Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/10987 E. , 2024/10698 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10987 Karar No : 2024/10698 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hük
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/10987 E. , 2024/10698 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10987 Karar No : 2024/10698 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Kurulu / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Bakırköy Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde 2012 ve 2013 yıllarında FETÖ/PDY ile iltisaklı şahısların memurluğa alınmasında usulsüzlük yaptığı iddiasının doğru olmadığı, kendisi ile beraber sınav komisyonunda görev yapan ve halen görevde olan hakimlerin bulunduğu, kendisinin sadece bir oy hakkı olduğu ve herhangi bir üyenin olumsuz oy vermesi halinde adayın sınavının başarısız sayıldığı, disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan açılan davada Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece sıfatıyla) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatına kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, Yargıtay tarafından verilen beraat kararına rağmen aynı fiil hakkında birbirine zıt kararlar verilmesinin hukuka olan güveni azaltacağı gibi bu durumun masumiyet karinesine de aykırılık teşkil edeceği, sınava giren personelin sınav kayıtlarının Adalet Bakanlığına gönderildiği, Bakanlık tarafından güvenlik soruşturması yapıldıktan sonra mesleğe kabullerinin yapıldığı, personelin herhangi bir örgüt veya grupla bağlantısı olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı, görev aldığı sınav komisyonlarında toplam 68 personel alımı yapıldığı, bu personelden 29 kişi hakkında örgüt üyeliğinden dava açılarak kamu görevinden çıkarıldıkları ve sadece 4 kişi hakkında mahkumiyet kararı verildiği, personel alımında usulsüzlük yaptığına dair herhangi bir delil bulunmadığı ve ve işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin eylemlerinin suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarıldığı, görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada Yargıtay ... Ceza Dairesince davacının suçu işlediği sabit görülmeyerek beraatına karar verilmiş ise de suçu işlemediğinin de sabit olmadığı, öte yandan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı açılan davanın da Danıştay 5.Dairesinin 08/03/2021 tarih ve E:2016/57076, K:2021/538 sayılı kararıyla reddedildiği ve söz konusu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanarak kesinleştiği, ayrıca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılamada ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın da temyizde onanmak suretiyle kesinleştiği, disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yapıldığı ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava ; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." hükmü; anılan maddenin son fıkrasında da, "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının FETÖ/PYD örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik biçimde bir organizasyonla hukuka aykırı eylemlerde bulunmaları nedeniyle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülen eylemleri sübut bulduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69' uncu maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı açılan dava ve temyiz başvurularının reddedildiği, ceza davasında da aynı suçtan dolayı hüküm giydiği belirlenmiştir. Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, olayın tarihi, gelişim şekli gözönüne alındığında yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında görev gereklerine aykırı hareket eden ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu kabul edilerek 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı hakkında Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde, 1) " FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensubu olmaları nedeniyle, sözleşmeli zabıt katibi alımı için 19/02/2012 ve 26/02/2012 tarihlerinde yapılan uygulamalı ve sözlü sınavlar ile mübaşir ve infaz koruma memuru alımı için 28/02/2012 ve 12/03/2012 tarihlerinde yapılan sözlü sınavlarda 675, 679 ve 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkartılan ve adı geçen terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı haklarında ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan F.