların askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulacağına ilişkin düzenleme uyarınca ilanın ve duyurunun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde dava açılması gerektiği, dava konusu işlemin 05/01/2024 tarihinde ... Mahalle Muhtarlığınca düzenlenen ilan tutanağı ile ilan edildiği, tutanakta ilanın muhtarlık ilan panosu ve cami panosuna asıldığının belirtildiği, 05/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresi sona erdikten sonra 18/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ÇED Olumlu kararına ilişkin ilanda dava açma hakkının bulunduğunun belirtilmediği ve dava açma süresinin gösterilmediği, Anayasanın 40. maddesi ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı dikkate alındığında, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, idari işlemin tebliğinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla öğrenme üzerine açılan davada, dava açma süresinin 30 gün kabul edilmesinin mevzuata ve hak arama hürriyetine aykırı olduğu, zira yapılması planlanan projenin içme suyu kaynağının kurumasına sebep olma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle işin esasına girilerek, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, ivedi yargılama usulünde ise dava açma süresinin 30 gün olduğu halde, davacı tarafından ise 30 gün içerisinde dava açılmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. tarafından Ankara İli, Çubuk İlçesi, ... Mahallesinde "ER:... Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde davalı idarece ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, ...Tarihi izleyen günden başlar. ..." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: ... e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. ... 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. ..." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir. İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(...) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (...) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (...)" karar verilmiştir. Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin 05/01/2024 tarihinde ... Mahalle Muhtarlığınca düzenlenen ilan tutanağı ile ilan edildiği, tutanakta ilanın muhtarlık ilan panosu ve cami panosuna asıldığının belirtildiği, 05/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresi sona erdikten sonra 18/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığına karar verilmiş ise de; dava konusu ÇED Olumlu kararının duyurulmasına ilişkin ... Mahalle Muhtarlığı ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu ÇED Olumlu kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup, davanın, işlemin askı ilan süresinin sona erdiği 04/02/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde (18/03/2024 tarihinde) açıldığı anlaşıldığından, işbu davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin ilanı ... Mahallesi Muhtarı tarafından yapıldığı, bu nedenle Muhtarın dava konusu işlemden ilana ilişkin yazının kendisine tebliğ edildiği tarihte haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, dosyada bu yazının Muhtara ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle en geç ilanın yapıldığı 05/01/2024 tarihi itibarıyla işlemden haberdar olacağı dikkate alındığında, dava açma süresinin ilanın yapıldığı ilk günden itibaren hesaplanması gerektiği sonucuna varılmış olup, bu yönüyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararına bu gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.