(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2714 E. , 2011/6459 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne dair verilen 02.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.05.2011 günü için yapılan…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2714 E. , 2011/6459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne dair verilen 02.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ve ... ile karşı taraftan davalılar ... ve ... Yapı Ltd. Şti. vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenici ... Limited Şirketinin 15.06.2007 tarihli asıl ve 22.06.2007 tarihli ek sözleşme ile, 1825 parsel üzerinde yaptığı 1.Bloktaki binanın 18 ve 20 numaralı bağımsız bölümünün tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davalılardan ... Limited Şirketi davaya cevap vermemiş, davalı arsa sahibi ... ile ikinci yüklenici ... Yapı Limited Şirketi yapılan işlemlerde muvazaa olmadığını, açılan davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, tescil isteğinin reddine, arsa maliki ... ve ... Yapı aleyhine açılan davanın reddine, yüklenici ... Ltd. Şti. aleyhine açılan tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. HUMK’nun 388. maddesi gereğince bir mahkeme kararının hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. HUMK’nun 389. maddesinde de kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup kanunda “hüküm” kelimesi yalnız hüküm fıkrası için kullanılmıştır. Bu nedenle, hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalıdır. Hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulmamalıdır. Dava, açıldığı tarihteki duruma göre karara bağlanmalı, hüküm fıkrasında asıl talep ile yardımcı talepler hakkında da karar verilmelidir. Somut olaya gelince; 1-Dava 1825 parselde inşa edilen binadaki 1.Blok 18 ve 20 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin olup mahkemece verilen karar istem konusu yapılan her iki bağımsız bölümü kapsamadığından hüküm HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri gereğince usul ve yasaya aykırıdır.