2. Ceza Dairesi 2021/11652 E. , 2023/8235 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/18 E., 2016/88 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun
**2. Ceza Dairesi 2021/11652 E. , 2023/8235 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/18 E., 2016/88 K. KATILANLAR : ..., ..., ... SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, MERNİS adresi ile aynı olan bilinen en son adresine doğrudan aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olmasından dolayı sanığın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1.Sanığın kovuşturma aşamasındaki "...müştekiler benim dünürlerim olur. Olay günü eşim ... ile birlikte dünürlerimizin evine kızımızı görmek üzere saat 23:00 sıralarında gittik, ancak daha önce duyduğumuz üzere kızımızın ismini başkaları ile çıkarıyorlardı, kızımı lekeliyorlardı. Kendilerini "Bu namus benim namusumsa sizin de namusunuz, kızıma neden sahip çıkacağınız yere leke sürüyorsunuz." şeklinde uyardım. Benim kızım da onlar ile tartıştı orada. Kızım gelinleri olur. Gelinlerine iftira atıyorlar. Ben kimse ile tartışmadım, kimseye vurmadım. İddianamede geçen hakaretleri ve tehditleri etmedim, kimseyi yaralamadım. Benim kızım yalnızca o anlık sinirle kaynatası olan ...'a vurdu. Yaralanma ondan kaynaklanmış olabilir..." şeklindeki beyanı karşısında; sanığın eşi ... ve kızının duruşmaya çağrılıp dinlenmeleri gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması, 2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihinin suç tarihinde sonra olması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına esas alınamayacağının gözetilmemesi, 3.Sanık hakkında, katılan ...'a karşı hakaret, kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerde suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile uzlaşma kapsamında olan hakaret, kasten yaralama, konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ancak, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, hakaret, kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından dolayı uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.