Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması, makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarak yapılması, tutukluluğun incelenmesine ilişkin kararların tebliğ edilmemesi, makul sürede mahkeme önüne çıkarılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması, makul süreyi aşması, tutukluluk incelemelerinin duruşmasız olarak yapılması, tutukluluğun incelenmesine ilişkin kararların tebliğ edilmemesi, makul sürede mahkeme önüne çıkarılmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bir soruşturma kapsamında, bir şahsın evine molotof kokteyli şeklindeki patlayıcı maddeleri attığından bahisle 1/2/2012 tarihinde göz altına alınmış, 3/2/2012 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma ve mala zarar verme suçlarından tutuklanmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı; PKK terör örgütü adına suç işleme, patlayıcı maddeleri izinsiz bulundurma, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, mala zarar verme suçlarından başvurucunun ve diğer şüphelinin cezalandırılması istemiyle 22/2/2012 tarihli iddianamesiyle kamu davası açmıştır. Başvurucu ve diğer şüpheli hakkındaki dava (CMK mülga madde ile görevli) Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/52 sayılı dosyasında görülmeye başlamıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 5/9/2012 tarihli duruşmada diğer sanığın çocuk olması nedeniyle dava dosyasının görevsizlik kararı verilmek üzere bu sanık yönünden tefrikine karar vermiştir. Adana Ağır Ceza Mahkemesi, 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile CMK mülga madde ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine11/3/2014 tarihli kararı ile dosyanın Tarsus Ağır Ceza Mahkemesine (E.2014/71) devredilmesine karar vermiştir. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi 22/5/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucu bu karara itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi 30/5/2014 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucu 4/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi 5/6/2014 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi 9/6/2014 tarihli duruşmada diğer şüpheli yönünden tefrik edilen ve Tarsus Asliye Ceza Mahkemesininde görülen dava ile bu davanın birleştirilmesine karar vermiştir. 8/10/2015 tarihinde başvurucunun üzerine atılı tüm suçlardan beraatine karar verilmiştir.Bu karar temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Beraat kararından sonra başvurucu 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi kapsamında 6/1/2016 tarihinde Adana Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 4/3/2016 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendi uyarınca haksız olarak tutuklu kaldığı 855 gün için 722,78 TL maddi ve 000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 1/2/2012tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Anılan karar, davalı Maliye Bakanlığınca temyiz edilmiş olup temyiz incelemesi devam etmektedir. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler."