Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme talebinin reddi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; reddedilen hâkimin davaya bakması nedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, evli olan mahpusun eşi ile mahrem görüşme talebinin reddi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının; reddedilen hâkimin davaya bakması nedeniyle bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 31/8/2017 ve 8/2/2019 tarihlerinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2019/4918 numaralı başvuru dosyasının kişi ve konu yönlerinden hukuki irtibat nedeniyle 2017/34600 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/34600 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Birinci Bölüm tarafından 29/1/2020 tarihinde yapılan toplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olma şüphesiyle 21/7/2016 tarihinde tutuklanan başvurucu, tutukluluğunun 21/9/2016-10/6/2017 tarihleri arasındaki dönemini Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçirmiştir. Başvurucu 10/6/2017 tarihinden itibaren de Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunmaktadır. Başvurucu; Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 22/3/2018 tarihli kararıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmış, karara karşı istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 21/5/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 28/11/2018 tarihli onama kararıyla başvurucu hakkındaki hüküm kesinleşmiştir.A. 2017/34600 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç Başvurucu, Sincan 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sunduğu 6/1/2017 ve 23/1/2017 tarihli dilekçeleriyle ceza infaz kurumundaki ödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahrem görüşme yapma talebinde bulunmuştur. Yetkililerin talebine yazılı olarak cevap vermediğini ve terör suçundan şüpheli olanlara ödül verilmeyeceğini söylediklerini beyan eden başvurucu 17/2/2017 tarihli dilekçesi ile adi suçlardan tutuklu ve hükümlü olanlara tanınan ödül uygulamasından kendisinin yararlandırılmamasının eşitliğe aykırı olduğu iddiasıyla Ankara Batı İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Başvurucu ayrıca daha önce verdiği bir karar nedeniyle Ankara Batı İnfaz Hâkimi den şikâyetçi olduğunu, aralarında husumet oluştuğundan adil karar vermeyeceğini ileri sürerek hâkimin reddi talebinde bulunmuştur. Hâkimlik 27/2/2017 tarihli kararıyla hâkimin reddi talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi 22/3/2017 tarihli kararıyla dosyada iddiaya ilişkin bir belgenin yer almadığını belirterek soyut iddianın ötesine geçmeyen talebin reddine karar vermiş ve dosyayı Hâkimliğe iade etmiştir. Hâkimlik 5/6/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararda; personel yetersizliği, güvenlik riski ve kapasitenin aşılması nedenleriyle Kasım ayı ödül toplantısının yapılmaması yönündeki 28/11/2016 tarihli Kurum kararına değinildikten sonra yapılan uygulamanın kurallara uygun olduğu ve hukuka aykırılığın söz konusu olmadığı belirtilmiştir. Ankara Batı Ağır Ceza Mahkemesinin 13/7/2017 tarihli kararıyla Hâkimlik kararı yerinde görülerek başvurucu tarafından yapılan itiraz reddedilmiş, nihai karar 31/7/2017 tarihindetebliğ edilmiştir. Başvurucu 31/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. 