(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13048 E. , 2009/14892 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vedavalı ... vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtla…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13048 E. , 2009/14892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vedavalı ... vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı yüklenici şirket ile davalı ... davaya yanıt vermemiştir. Davalı ... yüklenicinin inşaatı yarım bıraktığını, 16.12.2000 günlü ihtarname ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshedildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının dayandığı 7.10.2005 günlü sözleşmenin haricen düzenlediği gibi bağımsız bölüm temlikine ilişkin olmadığı nedeniyle dava reddedilmiştir. Hükmü davacı ile davalı ... temyiz etmiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalılardan ... Ltd.Şti ile davalı ...’in de yer aldığı arsa sahipleri arasında 5.12.1997 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğu, tarafların 8.5.2001 günlü ek sözleşmeyi ve 7.2.2001 tarihli paylaşım sözleşmesini imzaladıkları, bütün bunlara göre dava konusu C-5 numaralı villanın yükleniciye bırakılmasını kararlaştırıldığı görülmektedir. Ancak, mahkemece İnşaatın getirilen fiziki seviyesi saptanmamıştır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yükleniciye şahsi hak kazandırır. Yüklenici kazandığı şahsi hakkı doğrudan arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği gibi bu hakkını Borçlar Kanununun 163.maddesi hükmü gereğince yazılı olmak koşuluyla sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere yasanın 162.maddesine dayanarak temlik edebilir. Uygulamada bu tür temlik işlemleri de alacağın temliki olarak nitelendirilmektedir. Kısa bir tanımlama yapmak gerekirse, alacağın temliki borçlunun (arsa sahibinin) rızasını gerektirmeyen yeni alacaklı (üçüncü kişi) ile eski alacaklı (yüklenici) arasında yazılı olarak yapılması zorunlu hukuki işlemdir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak bu hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilir. Zira alacağı devralan kişi evvelki alacaklının yerine geçer. Borçludan ifayı istemek gerektiğinde de borçluyu ifaya zorlamak artık onun hakkı olur. Kuşkusuz, yüklenicinin yaptığı temlik işleminin hüküm ve sonuç doğurması temlik işleminin alacağı olan gerçek bir alacak olmasına bağlıdır. Bütün bu açıklamalara göre davacı ile yüklenici şirketin imzaları bulunan 7.10.2005 günlü sözleşmenin bir alacağın temliki sözleşmesi olduğu duraksamadan kabul edilmelidir. Ancak, yukarıda vurgulandığı üzere bu sözleşmenin hüküm ve sonuç meydana getirmesi alacağın gerçek alacak olmasına ve sözleşmenin diğer koşullarının davacı tarafından yerine getirilmiş bulunmasına bağlıdır. O yüzden mahkemenin kabulünün aksine orta yerde yazılı şekilde yapılmış bir alacağın temliki sözleşmesi bulunduğunun kabulü zorunludur. Çekişme konusu bağımsız bölümün bulunduğu yapıda 3.7.2001 tarihinde kat irtifakı kurulduğu, yüklenici şirketin kat irtifakı kurulduktan sonra C-5 numaralı bağımsız bölümü tapuda 2.10.2001 tarihinde davalı ... ’e temlik ettiği, bu kişinin de 23.10.2001 tarihinde nizalı yeri aynı zamanda arsa sahiplerinden olan ...’e tapuda sattığı anlaşılmaktadır. Ancak, yapılan bütün bu satış işlemleri hakkında noterde tarafların imzasını taşıyan 30.10.2002 tarihli bir sözleşme de düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu açıklamalar uyarınca hem davalı ... ’in hem de diğer davalı ...’in durumlarının Türk Medeni Kanununun 1023. ve 1024. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir. Bu yönde değerlendirme yapılmadığı gibi inşaatın getirildiği fiziki seviye de incelenmiş değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, 7.12.2005 günlü protokolün bir alacağın temliki sözleşmesi olarak kabul edilmesi suretiyle yukarıda yapılan saptamalar ve dosyada toplanan delillere göre bir inceleme ve araştırma yapmak, istemi bunun sonucuna göre bir karara bağlamak olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 30.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.