Ç, İ.Ö, Z.K (B), H.K, R.A, E.Y, M.C, C.E, O.B.K, E.K, H.K, İ.T ve S.K'ın da aralarında bulunduğu adayların haksız yere bahse konu sınavları kazanmalarını ve göreve başlamalarını sağlamak suretiyle, görevlerini kötüye kullandıkları ve diğer adayların mağduriyetine neden oldukları, " 2) "FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mensubu olmaları nedeniyle, zabıt katibi alımı için 30/03/2013 ve 06/04/2013 tarihlerinde yapılan uygulamalı ve sözlü sınavlar ile mübaşir alımı için 03/04/2013 tarihinde yapılan sözlü sınavlarda 675, 679 ve 689 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkartılan ve adı geçen terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı haklarında ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılan V.Ç, F.S, M.Ç, E.D(K), M.T, A.Ç, M.A, H.T, M.A, U.H, A.E(C), S.Ş(K), K.K, S.M, Y.A ve C.Ö' in de aralarında bulunduğu adayların haksız yere bahse konu sınavları kazanmalarını ve göreve başlamalarını sağlamak suretiyle, görevlerini kötüye kullandıkları ve diğer adayların mağduriyetine neden oldukları" iddialarıyla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Bakan Olur'u ile soruşturma izni verilerek disiplin soruşturması başlatılmıştır. Düzenlenen 09/05/2018 tarihli Tekirdağ Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı soruşturma fezlekesi ile davacının soruşturmaya konu fiilleri nedeniyle cezai yönden kovuşturmaya geçilmesinin uygun olacağı teklifi ile Hakimler ve Savcılar Kuruluna intikal eden ve ... numarası alan soruşturma dosyasından, anılan disiplin soruşturma raporunu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; " ... Dönemin Adalet Komisyonu Baykanı N.Y ile Komisyon üyesi olan ...'un (davacı) uygulama sınavlarında çıkacak metinleri önceden örgüt mensuplarına ulaştırmak ve sınavda da adaylara bu metinlerden yazdırmak, örgüt elemanlarının bulunduğu gruba sınav esnasında 3 dakikalık normal süreden daha fazla süre tanımak, sözlü sınavlarda da çok rahat cevaplanabilecek sorular sormak suretiyle, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareket ederek örgüt mensuplarına sınavları kazandırmak suretiyle haksız menfaat sağladıkları, ilgililer hakkındaki iddiaların doğrulandığı, her ne kadar ilgililer hakkında Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve ... Esas M.D ve ... sayılı kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan beraat kararı verilmiş ise de söz konusu kararın ilgililerin atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesiyle verildiği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 72/1 maddesine göre; ilgililerin mahkum olması ve olmamasının disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediği, benzer mahiyette mezkur kanunun 69'uncu maddesinin son fıkrasında disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile ceza tayin edilebileceği, bu şekilde ilgililerin doğrulanan eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu ..." gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacının, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile ve bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, böylece davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezası kesinleşmiştir. Nihayetinde, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı oldukları ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Bununla birlikte, dava konusu disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle davacı hakkında, "görevi kötüye kullanma" suçundan yapılan yargılamada Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Diğer taraftan, davacının, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın Dairemizin 08/03/2021 tarih ve E:2016/57076, K:2021/538 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle reddedildiği ve anılan kararın temyiz incelemesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/04/2022 tarih ve E:2021/3756, K:2022/1304 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan, davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üyelik suçundan" yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile esastan reddedildiği ve yapılan temyiz başvurusu sonunda da Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmüştür. