10. Hukuk Dairesi 2024/6240 E. , 2025/4569 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddi ile davalılar vekillerinin istinaf başv…
**10. Hukuk Dairesi 2024/6240 E. , 2025/4569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın davalı ... çalışanı iken geçirdiği iş-trafik kazası sebebiyle 13.09.2008 tarihinde vefat ettiğini, bu ölümün murisin çalıştığı esnada davalılardan ...'in kullandığı kargo aracının arka kısmından sürücü ...'in birden gaza basması sonucu murisin yola düşerek kafasını vurması sebebiyle yaşandığını, şirket sorumlusu...'nın hastaneye gittiğini ancak olayı kapatabilmek için murisin bayılıp düştüğünü ileri sürdüğünü beyan ederek davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000 TL, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000 TL, davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ölüm tarihi olan 13.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davacı eş ... için 60.000 TL; davacı ... için 60.000 TL, davacı ... için 60.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 13.08.2008'den itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi özetle; müvekkilinin aracı kullanan kişi olarak en az kusurlu olduğunu, müvekkili ...'ün ceza yargılaması dosyasında yapılan bilirkişi incelemelerine göre kusuru incelendiğinde; yapılan keşifte alınan bilirkişi raporuna karşılık iş güvenliği bilirkişileri ...'den alınan 20.11.2012 tarihli raporda tali kusurlu olduğunu, karara esas alınan iş güvenliği uzmanlarında ...'ten alınan 29.04.2013 tarihli raporda asli kusurlu kabil edildiği, müvekkilinin ve ailesinin de bu olay ve yargılama nedeniyle ızdırabının çok fazla olduğunu, ruh ve beden sağlığı bozulduğu gibi eşinin de ruh ve beden sağlığının bozulduğunu, ağır ameliyatlar geçirdiğini, beyan ederek müvekkilinin kusurunun azlığının alınacak iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden alınacak yeni rapor ile belirlenmesini, davacıların aracın sigortasından ve işverenden aldıkları tazminatlar mahsup edilerek haline münasip tazminat ile sorumlu tutulmasını, fahiş maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, işin yönetim görevinin müvekkilinde olmadığını, müvekkilinin olay tarihinde iş yerinde çalışan sigortalı işçi olduğunu, zararlandırıcı olayın meydana gelmesinden müvekkilinin kişisel kusuru da bulunmadığını, işveren limited şirket olması sebebiyle tüzel kişi olduğunu, tüzel kişilerin borçlarından ötürü organlarının veya temsilcilerinin kişisel kusurları dışında şahsen sorumlu olacaklarına dair bir yasal düzenleme bulunmadığından iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında olayın meydana gelmesinde kişisel bir kusuru bulunmayana işveren vekilinin bu sıfatla hukuki sorumluluğuna gidilemeyeceğini beyan ederek haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi özetle; davacının müvekkili şirketin Nazilli şubesinde çalışmakta iken hastalığından kaynaklanan bir kaza geçirerek vefat ettiğini, şube müdürü ...'nin yaşanan olayı merkezlerine "çalışanımız ..., sara nöbeti geçirerek düşmüş ve vefat etmiştir." şeklinde bildirdiğini, kendisine iş kazası olup olmadığı sorulmuş ancak kesinlikle iş kazası olmadığı kendi rahatsızlığından dolayı düşüp vefat ettiği konusunda ısrar edildiğini, bunun üzerine şirket yetkilisi ...'ın cenazesine katıldıklarını, aileye taziye ziyaretlerinde bulunduklarını, yasal ödemelerin dışında fazla ödemeler yaptıklarını, sık sık aileye nakdi ve ayni yardımda bulunduklarını, müvekkilini hiçbir kusuru olmadığı halde davacının tüm zararlarını giderdiğini, beyan ederek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde davacılar murisinin davalı iş yerinde 12.09.2008 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle sigortalının %20, davalı işveren şirketin %60, davalı şirket yetkilisi...'nın %5, davalı kamyonet sürücüsü ...'in %15 kusurlu olduğu kabulüyle "Davanın kısmen kabulü ile 1-Maddi Tazminat Talebi Bakımından; a) Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 856.606,40-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.996,16-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı ... (...) yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 636,03-TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi Tazminat Talebi Bakımından; a) Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b) Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı ... (...) yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000-TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 13.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,'' şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalılar ... ile ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine manevi tazminatın az takdir edildiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... firması istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile verilen kusur oranını kabul etmediklerini, hesaplanan maddi tazminatlar ile takdir edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile verilen kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkilin iş yeri sorumlusu veya işveren vekili konumunun bulunmadığı, iş yeriden diğer işçiler gibi sigortalı olarak çalıştığı, davacıların destek süresinin hatalı hesaplandığı, hesaplanan maddi tazminatlar ile takdir edilen manevi tazminatların fahiş olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkemece aldırılan kusur raporunda; (İş Güvenliği- Beyin ve Sinir Hastalıkları-Pataloji Uzmanı) ''..dosya muhtevasındaki adli tıp kurum raporları ile tanık ifadeleri ve kesinleşmiş ceza davasında sübut eden maddi olguların bağlayıcılığından hareketle; kazanın sürücü ...'ün birden gaza basarak hareket etmesi ve kamyonet kasasının da o esnada açık olması sebebiyle kamyonetin arkasında bulunan ...'ın kafa üstü zemine düşmesi şeklinde vuku bulduğu, müteveffanın olay tarihinde kamyonetin arka tarafından yere düşmesi ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, müteveffanın ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırılması ile birlikte, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana geldiği, kazanın oluşumunda müteveffanın sahip olduğu hastalıkların etkisi olduğuna ilişkin yeterli bilginin dosya içeriğinde bulunmadığı, bu anlamda kazazedenin hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağının olup/olmadığının tespit edilmesinin tıbben mümkün olmadığı'' mütalaa edildiği, sigortalının %20, davalı şirketin işveren olarak % 60, davalı şirket yetkilisi olarak...'nın %5, kaza sırasında davacılar murisinin düştüğü kamyonu kulanan davalı ...'in %15 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş ve mahkemece hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Kabule dilen kusur oranları dosya kapsamına, kazanın oluş şekline, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/32 E. 2013/528 K. sayılı dosyasında verilen ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararı ile de uyumlu olduğu anlaşıldığından davalıların kusur raporuna ilişkin itirazları yerinde görülmediği..." gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süre nedeniyle reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... firma vekili ile ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Firma vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi. 3. Değerlendirme A) Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince davacı eş yararına 50.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... yararına 40.000,00'ar TL manevi tazminata hükmolunduğu görülmekle Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda anılan kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekillerinin davacılar yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.