12. Ceza Dairesi 2014/5321 E. , 2014/21704 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Manevi tazminat talebinin reddi, 300.250 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi Davacı vekilinin 28.11.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu şekerlere el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine ve şekerlerin iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 1
**12. Ceza Dairesi 2014/5321 E. , 2014/21704 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Hüküm : Manevi tazminat talebinin reddi, 300.250 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesi Davacı vekilinin 28.11.2011 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu şekerlere el konulduğunu, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine ve şekerlerin iadesine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağı olan Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/482 Esas - 2009/272 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) sahibi olduğu şekerlere kaçakçılık suçundan, 15.12.2007 tarihinde el konulduğu, yargılama sonunda beraatine ve şekerlerin iadesine hükmedildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu onanmak suretiyle 05.07.2011 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 28.11.2011 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir, yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan incelemeye, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Dava dilekçesinde 250.000 TL maddi tazminat talep edilmesi karşısında, HMK‘nın 26. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” kuralı uyarınca talep edilen miktarı geçmeyecek şekilde maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde talepten fazla olarak 300.250 TL maddi tazminata hükmedilmesi, talep uyarınca davacı için kabul edilen maddi tazminat miktarına el koyma tarihi olan 15.12.2007'den itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, iade tarihi olduğu belirlenerek dava tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren faizin yürütülmesine dair hüküm kurulması ve davacı yararına 250.000 TL maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 300.250 TL maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden: hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının 250.000 TL indirilmesi, hüküm fıkrasının faize ilişkin kısmındaki “iade tarihi olan 28/11/2011” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “ el koyma tarihi olan 15.12.2007” ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin F fıkrasında yer alan “22.465,00 TL” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “19.450 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.