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, Hâkim ve Savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un dava konusu işlemin de dayanağı olan "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde de; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasına göre, suç teşkil etmeyen ve hükümlülüğü gerektirmeyen fiillerin dahi, “hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” oldukları takdirde, hâkim ve savcıların meslekten çıkarılmaları sonucunu doğuracağı kurala bağlanmıştır. Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun ve davacının görevini kötüye kullandığı iddiasıyla yargılandığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... esas sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; her ne kadar görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dosyasından davacının beraatına karar verilmiş ise de, Anılan dosyada tanık İ.T'nin Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasından şüpheli sıfatı ile alınan 25/04/2017 tarihli beyanında özetle; " 2011 yılının son aylarında Çorlu İlçesine gelerek Adliyeye gittim, başvurumu yaptım. Başvurum kabul oldu eve geri döndüm. Klavye çalışmaya başladım. 1 ay klavye çalıştım. Son 1 hafta kala ...'in yanına geldim. Beni Süleymanşah yurduna götürdü. 1 hafta orda kaldım. Bu arada benimle birlikte bazı arkadaşlarda yurtta kalıyordu ve klavye çalışıyorlardı. Bunların isimleri; 1-... soyismini hatırlamıyorum. Ancak Çorlu Adliyesinde görev yaptığını ve halen tutuklu olduğunu biliyorum, 2- E.Y Saray Adliyesinde görev yaptığını biliyorum, 3- C.E, 4- M.C, 5- Mehmet .... vardı. Ancak yaklaşık olarak 15 kişi idik. Bunların bana fotoğrafları gösterildiğinde ben bunları teşhis edebilirim. A.Ş zaman zaman gelip gidiyordu. Çalışmamızı kontrol ediyordu. Yeni kişiler getiriyordu. Bize çıkabilecek 5 adet metin verdi. Bunları çalışın dedi. Sorular buradan çıkacak deyince burada bulunan 15 kişi bu metinlere çalıştık. Daha sonra sınav yerine gittiğimizde bizi grup grup sırayla bizi içeriye aldılar. Komisyonda Başsavcı ..., Komisyon Başkanı N. Y, üye hakim B.T vardı. Biz yerimizi aldık biraz sonra katip arkadaş bize bir metin önümüze koydu. Herkesin metni aynı idi. Baktığımda A.Ş'in bize söylemiş olduğu 5 metinden biri idi. Kolaylıkla bu metni yazdım ve sınavda başarılı oldum.. Sınava bizi 8'erli grup olarak aldılar. İçerideki 8 kişi çoğunluk olarak birbirimizi tanıyan örgüte sempati duyan Süleymanşah Yurdunda klavye çalıştığımız kişilerdi. 1- 2 kişiyi tanımadım. Ancak kanımca bunlarda yabancı değildi. Normal şartlarda herkese 3 dakika verilirdi ancak bizimkisi 4 dakikayı bile buldu. Bize torpil yapıldığını sürenin uzun tutulduğunu ben anladım. Çünkü kapılar kapalı idi. Dışarıdakiler bizi görmüyordu. 3 dakikanın bitiminde klavyeden el çekmemiz gerekirken biz 4 dakika civarında yaptık. Bu arada birilerinin hatalı vuruşları düzeltmiş olabileceğini düşünüyorum. Biz çıktıktan sonra bizimle irtibatlı olmayan gruplar içeriye girdiler. Sınav sonucu bizim için başarılı olmuştu. Çoğu arkadaşımız mülakata alındı. Mülakatta bana Komisyon Başkanı olan N.Y Cumhuriyetin ilanını sordu. Diğer sorular da kolaydı. Diğer kazanan arkadaşlar ile konuştuğumda kendilerine de benzer soruların olduğunu hatta bazı arkadaşlara adı ve soyadını sorduklarını, kendini anlat yeterli dediklerini duydum. Bu şekilde sınavı geçtik." şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık M.T'nin talimat yoluyla alınan beyanında özetle; "Ben 2009-2016 yılları arasında Tekirdağ Çorlu Seçim Müdürlüğü'nde zabıt katibi olarak çalışmaktaydım. Halen Kilis İl Seçim Müdürü olarak görev yapmaktayım. Bana ismini okumuş olduğunuz N.Y hatırladığım kadarıyla 2012-2015 yılları arasında Çorlu'da Adalet Komisyonu Başkanlığı ve Çorlu İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı yapmaktaydı. ... ise tam tarihini hatırlamamakla birlikte ...'ten daha sonra Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı olarak göreve başlamıştı. Yanlış hatırlamıyorsam aynı kararname ile de Çorlu'daki görevlerinden ayrılmışlardı. ... hakkında herhangi bir bilgim yoktur. N.Y isimli kişi ile seçim başkanı olması dolayısıyla beraber çalışıyorduk. Adliye içinde FETÖ Silahlı Terör Örgütü'ne yakın kişileri kolladığı biliniyordu. Bu örgüte ters düşen zabıt katiplerini ise mülhakat adliyelerine gönderiyordu. Talimatlara uymayan aykırı kişilere tehdit vari sözler söyleniyordu. Uzak ilçelere gönderilmekle tehdit ediliyordu. A.