10. Hukuk Dairesi 2023/13006 E. , 2023/13666 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1164 E., 2023/1264 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/548 E., 2022/71 K. Taraflar arasındaki iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf …
**10. Hukuk Dairesi 2023/13006 E. , 2023/13666 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1164 E., 2023/1264 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/548 E., 2022/71 K. Taraflar arasındaki iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 07.01.2014 günü saat 23:00 sıralarında davacı müvekkilin çalıştığı işyeri olan ... Kargo Şirketi'nin ... Merkez Deposundan çalışmak için evinden çıktığını, davalı şirketin servis aracının davacıyı ... Merkez D-100 karayolu üzeri Fatih Mahallesi üst geçidi mevkiinden alacak olmasına, davacının servisin geçeği yerde hazır bulunmasına rağmen davalı şirketin servisinin zamanında kendisi almaya gelmediğini, davacının servisin gecikmesi sebebiyle D-100 karayolunun Fatih Mahallesi Üst Geçidi yan yolu mevkiinde beklerken diğer davalı ... tarafından öldürülmeye çalışıldığını, gelişen bu olaylar neticesinde de davacı tarafından ... İş Mahkemesinin 2014/605 Esas sayılı kapsamında iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, davacı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvuru neticesinde meydana gelen olayın iş kazası olmadığı nedeniyle 'iş kazasının ve iş göremezlik talebinin' reddettiği, maluliyet hesabı yapmadığını, bunun üzerine ... İş Mahkemesinin 2014/605 Esas sayılı dosyası kapsamındaki 10. Celsede taraflarına 1 No.lu ara karar ile iş kazası tespit davası açmak ve Mahkemeye bildirmek üzere süre verildiğini, olay tarih ve saatinde ...'ın davacıyı öldürmeye teşebbüs fiilini işlemesi neticesinde davacının vücudunun bir çok yerinden yaralandığını, kan kaybına uğradığını, ambulansla hastaneye kaldırıldığını, davalı şirketin davacının işvereni olduğunu, davacıyı işyerine servisle taşıdığını, davalı şirket işçisi olan davacıyı güvenli olmayan bir yerde servis beklemeye mecbur bıraktığından kusurlu olduğunu, davalı işveren davacı işçiyi gece vakti servis ile işyerine götürecek ise mutlaka güvenli bir noktadan servise bindirmesi gerektiğini, aksi takdirde davacıyı evinden alması gerektiğini, bu güvenliği sağlayamayan işverenin davacının yaralanmasında tam kusurlu olduğunu, davalı işverenin davacıyı gece vakti güvenli olmayan bir yerden servis beklemeye mecbur kılmasının dışında davacının bineceği servisin davacının bineceği noktaya en az 15 dakika geç geldiğini, bu sebeple meydana gelen olayın iş kazası olduğunu, açıklanan bu nedenlerle davacının 07.01.2014 günü saat 23:00 sıralarında ... tarafından öldürmeye teşebbüs edilmesi olayının iş kazası olarak tespitine ve davacının iş göremezlik derecelerinin tespitine ve geçici iş göremezlik ödeneğinin bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, davacı tarafın açmış olduğu tespit davasındaki iddialara katılmadıklarını, 9101200212870 sigorta sicil no lu davacı ...'un servis heklediği bir sırada başka bir şahıs tarafından bıçak ile yaralandığını belirterek bu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesini talep ettiğini, davacı tarafın SGK ya müracaatı neticesinde 25.02.2016 tarihinde üç kişilik komisyon toplandığını, olayın iş kazası olmadığı kanaatını açıklayarak bunu bir rapor halinde düzenlediğini, olayın bir iş kazası olmayıp iş kazası olma ihtimalinin de mevcut olmadığını, bir illiyet söz konusu olmadığını, açıklanan bu nedenlerle, davacının açmış olduğu tespit davasındaki talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili, davanın iş kazası sayılmasının yasaya aykırı olacağını, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için; işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş nedeniyle, işyerinde, görevli olarak bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın, sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelmesi gerektiğini, ilgili mevzuatta sayılan kriterlere bakıldığında davacının yaşadığı olayın İşverenin sağladığı taşıt ile işin yapıldığı yere gelişi sırasında meydana gelmesi şeklinde yorumlamaya ve iş kazası kapsamına sokmaya çalışmaktaysa da anılan olayın servis ile işyerine gelirken değil servise binmeden önce dava dışı ... isimli şahsın davacıya alkollü iken saldırması ve yaralaması sonucu meydana geldiğini, davacının işyerinde olmadığını, işverenin işini yapmadığı ve işyerine gelirken meydana gelmediği nedenleriyle yaşanan olayın iş kazası olmaması nedeniyle davanın reddine davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İş bu dosya kapsamı ve ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında servis bekleme esnasında küfür eden şahısa davacı ... un yumruk atması ile, olay ile yapılan iş arasında illiyet bağının koptuğu değerlendirilebilse bile davacı ile tanık olarak beyanı alınan ...' nın beyanlarından ilk yumruklaşma olayından sonra ... ın bıçağını açamadığından olay yerinden ayrıldığı davacı ile arkadaşının tekrar servis beklemeye devam ettikleri esnada ...'