4. Hukuk Dairesi 2021/16688 E. , 2023/7536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3160 -2021/355 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/Tarafların İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/300 Esas-2018/104 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar v
**4. Hukuk Dairesi 2021/16688 E. , 2023/7536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3160 -2021/355 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/Tarafların İstinaf Talebinin Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/300 Esas-2018/104 Karar Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... arasında 21.03.2013-2014 tarihleri arasında kaza sigorta poliçesi düzenlendiğini, davacıya poliçe süresi içinde Glial Tümörü teşhisi konulduğunu ve davacının 24.02.2014 tarihinde ameliyat edildiğini, hastalık sonucu maluliyet teminatı için davalıya başvurulduğunu, davalı sigortacının engellilik durumunu bildirir rapor verilmesini istediğini, bunun üzerine aldıkları Üsküdar Devlet Hastanesi'nin 22.04.2014 tarihli raporuna göre, davacının tüm vücut fonksiyon kaybının % 66 oranında olduğunun tespit edildiğini, raporun verilmesine rağmen davalının 30.05.2014 tarihli yazısı ile sonraki dönem için yapılan poliçeyi gerekçe göstererek ve bu poliçede hastalık sonucu maluliyet teminatı bulunmadığını belirterek ödeme taleplerini reddettiğini, oysa maluliyetin 21.03.2013-2014 tarihli kaza sigortası poliçesi kapsamında meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ameliyat tarihi 24.02.2012 tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı mirasçıları vekili, 05.12.2106 tarihli talep artırım dilekçesi ile, sigorta teminat bedeli 50.000 USD'nin talep artırım tarihindeki kur karşılığının 175.600,00 TL olduğu gerekçesiyle 175.650,00 TL'nin 30.05.2014 tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; teminat miktarı açık olduğundan, davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, davacının sigorta primlerinin kredi kartı ile tahsil edildiğini, ancak kredi kartının süresi nedeniyle 21.10.2013 tarihli son prim taksidinin tahsil edilemediğini, çıkarılan 05.11.2013 tarihli iadeli taahhütlü mektupla ödenmeyen taksidin 1 haftalık süre içinde ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedileceği belirtilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedenle sigorta sözleşmesinin 20.11.2013 tarihinde feshedildiğini, hastalığın çıktığı tarihte taraflar arasında yürürlükte olan bir sigorta sözleşmesi bulunmadığını, ameliyat tarihi itibarıyla faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan heyet raporunda sigortalının %100 oranında maluliyetinin gerçekleştiği, TTK 1434 üncü maddesine göre poliçe feshinin gerçekleşmiş sayılamayacağı, maluliyeti doğuran hastalığın poliçenin vadesinde ve teminat kapsamında kaldığı, %100 maluliyet durumuna göre 50.000,00 USD'nin talep edilebileceği, 30.05.2014 tarihindeki efektif satış kurunun celbedilen Merkez Bankası verilerine göre 2,0985 olduğu, bu durumda TL karşılığının 104.925,00 TL olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulü ile 104.925,00 TL alacağın 30.05.2014 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alacaklarının talep artırım tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının maluliyetinin % 100 olarak dikkate alınmasının doğru olmadığını, bilirkişinin uzmanlığı bulunmadığını, sigortalının uğradığı hastalığın ani ve harici bir hadisenin tesiriyle sigortalının daimi maluliyetine neden olması gerektiğini, dava konusu olayda zamana yayılmış ve dışarıdan bir etken bulunmadan gerçekleşen bir hastalık sonucu maluliyet durumu bulunduğundan, hastalığın teminat kapsamında olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 22.10.2013 tarihli son taksit tutarının ödenmesi hususunda davalı sigortacı ihtar örneğini sunmuşsa da, davacının prim taksidinin ödenmesi hususunda kendisine herhangi bir tebliğ çıkartılmadığını beyan ettiği, davalı sigortacının da anılan ihtarın noter aracılığı veya iadeli taahhütlü mektupla davacıya tebliğ edildiğine dair delil sunmadığı gözetildiğinde, davalının sözleşmenin TTK'nın 1434/3 fıkrası uyarınca fesh edildiği yönündeki savunmasının yerinde olmadığı; müteveffa davacının poliçe süresi içinde (24.02.2014 tarihinde) ameliyat olduğu, mahkemece alınan raporda, nöroloji uzmanı, sigortalının hastalığının umumi felç haline girdiğini tespit edildiği,maluliyete neden olan hastalığın, poliçe süresi içinde gerçekleştiği, kaza sigortası özel ve genel şartları gereği hastalık sonucu maluliyetin poliçe süresinde gerçekleşmesine gerek olmayıp, hastalık tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde sigortalıda kalıcı bir maluliyet oluşmasının yeterli olduğu, dava dilekçesinde sigorta tazminatı talep edilirken, fazla haklar saklı tutularak Türk Lirasının ödenmesi istenmiş olmakla BK'nın 83 üncü maddesi uyarınca seçimlik hakkın dava tarihindeki kur karşılığı olarak kullanıldığı, 50.000 USD sigorta bedelinin dava tarihindeki kur karşılığı olan Türk Lirası üzerinden alacağın hüküm altına alınmasında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kaza sigortası poliçesi ile teminat altına alınan umumi felç nedeniyle maluliyetten kaynaklanan zarara ilişkin tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420 inci ve 1487 vd maddeleri, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 8/B ve 20 inci maddeleri, 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99/son maddesinde yapılan düzenlemeye göre ülke parası ya da döviz-yabancı para ile ödeme yapılacağı hususunda seçimlik hakkı düzenlemesi yer almakta olup davacıların dava dilekçesinde tazminat talebinde bu tercih hakkını TL üzerinde kullandığı anlaşıldığından karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.