Ş benim kalem arkadaşımdı. Beraber seçim katibi olarak çalışmaktaydık. ... Benim o dönemde duyduğum kadarıyla zabıt katibi olabilmek için örgüt mensubu biri tarafından düzenlenen listeye girmek gerekiyormuş. Bu liste mülakatı yapan komisyona veriliyormuş diye duymuştum. O dönemde sınavlarda da listeden karışık olarak kişiler seçilip sınava alınıyordu ve bazı grupların yazma süresi uzun tutuluyordu. Ben bunu o sınavda görev yapan bilgi işlem personelinden duymuştum. Benim görev aldığım sınavlarda biz listeden sırayla sınava girecek kişileri çağırıyorduk. F.Ç, İ.Ö, Z.K (B), H.K, R.A, M.C, C.E, O.B.C isimli şahıslar benim çalıştığım dönemde zabıt katibi olarak göreve başlamışlardı. Yanlış hatırlamıyorsam mülakatlarını da N.Y isimli şahıs yapmıştı. Ben bu kişiler hakkında daha önceden ayrıntılı ifade vermiştim. V.Ç, M.Ç, E.D(K), M.T, A.Ç, M.A, H.T, M.A, A.E, (C), ve C.Ö isimli şahısları tanıyorum. Bu kişilerden bazıları biraz önce saymış olduğunuz kişilerin akrabasıdır. Bu kişilerin çoğunun Çorlu ile bir bağı yoktur. Dışarıdan gelip Çorlu'da sınava girip mesleğe başlamış kişilerdir. Ben bu kişilerin mesleğe girişlerinin örgüt kanalıyla olduğunu biliyorum." şeklinde beyanda bulunduğu aynı tanığın Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında tanık sıfatı ile alınan 10/05/2016 tarihli beyanında ise; "Ben 2009 Şubat ayında Çorlu Adliyesi Seçim Müdürlüğünde zabıt katibi olarak göreve başladım. Benimle aynı sınavda (KPSS) başarılı olan A.Ş' de benden iki gün önce Çorlu Adliyesi Seçim Müdürlüğünde görev başladı. Bildiğim kadarıyla kendisi daha önce Tekirdağ'da ismini şuan hatırlamadığım ancak FETÖ terör örgütüne ait olduğunu bildiğim dershanede Rehberlik öğretmenlik yapmış, bunu bizzat kendisi bana söylemişti. A.Ş Çorlu Adliyesi Seçim Müdürlüğündeki görevine başlayıp birlikte çalışmaya başladığımızda kendisinin "88" ya da "88 küsür" puan aldığını öğrendiğimizde hem ben hemde diğer çalışanlar çok şaşırdı, zira bu puan ilk 4.000'e girenlerin almış olduğu bir puandı ancak A.Ş 'de bu puanı alacak bilgi ve birikimi biz göremedik, bu nedenle çok şaşırdık. A.Ş ile çalıştığımız 2009 yılı ile tayin olduğu 2014 yılı içerisinde kendisinin FETÖ terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair bilgilerim vardı ancak kendisi tayin olup gittikten sonra özellikle bir dönem cemaatin içerisinde yer alan kişilerden duyduklarım ve öğrendiklerim doğrultusunda bu kişinin FETÖ terör örgütünün adliye çalışanları yönünden Trakya bölge sorumlusu olduğunu anladım zira çalıştığımız dönemde Çerkezköy Adliyesinde çalışan katiplerle ilgili BİMER şikayetinin hiç ilgisi olmadığı halde bize ait evrakların arasında gördüm. Yine Çorlu Adliyesinde çalışan zabıt katibi M.A.A' na görüştüğü kız arkadaşıyla ayrılmasını, kendilerinin onu başka biriyle evlendireceğini söyledi, ... da bu durumu bana anlattı, bu olaydan sonra M.A.A 'un yaklaşık birer ay süre ile görev yerleri değişti, en son Saray Adliyesinde olduğunu biliyorum. Yine Çorlu Adliyesinde çalışan personelin bir kısmı A.Ş'İ görünce tabiri caiz ise el pençe duruyorlardı, gereğinden fazla saygı gösteriyorlardı. Yine Seçim Müdürlüğünde biz olmadığımız dönemlerde katiplerin bir kısmını çağırır onlarla görüşürdü, katipler de A.Ş'in karşısında ses çıkarmadan, sorgulamadan oturup söylediklerini dinlerlerdi. Ben en az 10-12 kez bu şekilde odaya ani giriş yaptığımda A.Ş'in katiplerle konuştuğunu gördüm, ben odaya girince de kısa bir süre daha oturup kalkıyorlardı ya da yan tarafta bulunan odaya geçiyorlardı. A.Ş Seçim Müdürlüğünde zabıt katibi olarak çalıştığı dönemde kod adı kullandığını sonradan öğrendim, daha doğrusu 2014 yılı başlarında A.Ş'in kod adı kullandığını ve kod adının "... " olduğunu öğrendim" beyanında bulunduğu, Tanık A.