11. Ceza Dairesi 2024/4965 E. , 2025/1653 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/396 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 29.01.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın…
**11. Ceza Dairesi 2024/4965 E. , 2025/1653 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/396 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 29.01.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 27.02.2024 tarihli ve 2023/212668 Soruşturma, 2024/16754 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/192 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/396 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 22.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/18274 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95057 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95057 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen vergi tekniği raporunun vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar suça konu faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, şüpheliden sahte fatura aldığı iddia edilen şahıslar ile ilgili dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğinden bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/192 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...soruşturma evresinde yalnızca müşteki kurumun ihbar evrakları ile yetinilmiş olup, 5271 sk md 160 ve 170/4 maddeleri uyarınca araştırma yapılamamıştır. Şirketin kendisi tarafından idare edilmediğini, ... isimli kişi tarafından işlerin yürütüldüğünü salt resmi yetkili olduğunu dile getiren şüpheli ifadesi karşısında; suçta ve cezada şahsilik prensibi gereği; 1- Şüphelinin hedef gösterdiği ... isimli şahsın Norerler Birliği kanalı ile vekalet alıp almadığı araştırılarak buradan kimlik bilgilerinin tespiti akabinde beyanlarının ve yazı imza örneklerinin alınmadığı, 2- Şüphelinin alınan yazı ve imza örneklerinin suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 3- ... isimli kişinin beyanları ile yazı imza örnekleri alınarak suça konu faturalar ile şirketi temsilini gösterir tarh dosyasındaki evraklar üzerinde incelemesinin yaptırılmadığı, 4- Tarh dosyasının fiili temsilin tespiti maksatlı celp edilmesi gerekirken sürecin noksan bırakıldığı, 5- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, 6- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 7- Faturaların gerçek olup olmadığının tespit maksatlı karşıt inceleme raporu alınmadığı, 8- Ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek yada sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı, 9-Fiili temsilin tespiti maksatlı şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ya da çalışanların dinlenmediği..." şeklindeki gerekçeler doğrultusunda, "suçun sübûtuna doğrudan etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlendiği" belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.02.2024 tarihli ve 2023/212668 Soruşturma, 2024/16754 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Göztepe Vergi Dairesi Müdürlüğünün 274 156 8702 vergi kimlik numaralı mükellefi olup taş ve mermerlerin kesilmesi, şekil verilmesi ve bitirilmesi alanında faaliyet gösteren ... Endüstriyel Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli hakkında, "2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme" ile "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçlarını işlediğinden bahisle Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-2 Denetim Daire Başkanlığının, 12.02.2023 tarihli ve 2023-(2014-2-895)/2 sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, dosya içerisinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaanın bulunduğu, ilgili vergi tekniği raporunda şüphelinin düzenlediği iddia olunan sahte faturalar ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, defter ve belge isteme yazısı, tebliğ-tebellüğ belgesi, düzenlenen bir kısım faturalar ve bu faturaları kullanan mükelleflere ait karşıt inceleme raporlarının dosya içerisinde mevcut olduğu, şüphelinin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde para karşılığında ... isimli kişinin talebi üzerine adı geçen şirketi kurduğunu, bu kişiden her ay 7.000-10.000 TL arasında harçlık adı altında para aldığını ve almaya devam ettiğini, şirketin faal olup olmadığı hakkında bilgi sahibi olmadığını, defter kayıt ve belgelerin kendisinde bulunmadığını bildirdiği anlaşılmakla; İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2024 tarihli ve 2024/192 İddianame değerlendirme sayılı kararında belirtilen nedenlerin, 5271 sayılı Kanun‘un 174/1-b. maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı, toplanan deliller ışığında şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu ve belirtilen deliller ile şüphelinin savunmasında dile getirdiği hususlara yönelik diğer delillerin yargılama sırasında Mahkemece de toplanabileceği anlaşılmakla, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. II. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2024 tarihli ve 2024/396 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.