(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3623 E. , 2009/4294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.3.2007 gününde verilen dilekçe ile tahuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği dü
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3623 E. , 2009/4294 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.3.2007 gününde verilen dilekçe ile tahuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 1027 maddesi gereğince tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, ... adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de ... başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır. Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir. 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse ... kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir. Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı ... A.Ş. vekili 20.3.2007 tarihli dilekçesi ile 2006/437 esas sayılı kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasında verilen yetki kararı gereğince 238 parsel sayılı taşınmazda malik tapuda ... oğlu ... yazılı isme nüfus kaydına uygun olarak ... oğlu ... ... şeklinde soyisminin eklenmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı idare temsilcisi kararı temyiz etmiştir. Dava konusu 238 parsel sayılı taşınmazın dosyadaki tapulama tutanağına göre 4.10.1967 tarihinde senetsizden 1931 yılında vefat eden ... oğlu ... adına yazıldığı anlaşılmaktadır. Zabıta tutanağında taşınmazın ... oğlu ...'in torunları tarafından kullanıldığı bildirilmiştir. Duruşmada dinlenen şahit bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Bu nedenle yukarıda belirtilen ilkelere uygun inceleme ve araştırma yapılıp şahitler taşınmaz başında keşfen dinlenerek taşınmaz malikinin kim olduğu duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmelidir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan needenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 6.4.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.