Ş talimat yoluyla alınan 22/02/2021 tarihli beyanında özetle; "Ben Çorlu Adliyesi'nde 2013 yılında görev yaptığım zamanda N.Y komisyon başkanı aynı zamanda seçim hakimiydi, ben ilçe seçim kurulunda zabıt katibi olarak görev yaptığım için kendisi ile resmi olarak iletişimim vardı, ayrıca o dönemde Çorlu başsavcısı ... da komisyon üyesiydi, N.Y'ün komisyon başkanı, ...'un ise komisyon üyesi olarak görev yaptıkları dönemde Çorlu, Çerkezköy ve Saray adliyelerine zabıt katibi ve mübaşir kadrolarına alınan personellerin tahminimce %60'ı kadarı FETÖ/PDY üyesi kişilerdi, ben bunu o yıllarda örgütün Çorlu Adliyesi Temsilcisi (adliye imamı) olmam sebebiyle biliyorum, benim bilgilerim kendi tahminim ve varsayımımdır, elimde somut bir delil yoktur dedi. Tanığa İ.T'a ait 25/04/2017 tarihli ifade okunarak soruldu: Ben İ.T'ı Çerkezköy'de o dönemde katip olması nedeniyle tanırım, İ.T'ın 5 adet metne ilişkin ifadesi doğrudur, ben bu konuda daha öncesinde kendimin de sanık olduğum dosyada ifade vermiştim, ben o dönemde 5 adet metni örgütten temin edip yine örgüt üyesi olup zabıt katipliği sınavına hazırlanan kişilere veriyordum, bu husus şöyledir, ilk başta bize örgüt tarafından 20 adet kadar metin veriliyordu, ilk başta sınava hazırlanan örgüt üyeleri bu 20 metne çalışıyordu, sınav yaklaştıkça bu 20 metin içerisinden 10 adet metne örgüt üyelerinin çalışmaları gerektiği yönünde talimat geliyordu, sınava 3-4 gün kala ise bu 10 adet metnin içerisinden 5 adet metne sınava hazırlanan örgüt üyelerinin çalışması isteniyordu ve en son sınavda da bu 5 metinden biri çıkıyordu, ben bu 5 metinden hangisinin sınavda çıkacağını bilmiyordum, söz konusu bu metinler bize komisyon tarafından verilmiyordu, örgüt tarafından veriliyordu." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bununla birlikte, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptali iistemiyle açtığı davada, Dairemizin 08/03/2021 tarih ve E:2016/57076, K:2021/538 sayılı kararı ile; "...davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 07/04/2022 tarih ve E:2021/3756, K:2022/1304 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Belirtilen tespitler doğrultusunda, her ne kadar görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatına karar verilmiş ise de; dosyada tanık olarak beyanda bulunan İ.T'nin "zabıt katipliği sınavına girecek adayların Çorlu'da bulunan örgüte müzahir Süleymanşah yurdunda klavye eğitimine tabi tutuldukları, burada Çorlu Adliyesi mahrem imamı A.Ş tarafından kendilerine 5 adet metin verildiği, bu metinlere çalışarak sınava girdikleri, sınavdaki metnin de bu metinlerden biri olduğu, metni kolaylıkla yazdığı, ayrıca diğer adaylara metni yazmak için 3 dakika süre tanındığı halde kendilerine 4 dakika süre tanındığı ve diğer adaylara nispeten daha kolay sorular sorularak sınavda başarılı olmalarının sağlandığına" dair beyanları", tanık M.T'nin "2009-2016 yılları arasında Çorlu Seçim Müdürlüğünde görev yaptığı, o dönemde zabıt katibi olabilmek için örgüt mensubu biri tarafından düzenlenen listeye girmek gerektiği, görev aldığı sınavlarda sonradan kamu görevinden çıkarılan F.Ç, İ.Ö, Z.K(B), H.K, R.A, M.C, C.E, O.B.K isimli zabıt katiplerinin alındığı ve listeyi veren kişi olarak M.Ç ismini duyduğuna" ilişkin beyanları ile tanık A.Ş'nin "kendisinin örgütün çorlu adliyesi temsilcisi olduğuna, Çorlu, Çerkezköy ve Saray adliyelerine zabıt katibi ve mübaşir kadrolarına alınan personellerin tahminen % 60'ının FETÖ/PDY üyesi kişiler olduğuna, sınavda sorulan 5 adet metnin kendisi tarafından örgütten temin edilerek adaylara verildiğine " dair beyanlarda bulunması, davacının görev yaptığı dönemde alınan 68 personelin 29' unun kamu görevinden çıkarılarak örgüt üyeliği suçundan haklarında kamu davası açılması, 4 personelin örgüt üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verilmesi ve davacının bulunduğu komisyonda zabıt katibi olarak alınan tanık İ.T'nin de örgütle irtibatlı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılması karşısında davacının, sınavlarda usulsüzlük yaptığına dair bir delil bulunmadığına ilişkin savunmasına itibar edilmeyerek, Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde 2012 ve 2013 yıllarında yapılan uygulamalı ve sözlü sınavlar ile zabıt katibi, mübaşir ve infaz koruma memuru alımlarında FETÖ/PDY mensubu olan adayların haksız yere sınavları kazanmalarını ve göreve başlamalarını sağlamak suretiyle diğer adayların mağduriyetine neden olduğu kanaatine varıldığından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.