14. Hukuk Dairesi 2013/10802 E. , 2013/15233 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.12.2007 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu nedeniyle reddine dair verilen 08.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisinde…
**14. Hukuk Dairesi 2013/10802 E. , 2013/15233 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.12.2007 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi, kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yargı yolu nedeniyle reddine dair verilen 08.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, içme suyu ihtiyaçlarını karşıladıkları ... Mahallesine ait içme suyu deposundan davalıların iki ayrı hat çekmek suretiyle suya müdahalede bulunduklarını belirterek davalıların müdahalelerinin önlenmesini ve boruların kal'ini istemişlerdir. Davalılar, içme suyunun evlerinin bulunduğu yere kadar çıkmadığını, kaymakamlığın verdiği izin doğrultusunda içme suyu deposundan hat çektiklerini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalıların eylemlerini 10.09.2007 tarihli kaymakamlık kararı üzerine gerçekleştirdikleri, bu kararın idari yoldan kaldırılmadıkça adli yargıda bu davanın görülemeyeceği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri sayılmıştır. Bu hükme göre, idari davalar; idari işlemler hakkında açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir. Gerçekten, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak "tam yargı" davaları idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir. İdari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücüne (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.