1. Hukuk Dairesi 2012/10676 E. , 2012/14474 K. MAHKEMESİ : DÜZİÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir…
**1. Hukuk Dairesi 2012/10676 E. , 2012/14474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : DÜZİÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/11/2010 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, yapılan araştırma, inceleme ve özellikle uygulama neticesinde davacının kayıt maliki olduğu 1143 parsel sayılı taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın müdahale ettikleri belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Ancak, davalı tarafın mazeret bildirerek hazır olmadığı 11.11.2010 tarihli oturumda, davacı vekili "ecrimisil hususun da talebimizi atiye bırakıyoruz" şeklinde beyanda bulunduğuna göre, atiye bırakma deyimi davanın geri alınması anlamına gelir. O tarihte, yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 185/1. hükmüne göre, davanın geri alınabilmesi için bu isteğe karşı çıkılmamış ve davalı tarafından açıkca rıza gösterilmiş olması gerekmektedir. Zımni muvafakatte yeterli değildir. Davalı tarafın rızası olmaksızın davacı davasını takipten sarfınazar edemez. O halde, ecrimisil isteği yönünden atiye bırakma işlemine davalılarca açıkca muvafakat edilmediğine göre, bu istek bakımından davaya devam edilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği açıktır. Hal böyle olunca, ecrimisil isteği yönünden davaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesine yer olmadığına biçiminde hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.