ın bıçağını açarak bir süre sonra tekrar yanlarına gelerek rastgele bıçağını sallayarak olayın vuku bulduğu anlaşılmakla olayın davacının servis beklediği esnada gerçekleştiği illiyet bağının kesilmediği ve olayın iş kazası sayılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır..." gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 07.01.2014 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, 2-İş göremezlik derecesi tespiti taleplerinin hukuki yarar ve dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf sebepleri olarak; dava konusu olayın davacının iş yerine gitmek için servis beklediği esnada gerçekleştiğini, Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dosyada davacının servis beklediği esnada kendisini yaralayan şahısla ağız münakaşasına girdiğini, olayın kavgaya dönüşmesi neticesinde ilk vuranın kendisi olduğunu belirttiğini, iş kazası şartlarının olayda mevcut olmadığını, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf sebepleri olarak; davacının eylemleri ile yapılan iş arasında illiyet bağı kesildiğidnden somut olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından kanun hükmüne açık bir şekilde aykırı değerlendirme yapılarak karar verilmiş olup kararın kaldırılması gerektiğini, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13 üncü maddesinde; "İş kazası; ...e) sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır." şeklinde belirtildiğini, davacının yaşadığı olayın gerçekleştiği zaman aralığı bu durumlardan hiçbirine dahil edilemediğini, davacının, işverence sağlanan servisi beklerken o sırada dava dışı 3. şahıs tarafından yaralanması olayının işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında olduğunu kabul etmek mümkün olmadığını, davacının da ikrar ettiği üzere dava dışı saldırgana davacının da fiilde bulunması akabinde yaralanma gerçekleştiğini, dolayısıyla somut olay ile davacının yapmakta olduğu iş arasındaki illiyet bağı tamamen kesilmekte olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından sunulan yargıtay ilamının somut olayda emsal olamayacak nitelikte olduğundan, sunmuş oldukları Yargıtay ilamlarının da değerlendirilmesi gerektiğini, zira bir işçi henüz servise binmeden gerçek iradesinin işe gitmek olduğu henüz belli olmadığı için bu durumun işe gitme hazırlığı olarak sayılıp işverenin sorumlu olduğunun kabul edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olacağını, aksi durumda sabah işe gitmediği halde servisin geleceği sırada başka bir yere gitmek isteyen bir kişinin başına gelen kazaların da iş kazası sayılarak hakkın kötüye kullanımın önünün açılmasına neden olacağını, ayrıca, ... tarafından da olayın iş kazası olmadığına kanaat getirildiğini, ilk derece mahkemesi tarafından açık kanun hükmüne aykırı bir şekilde karar verilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Dava konusu somut olayın vuku bulduğu zaman diliminde davacının sigortalı olduğu, işveren tarafından belirlenen yerde davacının servis aracını beklediği sırada o sırada geçen alkollü kişiyle aralarında tartışma yaşandığı, ceza dosyasından da anlaşıldığı kadarıyla önce alkollü kişinin hakaret ettiği, illiyet bağının kesilmediği, servis aracını beklediği sırada meydana gelen olayın da 5510 sayılı Kanun'un m. 13/e kapsamında sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Yerel Mahkeme kararı yerinde olup davalılar vekillerinin istinaf talebi yerinde değildir. Yine davalı SGK aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik yoktur." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası, “a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır. İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir. İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir. Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir. Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3). 3. Değerlendirme Eldeki davada, tüm dosya ve ceza dosyası incelendiğinde, olay 07.01.2014 tarihinde saat 23.00 sıralarında davacının ... Merkez D-100 karayolu üzerinde üst geçit mevkiinde servis beklerken dava dışı ... tarafından bıçakla yaralandığı, davalı Kurum tarafından verilen 25.02.2016 tarih ve 2016/14 sayılı komisyon kararıyla meydana gelen bıçaklama olayının işverence sağlanan servis aracını beklemekte iken meydana gelmiş olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde iş kazası olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin 1-e bendinde yer alan duruma uymayan ve maddede belirtilen işyerlerinden sayılmayan bir yerde meydana gelmiş olması karşısında kazanın iş kazası sayılamayacağı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.