TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 13/10/2024 tarihli dilekçesiyle; 04/07/2025 tarihinde dava dışı ...'ın ikametinde bulunduğu bodrum kat kanaliz…
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 13/10/2024 tarihli dilekçesiyle; 04/07/2025 tarihinde dava dışı ...'ın ikametinde bulunduğu bodrum kat kanalizasyon giderlerinde geri tepen suların bodrum kat içerisinde yayılarak hasar neden olduğunu, kat içerisinde göllenme yapan suların zeminden yaklaşık 20-25 cm yüksekliğe ulaştığını, davar yüzeylerinde iz kaldığını, dava dışı ...'ın adresinde bulunan taşınmazın evim paket kapsamında davacı firma nezdinde sigortalandığını, olay sonrası müvekkili şirket tarafından ekspertiz raporunda konutta meydana gelen hasar nedeniyle konut malikine 25/07/2025 tarihinde 66.000 TL. Tazminat ödemesi yapıldığını, bu nedenle davalıya ilgili borcun rücu amacıyla 06/08/2025 tarihinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, ancak meydana gelen kazara ilişkin sigortalıya ödenen tazminat bedelinin rücu hakları olduğunu, izah edilen nedenlerle davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasındaki haksız itirazlarının reddine, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından evim paket kapsamında ... poliçesi ile sigortalı evin bodrum katı su basması sonucu meydana gelen zararın tazminine ilişkin olduğu, davacı sigorta şirketinin sigortalı evin hasar görmesi sebebiyle sigortalısına yaptığı ödemenin; davalılardan tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun, 3 Temmuz 1944 tarih ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 22.3.1944 tarih ve ... E. - ... K. sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalılardan rücuan tahsili istemi olduğuna göre davalı dışı ...'ın tacir olmadığı ve uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Konya BAM .Hukuk Dairesi ... E. ... K.) Somut olayda; dava her ne kadar mahkememize açılmış ise de, davacı tarafın sigortalısına ödeme yapmak ile halefiyet ilkesi gereğince sigortalısının yerine geçtiği, dava dışı ... hakkında yapılan tacir araştırması sonucu şahsın tacir olmadığı şeklinde cevap verildiği, davacı tarafından da dava dışı ...'ın tacir olduğuna dair herhangi bir delil veya belge sunulmadığı anlaşılmıştır. Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Kararı ve açıklanan nedenler ile, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı gibi nispi ticari dava olmaması nedeniyle, mahkememizin görevsiz olduğu kanaatiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın, 6100 sayılı HMK uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE, 2-Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK 20 Maddesi uyarınca, Mahkememizce verilen görevsizlik kararı sonucunda taraflardan birinin karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren mahkemeye başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, aksi taktirde davaya görevli mahkemede devam edilmemesi halinde re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-6100 sayılı HMK 20, 31/2.madde ve bendleri uyarınca, davanın açılmamış sayılması hakkında karar verilmesi halinde, yargılama giderleri konusunda karar tayinine, 5-Süresinde talepte bulunulması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde; HMK nun 331. maddesi gereğince harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına, Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025 Katip Hakim