Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır.
davacısı ile asıl ve birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİASIL DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi özetle; davalının 08/07/2013 tarihinden istifa ettiği 31/12/2014 tarihine kadar müvekkili şirket bünyesinde yer alan ...'nde "Genel Müdür" sıfatıyla çalıştığını, davalının müvekkili şirketten hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin istifa ederek ayrılmasından kısa bir süre sonra 05/01/2015 tarihinde ...'de genel müdür sıfatıyla çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davalının rakip firmaya geçerken müvekkil şirkete ait otelin müşteri portföyünden ve ticari sırlarından faydalanarak müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalının imzaladığı iş sözleşmesinin 7/p bendine göre iş akdinin sona ermesinden itibaren 6 aylık süre boyunca Marmara Bölgesindeki 4 ve 5 yıldızlı otellerde genel müdür sıfatıyla çalışmasının rekabet etme yasağına aykırılık teşkil ettiğini, bu itibarla sözleşmede belirtilen 3 brüt maaş tutarındaki cezai şartın davalıdan tazmini gerektiğinden davalıya Beyoğlu ...Noterliği'nden 06/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve davalının Beyoğlu ...Noterliği'nden 16/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cezai tazminat talebine itirazda bulunduğunu ve tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının rekabet yasağına aykırı hareket etmesi sebebiyle cezai şart alacağı olan 46.614,00-TL'nin işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 05/07/2013 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 02/12/2014 tarihinde istifasını yazılı olarak sunması üzerine 31/12/2014 tarihinde iş bu sözleşmenin sona erdiğini, davacının sözleşmenin 7/p maddesine göre taleplerinin haksız olduğunu, müvekkilinin davacı şirketin otelinin işletmesine yönelik ticari sır niteliğinde ele alınabilecek herhangi bir bilgi, kayıt, know-how vb. hususa sahip olmadığını, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı herhangi bir davranışı olmadığını, müvekkilinin çalışması ve işten ayrılması süreçlerinin tümünü düzenli olarak davacıya bildirdiğini ve onun gözetim ile denetimi dışından herhangi bir fiil ve işlemde bulunmadığını, taraflar arasında imza edilmiş geçerli bir rekabet etme yasağı sözleşmesi bulunmadığını, davacının keyfi olarak 6 ay süreyle davalıya getirilmiş olan iş bu sınırlamanın Anayasanın m. 48 hükmünde düzenlenmiş olan Çalışma ve Sözleşme Hürriyet Hakkı'nı ve BK.m.27 ve 28 hükümlerini açık bir biçimde ihlal ettiğini, getirilen rekabet yasağı hükmünün müvekkilinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlar içerdiği gibi davacının iş bu sınırlama temelinde hiçbir haklı gerekçesinin bulunmadığını, rekabet etmeme borcu altında getirilmiş konu temelli sınırlama BK.m. 445 uyarınca geçersiz olduğunu, otelcilik sistemi içerisinde müşteri rezervasyonlarının yapılması ve müşteri elde edilmesinde müvekkilinin kilit bir rolü bulunmadığını, müvekkilinin otel müşterilerini yönlendirebilme ile otelin müşteri tarafından seçilmesinde belirleyici ve müşteri tercihlerini yönlendirici herhangi bir ticari sırra veya güce sahip olmadığını, davacının herhangi bir zararının bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle davacının haksız ve dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/641 Esas sayılı davasında: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin 08/07/2013 tarihinden kendi isteğiyle istifa ettiği 31/12/2014 tarihine kadar müvekkili şirket bünyesinde yer alan ...'nde "Genel Müdür" sıfatıyla çalıştığını, davalının müvekkil şirketten hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin istifa ederek ayrılmasından kısa bir süre sonra 05/01/2015 tarihinde ...'de genel müdür sıfatıyla çalışmaya başladığının tespit edildiğini, davalının rakip firmaya geçerken müvekkili şirkete ait otelin müşteri portföyünden ve ticari sırlarından faydalanarak müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattığını, davalının imzaladığı iş sözleşmesinin 7/p bendine göre iş akdinin sona ermesinden itibaren 6 aylık süre boyunca Marmara Bölgesindeki 4 ve 5 yıldızlı otellerde genel müdür sıfatıyla çalışmasının rekabet etme yasağına aykırılık teşkil ettiğini, bu itibarla sözleşmede belirtilen 3 brüt maaş tutarındaki cezai şartın davalıdan tazmini gerektiğinden davalıya Beyoğlu ...Noterliği'nden 06/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve davalının Beyoğlu ...Noterliği'nden 16/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile cezai tazminat talebine itirazda bulunduğunu, davalı ...'nin planlanmış bir şekilde müvekkili şirketten ayrılması üstelik iş sözleşmesinde yer alan rekabet etme yasağının bulunduğu gönderilen ihtarname ile bilinmesine rağmen halen genel müdür pozisyonunda davalı şirket bünyesinde yer alan otelde salt çalıştırılmasının TTK. uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, somut olayda davalıların kötü niyeti açık olduğu gibi kastının bulunduğu da izahtan vareste olduğunu, davalıların fiilleri TTK. uyarınca suç teşkil etmekle birlikte cezai yaptırıma da tabi olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile haksız rekabetin tespiti ve meni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL maddi tazminatın haksız fiilden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan bir iş sözleşmesi bulunmakta ise de; gerçek sözleşmenin müvekkili ile dava dışı ... arasında imzalandığının kabulü gerektiğini, davacının işbu davayı açmaya hakkının bulunmadığı gibi tek başına dava açamayacağını, davacının müvekkile karşı İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/640 esas sayılı dosyasında aynı gerekçelerle dava açıldığını, haksız rekabet şartlarının oluşmadığından müvekkilinin haksız rekabet sorumluluğunun bulunmadığını, davacının rekabet temelinde oluşan herhangi bir zararının bulunmayıp, tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava dışı şirketin doğrudan işe aldığı bir çalışan olmaması nedeniyle öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini veya dava dışı yabancı firmanın da davayı katılmasının gerektiğini, esasa ilişkin olarak da müvekkilinin de aynı sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren bir firma olarak, davacının müşteri portföyü ticari bağlantılarına ihtiyaç duymayacak nitelikte bir çalışmalarının bulunduğunu, akdi ilişkinin başlaması ve sona ermesi ile çalışılan dönem konusunda tarafların mutabakat içerisinde olduklarını, mutabık olunamayan hususun davacının dava konusu ettiği ikinci çalışma dönemine ilişkin çalışma şekli ve konusu ile alakalı olduğunu, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.