3. Hukuk Dairesi 2020/3640 E. , 2020/7008 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıya ait verici istasyonunda çıkan yangı…
**3. Hukuk Dairesi 2020/3640 E. , 2020/7008 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalıya ait verici istasyonunda çıkan yangın sonucu maliki olduğu bahçesinde bulunan 85 adet badem ağacının tamamen yandığını, gerekli bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24/03/2016 tarihli dilekçesi ile talebini 7.820,00 TL olarak belirlemiştir. Davalı; üzerine düşen bakım ve onarım yükümlülüğünü zamanında yerine getirdiğini, verici istasyonlarının periyodik olarak kontrolünün yapıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; yargılama sırasında alınan 07/03/2016 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, yangın nedeniyle zarar gören 85 adet badem ağacının değerinin 9.775,00 TL olduğu, yangına davalının kusurlu davranışlarının sebebiyet verdiği, ancak davacının da meydana gelen yangın dolayısıyla tali kusurlu olduğu, bu nedenle toplam zarar miktarından % 20 oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 7.820,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairece verilen 22.10.2018 tarihli ve 2017/178 E. - 2018/10325 K. sayılı ilamıyla, "...Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise, ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; yukarıda açıklanan yöntem uygulanmadan, zarar gören ağaçların adet olarak değeri esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Rapor, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde mahkemece; yukarıda açıklandığı şekilde bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, zarar kapsamının belirlenmesinde gerçek zarar ilkesine uygun olmayan hesaba dayalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece; 10/05/2019 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile 6.900,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.