İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2025 Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili bankanın Mezitli/Mersin Şubesi ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerine …
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2190 - 2025/2610 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2190 KARAR NO : 2025/2610 KARAR TARİHİ: 08/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2022 NUMARASI : 2020/... ESAS 2022/... KARAR DAVACI : ... BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. DAVA : İtrazın İptali(Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 08/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2025 Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/... esas 2022/... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili bankanın Mezitli/Mersin Şubesi ile ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında imzalanan Kredi Sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredinin ödenmediğini, kredi hesabının kesildiği ve borçlulara Beşiktaş 26. Noterliği'nin 08.10.2020 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin gönderilerek hesap kat tarihi itibari ile tespit edilen toplam 1.740.559,31.TL borç bakiyesinin ödenmesinin bildirildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borç miktarı hesaplanırken anaparaya temerrüt tarihine kadar cari faiz işletildiğini, hesap kat ihtarnamesinin tüm borçlulara tebliğ edildiğini, tebliğden sonra verilen 1 günlük sürenin bitiminden itibaren temerrüt faizi işletildiğini, taraflar arasında imzalanmış olan kredi sözleşmesine göre borçlulara uygulanacak gecikme faiz oranının, cari faiz oranının %30'u olduğunu, bankanın takip tarihi itibariyle uyguladığı cari faiz oranının % 22 olduğunu, bu nedenle bu meblağın % 30 fazlası olan % 28,6 temerrüt faizi talep edildiğini, takip açılırken her ne kadar sistemsel nedenlerle borçlular kredi kartı riskinden de sorumlu gibi görünmüşse de, gerekli görüldüğü takdirde yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda da anlaşılacağı üzere, takibe esas alınan risklerin ticari kredilerden kaynaklandığını, kredi kartından kaynaklı herhangi bir riskin takibe yansıtılmadığını, öyle bile olsa kredi kartının şirket adına verilmiş bir kart olduğunu, dolayısıyla Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ticari nitelikli bir kredi kartı olduğunu, davalı borçluların sözleşmenin imzalandığı tarihte şirket ortağı olduklarından kefalette eş rızası aranmasına gerek bulunmadığını, yetkiye ilişkin itirazın da kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmenin imzalandığı yer de, sözleşme ile belirlenmiş yetkili mahkemenin de sözleşmedeki diğer borçluların da ikametgahı olan Mersin olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalıların Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12762 esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının iptaline, takibin takip talebindeki şartlar dahilinde devamına, davalıların itirazlarının kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeniyle dava konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemelerini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, alacaklı olduğu iddia eden davacı bankanın noter kanalıyla 08.10.2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile dava dışı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile davalı dışı ..., ..., ... ve ... hakkında ... referans nolu ticari yapılandırma kredisi 590.612,28.TL asıl, 656.138,18.TL toplam, ... referans nolu ticari yapılandırma kredisi 972.014,16.TL asıl, 1.084.421,13.TL toplam alacak için hesap kat ihtarnamesi keşide ettiğini, müvekkillerinin keşide edilen hesap kat ihtarnamesine karşı Malatya 4.Noterliğinin ... yevmiye nolu 15.10.2019 tarihli ihtarnamesi ihtar edildiğini, davacı bankanın 13.11.2019 tarihinde Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... d.iş sayılı dosyası ile dava dışı ..., ... ..., ... ile müvekkilleri ... ve ... aleyhlerine ihtiyati haciz kararı aldığını, bankadan dava dışı ... İnş. A.Ş. İle yaptığı 19/08/2014 tarihli kredi sözleşmesi bulunduğu bu tarih itibariyle müvekkillerinin şirketin hissedarı olduklarını, ...'in 31/01/2017 tarihinde tüm hisselerini ... ...'e, ...'in ise 31/01/2017 tarihinde tüm hisselerini ...'e devrettiğini, 2014 yılında yapılan ticari kredi sonrasında ... lehine müvekkillerinin kefaletinin bulunmadığını, 29/06/2018 tarihli başka bir ticari kredi sözleşmesi söz konusu olduğunu, ayrıca 17/12/2018 tarihli yeniden yapılandırma protokolü yapıldığını, bu yapılandırma müvekkillerinin imzasının bulunmadığını, bankanın 2018 yılında yaptığı GKS sözleşmesinde ve sonrasında yapılandırma sözleşmesinde şirket ortaklık yapısını esas almak sureti ile kefalet sözleşmeleri imzaladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " yeniden yapılandırma kredisinden kaynaklı alacağın talep edilebilmesi için bu sözleşmede kefil sıfatı ile imza atılmış olması gerektiği, dosyada bulunan birden fazla kredi sözleşmesi olmakla birlikte her sözleşmenin kefili aynı değildir. Dosyamız davalıları 19/08/2014 tarihli sözleşmeye imza atmışlardır. Yapılandırma protokolüne ve takibe konu edilen kredi sözleşmesi ise 29/06/2018 tarihli kredi sözleşmesi olup, bu sözleşmede de dosyamız davalılarının imzası bulunmamaktadır. Dava konusu ticari kredinin daha önceki 19/08/2014 tarihli süresiz genel kredi sözleşmesi ile kullandırılması mümkün iken, davacı bankanın dava dışı şirket ile yeni bir genel kredi sözleşmesi akdettiği ve ardından yeniden yapılandırma anlaşması düzenlendiği ve davalıların kefil sıfatıyla imzaları bulunan 19/08/2014 tarihli sözleşmeye herhangi bir atıfta bulunulmadığı, önceki sözleşmedeki "doğmuş-doğacak borçlar" ibaresinin sonuca etki etmeyeceği tespit olunmakla, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/10/2021 tarih 2020/4173 Esas - 2021/5973 Karar sayılı kararında da ifade edildiği üzere, davalı kefillerin bu kredi sözleşmesinden sorumlu tutulmaları ve haklarında icra takibi yapılması mümkün olmadığını, dosya kapsamına uygun görülmekle, bilirkişilerin bu raporlarına itibar edilerek davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; borçlu ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. Kefilleri ... ve ... ... ve ... nolu firma risklerine konu kefaletlerine ilişkin inceleme yapıldığında, 19/08/2014 tarihli ... nolu kredi Genel Sözleşmesinin şube huzurunda bahse konu kefiller ve firma yetkilileri tarafından imzalandığı, söz konusu sözleşmeye istinaden 09/04/2015 tarihinde ... nolu ve 22/10/2015 tarihinde ... nolu gayrinakdi kredilerin kullandırıldığını, ... nolu gayrinakdi kredinin 03/10/2018 tarihinde tazmin ödemesi yapılarak 6500212866 nolu nakdi krediye dönüştüğü, ... nolu gayrinakdi kredinin de 07/11/2018 tarihinde tazmin ödemesi yapılarak ... nolu nakdi krediye dönüştüğünü, 19/08/2014 tarihli KGS'de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ...'in yanı sıra aynı şekilde bahse konu KGS'de müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan ... ve ...'in de söz konusu firma risklerinin tamamından sorumlu olması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket ... İnş. San. Tic.A.Ş ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nde davalıların müteselsil kefil oldukları, asıl borçluya kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve buna ilişkin ihtarnamenin tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazının haksız olduğu iddia edilmiş, davalılar ise, 19/08/2014 tarihli sözleşmede kefil olarak yer aldıklarını, bu tarihten sonra tüm şirket hisselerini devrettiklerini, bu tarihten sonra kullandırılan ve kefaletleri bulunmayan 29/06/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ile 17/12/2018 tarihli Yapılandırma sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcundan sorumlu olmadıklarını, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket ... İnş. San. Tic.A.Ş ile imzalanan 19/08/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'nde davalıların müteselsil kefil oldukları, davalıların, asıl borçlu şirketteki hisselerini 23/02/2017 tarihinde 3. Şahıslara devrettikleri, yine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 29/06/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalıların bu sözleşmede ve bu sözleşmeden kaynaklanan borçların yapılandırılmasına yönelik olarak imzalanan 17/12/2018 tarihli Yeniden Yapılandırma Protokolünde imzalarının bulunmadığı, yapılandırma Protokolünde, davalıların kefaletinin bulunduğu 19/08/2014 tarihli sözleşmeye atıf olmadığı, davaya esas teşkil eden icra takibinin, 29/06/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan borçların yapılandırılmasına ilişkin 17/12/2018 tarihli protokolden kaynaklandığı, davacı banka tarafından, davalıların kefaletinin bulunduğu 19/08/2014 tarihli sözleşmede, kefaletin, asıl borçlunun doğmuş ve doğacak tüm borçlarını kapsadığı, bu nedenle, davalıların, sonraki kredi borcundan da sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, asıl borçlu şirkete kullandırılan ticari kredinin, daha önceki 19/08/2014 tarihli süresiz Genel Kredi Sözleşmesi ile kullandırılması mümkün iken, davacı bankanın, dava dışı şirket ile yeni bir Genel Kredi Sözleşmesi akdettiği ve ardından yeniden yapılandırma anlaşması düzenlendiği, yapılandırma protokolünde, davalıların kefil sıfatıyla imzaları bulunan 19/08/2014 tarihli sözleşmeye herhangi bir atıfta bulunulmadığı, mahkemece hükme esas alınan 27/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda, takip talebindeki alacak kalemlerinin, davalıların imzasının bulunduğu sözleşmeden kaynaklanmayıp, imzası bulunmayan Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklandığının tespit edildiği ve bu sözleşmelerin önceki kredilerle bağlantısı bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacı bankanın, icra takibine konu alacağın, davalıların kefili oldukları sözleşme kapsamında kullandırılan krediden kaynaklandığını ispat edemediği, kefalet sorumluluğunun, aynı sözleşmeye dayanılarak yeni bir kredi kullandırılması veya aynı sözleşmede limit arttırımına gidilmesi halinde devam edebileceği, tüm bu nedenlerle, davalıların, imzası bulunmayan sözleşmeden kaynaklanan borçtan sorumlu olmadıkları, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ... Bankası T.A.O'nun Resmi Gazetede yayınlanan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11. maddesi ile 6219 sayılı ... Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununa eklenen geçici 5. madde kapsamında harçtan muaf olduğu, istinaf başvurusu sırasında harç alınmadığı ve iade edilecek harç bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 08/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır