Başvuru, bir ceza yargılamasında sanık sıfatıyla yargılanan başvurucunun duruşma esnasında katılan avukatına yönelttiği sözlerden dolayı cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, bir ceza yargılamasında sanık sıfatıyla yargılanan başvurucunun duruşma esnasında katılan avukatına yönelttiği sözlerden dolayı cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Olayların meydana geldiği tarihte yardımcı doçent doktor unvanına sahip başvurucu, kadın doğum uzmanıdır ve özel bir hastanede başhekim olarak çalışmaktadır. Başvurucu daha önce de bir üniversite hastanesine bağlı tıp merkezinde çalışmıştır. Özel hastanenin başhekimi olan başvurucu ile üniversite hastanesine bağlı tıp merkezinin kadın doğum ana bilim dalı başkanı olan profesör Ö.Ç.nin yasal sınırın üstünde olan gebelikleri para karşılığı sonlandırmak suretiyle suç işledikleri yönünde adli makamlara yapılan ihbar üzerine şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu,30/12/2012 tarihinde gözaltına alınmış ve 2/1/2013 tarihinde tutuklanmıştır. Başvurucu ve Ö.Ç. ile aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu suçun işlenmesine yardım eden toplam on dört kişi hakkında 1/4/2013 tarihinde kamu davası açılmıştır. Birden fazla çocuk düşürtme, rüşvete ve çocuk düşürtmeye aracılık ile dolandırıcılık suçlarından yargılanan başvurucu ile diğer sanıklar hakkındaki yargılamada, Malatya Ağır Ceza Mahkemesince 7/5/2019 tarihinde başvurucunun dolandırıcılık hariç diğer suçlardan mahkûmiyetine karar verilmiştir. Söz konusu yargılama istinaf aşamasındadır. Malatya Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın 17/5/2013 tarihli celsesinde sanıkların savunmaları ile mağdur ve müştekilerin beyanları dinlenmiştir. Başvurucunun çalıştığı özel hastanenin avukatı; müvekkili Şirketin olay dolayısıyla mağdur olduğunu, Şirketin önemli bir gelirinin başvurucu ve Prof. Ö.Ç. tarafından yasal olmayan şekilde mal edinildiğini ve bu iki sanık yönünden davaya katılmak istediklerini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesi hastanenin suçtan zarar görme ihtimaline binaen başvurucu ve Ö.Ç. yönünden davaya katılımına karar vermiştir. Anılan davanın 15/7/2013 tarihli celsesinde sanık Ö.Ç.nin savunması dinlenmiştir. Ö.Ç. savunmasında, başvurucu ile aralarındaki iş ilişkisini anlatmıştır. Ö.Ç. ayrıca, başvurucunun özel hastanede işe başlama süreci ile başvurucu ve hastane yönetimi arasındaki maaş anlaşmasına ilişkin bilgi vermiştir. Ö.Ç.; başvurucu ile hastane arasındaki sözleşmeye göre başvurucunun aylık 000 TL maaş aldığını ancak resmî makamlara bildirilmek üzere başvurucu ile hastane arasında aylık ücreti daha düşük gösteren ikinci bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmedeki aylık ücretin banka hesabına yatırıldığını, kalan 000 TL'nin elden verildiğini, başvurucunun ayrıca hastaneden aldığı bazı prim ve ekstra ücretlerin de olduğunu iddia etmiştir. Duruşma tutanağına göre Ö.Ç.nin savunması esnasında başvurucu, özel hastanenin vekilini (katılan vekili) kastederek "Patronu her duruşma tetikçi gibi üstüme gönderiyor.” cümlesini sarf etmiştir. Duruşma tutanağında, başvurucunun katılan vekiline sarf ettiği cümle üzerine yaşanan herhangi bir polemiğe yer verilmediği gibi ara kararda da bu konuyla ilgili herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Tutanağa göre bundan sonra başvurucunun savunmasına geçildiği görülmektedir. Başvurucu savunmasında; hastanenin evrak işlemleriyle görevli bir personel ile resmî makamlara verilmek üzere noterde çalışma ücretini düşük bir bedelden gösteren sözleşme imzaladığını, gerçek ücretini gösteren sözleşmenin Ö.Ç.nin işyerindeki odasında bulunduğunu, resmî sözleşmede belirtilen miktarın banka hesabına yatırıldığını, kalan kısmın muhasebe görevlisi tarafından her ay elden ödendiğini iddia etmiştir. Duruşma tutanağına göre başvurucunun bu ifadesi üzerine katılan vekili başvurucuya tüp bebek ünitesi ile ilgili bir soru yöneltilmesi talebinde bulunmuştur. Başvurucu cevap olarak tüp bebek ünitesinde eksikliklerin bulunduğunu, bunu hastane sahibine ilettiğini ancak dikkate alınmadığını, bu nedenle tüp bebek ünitesinde çalışmak için gerekli sözleşmeyi imzalamadığını ve burada çalışmadığını belirtmiştir. Başvurucu, iddia edildiği üzere resmî giriş kaydı olmaksızın burada hiçbir hastayı tedavi etmediğini ileri sürmüştür. Duruşmanın sonunda başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Katılan vekilinin (müşteki) suç duyurusunda bulunması üzerine başvurucu hakkında, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 31/10/2013 tarihli iddianamesi ile duruşma esnasında katılan vekiline yönelttiği sözler nedeniyle hakaret suçundan kamu davası açılmıştır. Malatya Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama esnasında alınan savunmasında başvurucu, sanık olarak yargılandığı Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde duruşma esnasında müştekiye yönelik "patronu her duruşma tetikçi gibi üstüme gönderiyor.” şeklinde bir ifade kullandığını kabul etmiştir. Başvurucu; bu sözü söylemesindeki amacın hakaret olmadığını, tanık beyanları dinlenirken müştekinin defaatle müdahalede bulunduğunu, ayrıca yaptığı savunmayı da engellediğini, hareket tarzını değiştirmesi için o şekilde ifade kullandığını ileri sürmüştür. Başvurucunun Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada müdafiliğini üstlenen avukat da tanık olarak verdiği beyanında, Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamanın diğer sanığı olan Ö.Ç.nin savunması esnasında başvurucunun maaşı ve geliri ile ilgili beyanlarda bulunduğunu, bu sırada katılan vekili olan müştekinin sanığın beyanına itiraz ettiğini belirtmiştir. Avukat, bunun üzerine mahkeme başkanının müştekiyi sanığın savunmasına karışmaması için uyardığını, bir süre sonra müştekinin tekrar savunmaya müdahale ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin de dayanamayıp müştekinin bu tavrına ve usulüne tepki olarak şikâyet konusu cümleyi kurduğunu ileri sürmüştür. Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada mağdur vekili olan avukat tanık olarak verdiği beyanında; müşteki ile başvurucu arasında şiddetli bir tartışma çıktığını, başvurucunun yalnız müştekiye değil tüm avukatlara yönelik olumsuz cümleler kullandığını ancak bu cümleleri hatırlamadığını belirtmiştir. Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada sanık Ö.Ç.nin müdafiliğini yapan avukat tanık olarak verdiği beyanında; başvurucunun müştekiye yönelik şikâyet konusu cümleyi kurduğunu, celse sırasında araya giren bir kısım avukatın başvurucudan müştekiden özür dilemesini istediğini ancak başvurucunun buna yanaşmadığını ileri sürmüştür. Malatya Asliye Ceza Mahkemesi 31/3/2015 tarihinde başvurucunun kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Mahkeme kararının gerekçesi şöyledir:"Katılan [Ş. E.nin], Malatya Barosuna bağlı avukat olduğu, sanık Şeyma Hasçalık'ın suç tarihinde Malatya Ağır Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılandığı, mahkemenin 16/7/2013 tarih 2013/118 esas sayılı dava dosyasının duruşması sırasında, sanık Şeyma Hasçalık'ın, katılan vekili olarak Ağır Ceza Mahkemesinin duruşmasına katılan Av. [Ş.E.ye] yönelik 'patronu her duruşma tetikçi gibi üstüme gönderiyor' şeklinde alenen tehditte [hakaret demek istiyor.] bulunduğu, katılan [Ş.E.nin] vekillik görevi nedeniyle duruşmada bulunduğu ve hakaret suçunu görevinden dolayı katılana karşı işlemiş olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan TCK 125/1-3a maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir." Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz, Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 27/5/2015 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı başvurucuya 26/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 21/7/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili ulusal hukuk için bkz. Kenan Gül (B. No: 2015/17892, 19/2/2019, §§ 22-25) başvurusuna ilişkin karar. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Keleş Öztürk (B. No: 2014/15001, 27/12/2017, §§ 25-28) başvurusuna ilişkin karar.