1. Hukuk Dairesi 2016/17550 E. , 2020/1772 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali v…
**1. Hukuk Dairesi 2016/17550 E. , 2020/1772 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan babası ...’ın maliki olduğu 360 ada 28 parsel sayılı taşınmazın ½ payını 2. eşi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, ekonomik durumu iyi olmayan mirasbırakanın geri ödeme düşüncesiyle kendisinden aldığı borçlara karşılık taşınmazın 1/2 payını devrettiğini, bağışlama amacının olmadığını, mirasbırakanın davacıya Çınarcık'ta bir ev satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 7 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetinin tamamı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken, mirasbırakanın taşınmazdaki 1/2 payını kendi üzerinde bırakıp geriye kalan 1/2 payın çıplak mülkiyetini davalıya 08.05.1997 tarihinde satış suretiyle temlik ettiği, 1948 doğumlu mirasbırakanın 24.05.2014 tarihinde öldüğü geriye mirasçıları olarak ilk eşi Yıldız'dan olma kızı davacı ... ile 22.07.2006 tarihinde evlendiği dava dışı eşi Reyhan'ın kaldığı, davalı ... ile mirasbırakanın 26.04.1995 tarihinde evlendikleri, 23.02.2006 tarihinde boşandıkları, boşanma kararının 11.05.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.