Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alı
davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1/4 payla davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin 1998 yılında kurulduğunu, müvekkili tarafından şirket aleyhine bir çok davalar açıldığını, bu davaların Ankara 8. Asliye Ticaret 2010/728 esas sayılı davanın kar payı dağıtımına ilişkin olup şirketin direngen olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1265 Esas sayılı dosyasının kar payı dağıtımına ilişkin olup halen derdest olduğunu, Ankara 4.Asliye Ticaret 2014/16 Esas; sermaye artırım kararının iptaline ilişkin olup davanın kabulüne ve sermaye artırım kararının iptaline karar verildiğini, Ankara 14.Asliye Ticaret 2016/49 Esas sayılı dosyasının ikinci sermaye artırım kararının iptaline ilişkin olup davanın derdest olduğunu, davalı şirketin sermaye artırım kararlarının amacının müvekkilin şirketteki payını ve varlığını ortadan kaldırmak olduğunu, Ankara 8.Asliye Ticaret 2010/564 Esas; davalı şirket tarafından müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup davanın kabulü ile ortaklar kurulu kararının iptaline karar verildiğini, şirket ortağı ... ve ...'ın sahip oldukları hisseleri 1.850 TL gibi düşük bir bedelle muvazaalı olarak diğer şirket ortaklarına devrettiklerini, bu devir işleminin genel kurulda görüşülerek müvekkilinin karşı oyuna rağmen kabul edildiğini, alınan kararın açıkça kanuna aykırı olduğunu, zira müvekkili ile davalı şirket ve şirket ortakları arasında devam eden hukuk ve ceza davaları olduğunu, ayrıca devir bedelinin muvazaalı olduğunu, şirket kayıtları ve malvarlığı incelendiğinde bu muvazaanın açıkça anlaşılabileceğini, ayrıca hisse devrinin müvekkil dışındaki diğer şirket ortakları arasında yapıldığını, bu durumun eşit işlem ilkesini ihlal ettiğini, davalı şirket müdürleri hakkında devam eden ceza ve hukuk davaları bulunmakta olup işbu davalar nedeniyle şirket müdürlerinin yetkilerinin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek 23.12.2018 tarihli olağan genel kurul gündeminin 3/a-b maddelerinde alınan kararların butlanının tespitine, aksi halde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.