8. Ceza Dairesi 2020/1851 E. , 2022/19559 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düşme Gereği görüşülüp düşünüldü: Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın suç tarihinde kız arkadaşı olan mağdureyi ... ilçesinden alarak ... ilçesinde yaşayan ablasının evine götürdüğü, mağdurenin anne ve babasının kayıp başvurusu üzerine mağdure ve sanığın yerinin tespit edilerek mağdurenin ailesine teslim edildiği olayda, mağdurenin suç tarihinde …
**8. Ceza Dairesi 2020/1851 E. , 2022/19559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düşme Gereği görüşülüp düşünüldü: Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın suç tarihinde kız arkadaşı olan mağdureyi ... ilçesinden alarak ... ilçesinde yaşayan ablasının evine götürdüğü, mağdurenin anne ve babasının kayıp başvurusu üzerine mağdure ve sanığın yerinin tespit edilerek mağdurenin ailesine teslim edildiği olayda, mağdurenin suç tarihinde kayden 15 yaşından küçük olduğu ve bu bağlamda rızasının hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK'nın 109/1,3-f maddelerinde düzenlenen çocuğa yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek eylemin TCK'nın 234/3. maddesinde düzenlenen "evi terk eden çocuğu ailesini ya da yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutma" suçuna uyduğu gerekçesiyle şikayet yokluğundan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2022 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (K.D) KARŞI DÜŞÜNCE Sayın çoğunluğun TCK. 109/1. maddesindeki hürriyeti tahdit suçunun oluştuğuna dair görüşünü dayandırdığı gerekçe Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 01.12.2015 tarih ve 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, ile 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas ve 2015/8 Karar sayılı kararlarında belirtilen 15 yaşını bitirmemiş küçüklerin alıkoyma suçuna rızalarının hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilemeyeceğine dair kararlarıdır. CGK. Kararı ve bu karara dayanan Yüksek Daire gerekçesine karşı görüşümüzün daha iyi anlaşılabilmesi bakımından Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve Medeni Kanunun ilgili hükümlerinin TCK.nın 109 ve 234. maddeleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Anayasada kişi hürriyeti ve güvenliği en temel insan haklarından biri olarak düzenlenmiştir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesinde "herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir." Yine, 19. maddesinde "Herkes kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir" şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1. maddesinde de "kanunun amacı kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzenini, güvenliğini, hukuk devletini, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek" olarak ifade edilmiştir. Türk Ceza Kanununun 2. maddesinde ise "suçta ve cezada kanunilik" ilkesi düzenlenmiştir. Bu madde ile de kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği, kanunda suç olarak düzenlenmemiş eylemlerin idari düzenlemeler, yargı içtihatları, yorumları ve kıyas yolu ile suç haline getirilmeyeceği, eylem için kanunda belirtilen cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başkasına hükmedilemeyeceği açıkça belirtilmiştir.