T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf k…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : KARAR NO : KARAR TARİHİ : T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TARİHİ : NUMARASI : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 28/10/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bir kısım tekstil malzemesinin alım satımı hususlarında anlaşma sağlandığını, bu anlaşma gereği davalı tarafın .... fatura tarihli, .... irsaliye tarihli, toplam 48.000 parça tekstil ürününün teslimine ilişkin, .... fatura numaralı faturayı düzenlendiğini, faturanın davalı tarafından irsaliyeli olarak düzenlendiğini ancak davacıya hiçbir mal teslimi yapılmadığını, irsaliyeli faturasında malı teslim alanın kim olduğunun ve imzasının yazmadığını, faturanın e-fatura sistemi üzerinden davacıya gönderildiğini, bu anlaşma gereği davacının avans olarak, toplamda 1.000.000,00 TL bedelli, .... Bankası A.Ş. .... şubesine ait; 31.07.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.08.2025 tarihli .... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli; 30.09.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.10.2025 tarihli .... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli; 30.11.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.12.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; çekleri davalı tarafa teslim ettiğini, dava konusu çeklerin düzenlendikten sonra karşılıksız/bedelsiz kaldığını, ilgili çeklerin davalı tarafından davacıya iade edilmediğini, ilk çekin ödeme gününün gelmesine yalnızca birkaç gün kalmasına rağmen , halen çekleri iade etmediğini beyan ederek davanın kabulünü, dava konusu; .... Bankası A.Ş. .... şubesine ait; 31.07.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.08.2025 tarihli .... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli; 30.09.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.10.2025 tarihli .... seri numaralı 200.000,00 TL bedelli; 30.11.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; 31.12.2025 tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL bedelli; çeklerin günü geldiğinde bankaya ibraz edilerek tahsil edilebilecek nitelikte olduğundan; iş bu çeklerin bankaya ibrazı halinde banka tarafından lehtara/hamile ödenmemesini, kambiyo senedi vasfında icra takibine konu edilmemesini, ihtiyati haczin engellenmesi şeklinde mümkünse teminatsız mümkün değilse mahkemenin belirleyeceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, çeklerin iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının vekilinin tedbir talebi, dosya kapsamındaki deliller ve ilgili yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/2 maddesi uyarınca talep icra takibinden önce yapılmış olduğundan, davacının tedbir talebinin davalı yönünden kabulüne ilişkin yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu, HMK'nun 392. Maddesi gereğince teminat alınması gerektiğinden, Mahkememizce takdir edilen teminat karşılığında tedbir talebinin davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Çekin, kambiyo senedi ve dolaşım gücü özelliği dikkate alındığında, diğer hak sahiplerinin haklarını kullanmayı engelleyici tarzda genel olarak ibrazında ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı gözetildiğinde; bu durumda ödenmemesine yönelik tedbirin sadece davalı tarafından çekin ibrazına münhasır olarak değerlendirilmesi ve bu yönde hüküm kurulması gerekmekte olup ciranta ve yetkili hamil olması muhtemel 3. kişilerin çekten dolayı haklarını kullanmaya engel tedbir kararı verilemeyecek olması nedeniyle çekin hamili veya 3. kişilerce bankaya veya takas odalarına ibrazı halinde ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İş bu çeklerin davalı tarafa konkordato süreci içinde verildiği çek teslim tutanağı , yazışma ve faturalarla sabit olduğunu, esasen konkordato sürecinde olan bir şirketin komiserin bilgi ve onayı dışında, alacaklılarından birini seçerek buna ödeme yapması, ödeme amacıyla dava konusu çekleri ciro etmesi mümkün olmadığını, konkordato süreci ve sonrasındaki iflas sürecinin de TTSG'de yayınlandığını, bu nedenle dava konusu çekleri ciro yoluyla elinde bulunduran herhangi bir 3. kişinin, davalı şirketin konkordato/iflas sürecinde olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığını, tüm bunlar göz önüne alındığında, çekleri ciro yoluyla elinde bulunduran bu 3. kişilerin iyiniyetli 3. kişi kabul edilmeleri mümkün olmadığından, çeklerin 3. kişiler yönünden ödeme yasağına ve takibe konu edilmemesine yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek açıklanan nedenlerle dava konusu çekler bakımından 3. kişi/kişiler yönünden de; ödeme yasağı ve takibe konu edilmemesine yönelik tedbir kararı verilmesine, çeklerin 3. Kişiler tarafından da bankaya ibrazı halinde dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren ödenmemesine, çeklerin 3. Kişiler tarafından da icra takibine konu edilmemesine, 3. Kişiler tarafından da icra takibine konu edilirse takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; çeke dayalı menfi tespit, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı tarafından teslim edileceği ifade edilen ürünlere karşılık verildiği iddia olunan çeklerin, bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icra takibine konu edilememesi yönünde ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı şirket vekilince taraflar arasında satış akdine konu ticari ilişki gereği davalı tarafından teslim edileceği ifade edilen ürünlere karşılık ileri tarihli çekler keşide edilerek davalıya verildiği, ürünlerin teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle dava konusu 6 adet çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için öncelikli olarak teminatsız, aksi kanaat halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi, neticeten çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve söz konusu çeklerin iptaline karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince, talebin davalı şirket yönünden kabulü ile bu çekler yönünden dava tarihinden önce açılmış bir icra takibi bulunmamak kaydıyla her bir çek için %15 teminat karşılığında davalı şirket tarafından icra takibine konu edilememesi ve bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği, 3. Kişiler yönünden tedbir talebinin reddedildiği; karara karşı davacı vekilince, üçüncü kişiler yönünden de tedbir taleplerinin kabul edilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Kambiyo senedi niteliğinde olan çek, temel ilişkiden bağımsız, kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi taahhüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkini ifade eder. Bu nedenle ödeme aracı olan çekin tedavül kabiliyetini ortadan kaldıracak, davanın tarafları dışında 3. kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemez. Çeki ciro yoluyla teslim alıp bankaya ibraz eden ya da icra takibine koyan üçüncü kişilerin aksi kanıtlanana kadar iyi niyetli olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, sözleşme ilişkisinin ve davanın tarafı olmayan üçüncü kişi hakkında da ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin mahkemece reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde değildir. (Yargıtay 19 Hukuk Dairesinin 2012/4613 Esas - 2012/9263 Karar sayılı kararı ve aynı dairenin 2016/7631 Esas - 2017/2666 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli olmasına kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-.... Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında verilen .... tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK’nın 359/4. maddesi uyarınca iş bu kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi.28/10/2025 .... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.