5. Hukuk Dairesi 2011/11961 E. , 2011/22300 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan taşınmaz bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, do…
**5. Hukuk Dairesi 2011/11961 E. , 2011/22300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan taşınmaz bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan taşınmaz bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Mahkemece iki raporda belirlenen değerlerin ortalaması esas alınarak hüküm kurulmuş ise de raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek değer biçilmesi doğrudur. Ancak; arsalara değer biçilirken Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesine göre kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satış değerinin esas alınması gerekir. Ayrıca, emsallerin dava konusu taşınmaz ile aynı mahalde benzer yüzölçümünde ve yakın tarihli satışları ihtiva etmesi ve benzer nitelikte olması gerekir. Birinci bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazlar ile dava konusu taşınmaz farklı mahallelerden olması nedeniyle emsal olarak incelenmesi doğru olmadığı gibi ikinci bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazla emsallerin karşılaştırmasının yapılmaması ve dava konusu parsele yakın olan parseller yönünden açılıp sonuçlanan tazminat davalarında belirlenen m² değerleri esas alınarak değer biçilmesi, bu işlem yapılırken de endeksin hatalı uygulaması, 2-Yapı bedeli yönünden iki rapor arasında binaların nitelikleri yönünden ve aynı gruptaki binaların yüzölçümleri arasında çelişki bulunduğu ve birinci raporda incelenen bina dışındaki yapıların ikinci raporda hiç nazara alınmaması nedeniyle değerlendirme hatası yapıldığı gözetilmeksizin gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-Taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların sayısı ve taşınmazın yüzölçümleri nazara alındığında bu ağaçların taşınmaza kapama karışık meyve bahçesi niteliği verip vermediği belirlenerek karışık meyve bahçesi olması halinde bahçedeki ağaçların net gelirine göre bulunacak değerden, zemine ekilebilecek münavebe ürünlerinin net gelirlerine göre tesbit edilen zemin bedeli düşüldükten sonra ağaçların bedellerinin belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, bu şekilde inceleme yapmayan raporlar dikkate alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi, 4-Tapu kaydına göre taşınmaz üzerinde bulunan irtifak hakkının taşınmazın değerine olan etkisi yönünden bilirkişi kurullarınca inceleme yapılmadan değer belirlenmesi,