Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1924 E. , 2024/7247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1924 Karar No : 2024/7247 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : I- ... VEKİLİ : Av. ... II- ... mirasçıları; 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2-... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av.... 4- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulmas
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/1924 E. , 2024/7247 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/1924 Karar No : 2024/7247 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : I- ... VEKİLİ : Av. ... II- ... mirasçıları; 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2-... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av.... 4- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ...tarih ve... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesi'nin 08/10/2019 tarih ve E:2015/10149, K:2019/8710 sayılı bozma kararına uyularak, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın kısmen yüksek kısmen orta yoğunluklu konut alanı olarak planlanan bölgede kaldığı, taşınmazın bulunduğu alan ve çevresindeki konut alanları için öngörülen yoğunluk kararlarının; üst ölçekli planlara, plan bütünlüğüne uygun olmadığı, yoğunluk kararları açısından ölçeklerarası tutarlılığın sağlanamadığı, yoğunluk dağılımının ise doğal veriler, mevcut yapılı çevre, işlevsel kurgu, ulaşım şeması, mülkiyet dokusu, kadastral durum, mekanın algı, biçim ve estetiğine bağlı değişkenlerden bağımsız şekilde oluşturulduğu, herhangi bir fiili, hukuki, bilimsel ve teknik zorunluluk bulunmamasına rağmen taşınmaz ve çevresinde birbirine komşu olan, aynı imar yoluna cepheli, mevcut mülkiyet dokusu ve yapılaşma durumu benzer, topografik ve zemin yapısı aynı, güneş, rüzgar ve yağış biçimleri gibi aynı iklimsel girdilere ve aynı büyüklüğe sahip parsellerin bir kısmının az, bir kısmının orta, bir kısmının ise yüksek yoğunluklu planlandığı, neye göre belirlendiği belli olmayan plan kararları açısından plan bütünlüğünün sağlanamadığı, bu şekildeki bir planlama yaklaşımının kent planlarının öngördüğü ilke, strateji ve politikaları, dolayısıyla kentin gelişme sistematiğini olumsuz yönde etkileyeceği, plan bütünlüğünü zedeleyerek parçacıl ve noktasal müdahaleler yapılmasına yol açacağı anlaşıldığından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, planlamada hakkaniyet ve eşitilik ilkelerine, kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1/5000 ölçekli nazım imar planında talebe göre yoğunluk değerlerinin artırılması halinde, bölgeye gelecek ilave nüfus için gereken sosyal donatı alanlarının oluşturulamayacağı, plandaki farklı yoğunluk değerlerinin bölgedeki mevcut yapılaşma durumu ile önceki plan kararları gözetilerek oluşturulduğu, bir planlama bölgesinde farklı yoğunluk değerine sahip alanların olmasının imar mevzuatına aykırılık teşkil etmeyeceği, alanda bölgesel olarak yürürlükte olan imar planlarının güncel araştırmalar yapılmadan oluşturulduğu, 2017 yılında revize edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ve Mahkemenin dava konusu plana ilişkin iptal kararı üzerine 13.03.2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın ''orta yoğunlukta konut alanı'' olarak planlandığı, böylelikle iptal kararında söz edilen nazım imar planları arasındaki uyumsuzluğun ortadan kaldırıldığı, dava konusu imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olduğu, usul ve hukuka aykırı olan kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararı üzerine Mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda; dava konusu imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına aykırı olduğunun bir kez daha vurgulandığı, planda taşınmazın farklı yoğunlukta planlanmasını gerektirecek somut bir neden bulunmadığı, bu alanda yoğunluk değerlerine ilişkin plan kararlarının neye göre alındığının belirsiz olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmaza 1/25.000 nazım imar planında belirlenenden daha az yoğunluk kararı getirilmesini haklı kılan hiçbir somut neden bulunmadığı, bir bölgede yoğunluk değerinin belirlenmesinde bölgenin gerçek ve güncel durumunun esas alınması gerektiği, idarenin önceki plan kararlarını gözeterek işlem yapmasının yaptığı işlemlere haklılık ve geçerlilik kazandırmayacağı, aynı bölgede farklı yoğunluk değerleri belirlenmesinin somut ve haklı bir nedeni olmadıkça mevzuata uygunluğun yeterli olmayacağı ileri sürülerek, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının gerekçeli onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacı Gazanfer Kemal Tanca'nın davanın devamı sırasında 03.11.2016 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları ... vekili Av...., ... ile ... vekili Av. ... ve... vekili Av. ... tarafından Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden muhtelif tarihlerde dosyaya sunulan dilekçelerden davaya devam etmek istedikleri anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca..., ..., ... ve ...'nın davacı olarak alınması suretiyle gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : 03.09.2007 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında; ''yerleşik alan'', 16.09.2013 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında; ''kentsel yerleşik alan'', 12.12.2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; ''yüksek yoğunlukta konut alanı'', 12.07.2011 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında; ''yüksek yoğunlukta (400 ki/ha ve üzeri) meskun konut alanı'', 14.03.2008 ve 10.05.2010 tarihlerinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında; ''yüksek yoğunlukta yerleşik konut alanı'' olarak planlanan uyuşmazlık konusu taşınmazın, dava konusu 14.02.2013 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yoğunluk değerinin düşürülerek; ''orta yoğunlukta (200-400 ki/ha arası, E:1,01 - E:1,60 değerleri arasında yapılaşma) meskun konut alanı'' olarak planlanması üzerine, davacılar tarafından söz konusu plan ile taşınmazlarındaki yoğunluk değerinin düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planlarının ise "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanacağı hükme bağlanmış, 8. maddesinde ise, planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulacak esaslar belirlenerek, (b) bendinde, imar planlarının, nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği açıklanmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7/b maddesinde; büyükşehir belediyesinin görevleri arasında "Çevre düzeni plânına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar plânını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plâna uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar plânlarını, bu plânlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon plânlarını ve imar ıslah plânlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek; nazım imar plânının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmayan ilçe ve ilk kademe belediyelerinin uygulama imar plânlarını ve parselasyon plânlarını yapmak veya yaptırmak." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesinin iptal kararının gerekçeleri arasında; 1/25000 ölçekli nazım imar planında yüksek yoğunlukta konut alanında kalan taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında orta yoğunlukta konut alanı olarak planlanması nedeniyle taşınmazın bulunduğu alan ve çevresindeki konut alanları için öngörülen yoğunluk kararlarının, üst ölçekli planlara, plan bütünlüğüne uygun olmadığı, yoğunluk kararları açısından ölçeklerarası tutarlılığın ve planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı tespitlerine yer verilmiştir. İmar planları yapılırken 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi ölçek farklılığından kaynaklı olarak bölgenin doğal yapısı, jeoljik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşulları belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, 1/5000 ölçekli nazım imar planıyla 1/25.000 ölçekli nazım imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilmesi halinde, bu durum alanda hakim olan yerleşim eğiliminin (motifinin) değişmesine ve buna bağlı olarak sosyal altyapı dengesinin ve ulaşım öngörüsünün bozulmasına yol açacağından planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil edecektir. Bu durumda, 1/25000 ölçekli nazım imar planında yüksek yoğunlukta konut alanında kalan taşınmazın dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında orta yoğunlukta konut alanı olarak planlanmasının planların kademeli birlikteliği ilkesine ve plan hiyerarşisinine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığından, temyize konu İdare Mahkemesi kararındaki; konut alanlarında yoğunluk kararı açısından ölçeklerarası tutarlılığın ve planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlanamadığı yolundaki gerekçede isabet bulunmamış ise de diğer gerekçeler yönünden hukuka uygun bulunan kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.