4. Hukuk Dairesi 2011/10535 E. , 2012/14041 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 04/03/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile d…
**4. Hukuk Dairesi 2011/10535 E. , 2012/14041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi . Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 04/03/2010 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/06/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Yeni Şafak Gazetesi'nin 26.02.2010 tarihli yayınında "Kendi kendinizi fişleyin" başlığı altında verilen haberde haberin konusu ve haberde geçen kişi tamamen farklı olmasına rağmen kendi fotoğrafına yer verildiğini, bu durumun kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu beyanla manevi zararının tazminini talep etmiştir. Davalılar, ortada sadece maddi bir hata olduğunu, bu nedenle de haberin gerçek olmadığı ve davacının kişilik haklarına saldırı bulunduğunun söylenemeyeceğini beyanla, açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, "...haberde davacının ismi hiç bir şekilde zikredilmemiş olup itinalı bir şekilde fotoğrafa bakılmadığı müddetçe fotoğrafın davacıya ait olduğu doğrudan tespit edilememektedir. Davacıyı şahsen tanımayan birisinin fotoğrafın davacıya ait olduğunu tespit etmesi mümkün değildir, haberdeki fotoğraf ile haber arasında illiyet bağı yoktur..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davaya konu yayında davacının fotoğrafının yanına; "Kendi Kendinizi Fişleyin" başlığı altında, "Kafes eylem planını hazırlayan cunta yapılanmasını yönlendiren tutuklu sanık Albay ... 'in komutasındaki...." biçiminde ifadeler yazılmıştır. 4721 sayılı TMK. 24/2. maddesinde "...Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır..." hükmü getirilmiş olup, yukarıda açıklanan biçimde verilen haberle ve olayla ilgisi bulunmayan davacının, bahsi geçen davada tutuklu sanık olarak gösterilmiş olması hukuka aykırı olup kişilik haklarına saldırı oluşturacağı açıktır, esasen bir kimsenin fotoğrafının izinsiz yayınlanması da hukuka aykırıdır. Haberin gerçekliği kanıtlanamadığı gibi, ayrıca davalıların da fotoğrafın yanlışlıkla kullanıldığına dair ikrarları mevcuttur. Bu durumda, hukuka aykırı olduğu anlaşılan bu yayın nedeniyle davacının kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Yerel mahkemece; açıklanan yönler gözetilerek, davacı yararına olaya uygun düşecek bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.