4. Hukuk Dairesi 2022/5590 E. , 2025/263 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1061 E., 2022/392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/157 E., 2021/388 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırla…
**4. Hukuk Dairesi 2022/5590 E. , 2025/263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1061 E., 2022/392 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/157 E., 2021/388 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Devlet Hastanesi'nde kadın hastalıkları ve doğum doktoru olarak görev yaptığını; müvekkilinin, dava dışı ...ın bebekleri olan ...'ın 24.03.2017 tarihinde doğumunu gerçekleştirdiğini, tıbbi bir hata bulunmamasına rağmen bebeğin engelli doğduğunu ve 03.02.2020 tarihinde vefat ettiğini, Sakarya Gazetesi'nde 08.03.2020 tarihinde yapılan haberlerde dava dışı anne ve babanın hukuka aykırı iddialarına yer verilerek müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Dairesinin 24.04.2019 tarihli raporunda müvekkili doktorun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ve 9.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberde davacının adının ve fotoğrafının yer almadığını, bu nedenle kişilik haklarına bir saldırı olmadığını, haberin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğunu, verilmesinde kamu yararı ve toplumsal ilgi bulunduğunu, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haber ve internet yayınında davacı doktorun kimlik bilgileri ve fotoğrafına yer verilmediği, kişilik haklarına saldırı teşkil eden bir söz ve ifade kullanılmadığı, çocukları % 98 engelli doğan anne ve babanın bu durum karşısında hissettiklerini ifade ettikleri, haberin görünür gerçekliğe uygun ve basının haber verme hakkı kapsamında olduğu, özle biçim arasındaki bağın bozulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF