4. Hukuk Dairesi 2013/16460 E. , 2014/10214 K. "" MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2011/419-2013/243 Davacı A.. B.. ve diğerleri vekili Avukat M. Ö.. tarafından, davalı D.. D.. aleyhine 25/07/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz di…
**4. Hukuk Dairesi 2013/16460 E. , 2014/10214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/03/2013 NUMARASI : 2011/419-2013/243 Davacı A.. B.. ve diğerleri vekili Avukat M. Ö.. tarafından, davalı D.. D.. aleyhine 25/07/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/03/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, Körfez’de Ses Dergisinin Kasım 2010 tarihli 30. Sayısında “Edremit’in en zengin adamı öldürüldü” başlıklı haber ve Haziran 2011 tarihli 38. Sayısında “Beklenen itiraf geldi” başlıklı haber ile kişilik haklarına saldırıldığını belirterek manevi tazminata hükmedilmesini istemişlerdir. Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme, davacıların murisi Fethi Büyükdalgıç'ın tefecilik yaptığını öne çıkartarak yapılan davaya konu haberler ile davacıların kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile istemi kısmen kabul etmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir. Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, yayınlarında Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanununun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da yasal ve hukuki bir zorunluluktur.