2019/4918 Numaralı Başvuruyla İlgili Süreç Başvurucu, Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunduğu 23/8/2017 tarihinde Antalya İnfaz Hâkimliğine hitaben yazdığı dilekçede İnfaz Kurumundaki ödül uygulamasından yararlandırılarak eşiyle mahrem görüşme yapma talebinde bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 22/2/2018 tarihli kararıyla talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve talebin değerlendirilmek üzere İnfaz Kurumuna gönderilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde ödül talebinin öncelikleİnfaz Kurumu tarafından değerlendirilmesi gerektiği, başvurucunun talebi hakkında tutulduğu Kurum tarafından henüz bir karar alınmadığı belirtilmiştir. Antalya İnfaz Hâkimliğinin kararı üzerine konuyu değerlendiren İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı (Kurul) 20/11/2018 tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararda, başvurucunun disiplin cezası bulunmamakla birlikte 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hükümlü ve Tutukluların Ödüllendirilmesi Hakkında Yönetmelik'in (Ödül Yönetmeliği) maddesinde sayılan ödüllendirilebilecek tutum ve davranışları sergilemediği, ayrıca İnfaz Kurumunda kapasitenin üzerinde hükümlü ve tutuklu barındırıldığı, İnfaz Kurumunun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumunun dikkate alındığı belirtilmiştir. Başvurucu 7/12/2018 tarihli dilekçesi ile kararda belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, bazı hükümlü ve tutukluların ödül uygulamasından yararlandırıldığını, ayrımcılık yasağına aykırı uygulama yapıldığını ileri sürerek Kurul kararına karşı Antalya İnfaz Hâkimliğine şikâyet başvurusunda bulunmuştur. İnfaz Hâkimliği 19/12/2018 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararda; ödüllendirmenin infazı devam etmekte olan hükümlülerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle hukuki ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmek amacıyla Kurula tanınmış bir yetki ve görev niteliğinde olduğu, bu hususta verilecek ödülün niteliği ve süresinin münhasıran Kurulun takdirinde bulunduğu, hükümlünün kazanılmış hakkı olmadığı, infaz hâkimliğinin ödül kararının hukuki denetimini yapmakla görevli olduğu, Ödül Yönetmeliği'nin , , ve maddeleri gereğince usulüne uygun oluşturularak toplanan Kurul tarafından verildiğinden başvuru konusu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. İnfaz Hâkimliği kararına yapılan itiraz, Antalya Ağır Ceza Mahkemesinin 9/1/2019 tarihli kararıyla reddedilmiş ve nihai karar 22/1/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Ödüllendirme" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilirler.(2) Bu madde hükümleri, çocuk hükümlüler için de geçerlidir.(3) Hükümlülere verilebilecek ödüller şunlardır:a) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar eşleri ile kurum veya eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde görüştürülebilir.b) Çocuk hükümlülere, en geç iki ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmidört saate kadar ana ve babasıyla veya vasisiyle kurum ya da eklentilerinde ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın aile görüşmesi yaptırılabilir.c) Haftalık ziyaret süresi iki saate kadar uzatılabilir.d) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yaptırılabilir.e) Üst üste kullanılmayan en fazla üç haftalık ziyaret süresi toplu olarak kullandırılabilir.f) Haftalık telefonla görüşme süresi veya sayısı iki katına kadar artırılabilir.g) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli veya daha uzun süreli yararlanmaları sağlanabilir.h) Haftalık harcama miktarı yarı oranında artırılabilir.ı) Tek kişilik odalarda televizyon bulundurma imkânı verilebilir.j) Hediye verilebilir.k) Takdir belgesi veya tavsiye mektubu verilebilir.(4) Ödüllendirme sisteminin usul ve esasları ile bu ödüllerden yararlanmanın kapsam ve şartları, suç türleri dikkate alınarak yönetmelikle belirlenir." 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) "Ödüllendirme" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, iyileştirme etkinliklerine ilgileri ve uyumları, kurum düzenine karşı tutumları, kendilerine verilen işlerdeki gayretleri gibi beklenen davranış ve tutumları gösteren hükümlülere teşvik esaslı ayrıcalıklar tanınır." Tüzük'ün "Ödüllendirilecek tutum ve davranışlar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hükümlülerin ödüllendirilecek tutum ve davranışları şunlardır:a) Katılması gereken iş, eğitim, öğretim ve benzeri faaliyetlerde devamsızlığı bulunmamak,b) Davranışları ile arkadaşları ve çevresine iyi örnek olmak,c) Kurum içi ve dışındaki spor, sanat, kültür ve sosyal faaliyetlerde veya yarışmalarda başarı göstermek,d) İyileştirme faaliyetlerinde gösterdiği davranışlarla bu çalışmalara katkı sağlamak,e) Kurumun araç, gereç ve donanımlarını koruma ve kullanmada örnek olmak,f) Sağlık ve güvenlik konularında örnek tutum ve davranışlar içerisinde olmak." Ödül Yönetmeliği'nin "Tanımlar" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bu Yönetmelikte geçen; ...ç) Kurul: İdare ve Gözlem Kurulunu, ... ifade eder." Ödül Yönetmeliği'nin "Temel ilkeler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak aşağıdaki ilkelere uyulur:a) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile ulaşılmak istenen temel amaç; bu kişilerin yeniden sosyalleşmesini sağlamak suretiyle insan haklarına saygılı, hukukî ve toplumsal kurallara bağlı bireyler olmalarını teşvik etmektir.b) Hükümlü ve tutuklulara; ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî görüşleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve sırf bu nedenlerle ayrıcalık tanınamaz.c) Hükümlü ve tutuklulara ödül verilirken bunların bir hak değil, teşvik esaslı ayrıcalık olarak verilebileceği göz ardı edilemez.ç) Hükümlü ve tutuklulara; işledikleri suçun türü, koşullu salıverilme tarihi, kişisel özellikleri ve ihtiyaçları, bedensel ve psikolojik yapısı, eğitim durumu ve mesleği göz önünde bulundurularak en uygun ödül verilir ve bu karar ilgiliye bildirilir.d) Ödüllendirmede; kurumun fizikî yapısı, personel sayısı, malî ve sosyal imkânları ile mevcut doluluk durumu dikkate alınır.e) Hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde aynı anda birden fazla ödül verilebilir.f) Aynı odada kalan veya ortak etkinliklere katılan hükümlü ve tutuklulara, gerekli şartları taşımaları hâlinde birlikte yararlanabilecekleri bir ödül verilebilir.g) Hükümlü ve tutuklular hakkında disiplin soruşturmasına başlanılması veya ödüllendirilen tutum ve davranışlarının ortadan kalkması hâlinde ödüllendirme kararı Kurul tarafından derhâl geri alınır ve bu karar ilgiliye tebliğ edilir.ğ) Hükümlü ve tutuklular, kuruma kabul işlemleri sırasında bu Yönetmelikte yer alan düzenlemeler hakkında bilgilendirilir." Ödül Yönetmeliği'nin "Ödül türleri" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükümlü ve tutuklulara;a) Kapalı ceza infaz kurumlarındaki evli hükümlü ve tutuklulara, kurum personelinin yakın nezareti olmaksızın eşleri ile mahrem görüşme,b) Haftalık açık veya kapalı ziyaret süresini uzatma,c) Kapalı ziyaret yerine açık ziyaret yapma,ç) Üst üste kullanılmayan ziyaret sürelerini toplu olarak kullanma,d) Haftalık telefonla görüşme sayı veya süresini artırma,e) Sosyal, kültürel veya sportif etkinliklerden öncelikli ve daha uzun süreli yararlanma,f) Haftalık harcama miktarını yarı oranında artırma,g) Tek kişilik odada televizyon bulundurma,ğ) Hediye,h) Takdir belgesi,ı) Tavsiye mektubu,ödülü verilebilir." Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirilebilecek tutum ve davranışlar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Disiplin cezası almamış veya kaldırılmış hükümlü ve tutuklulardan aşağıda sayılan tutum ve davranışların bir veya birkaçını sergileyenler, diğer davranış türlerine de açıkça aykırı davranmamaları hâlinde ödüllendirilebilir:a) Tutum ve davranışları ile diğer hükümlü ve tutuklulara iyi örnek olmak,b) İyileştirme faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek,c) İş, eğitim ve öğretim faaliyetlerine geçerli mazeret dışında sürekli katılarak üstün başarı göstermek,ç) Kurumdaki kişisel ve ortak kullanım alanları ile bu yerlerde bulunan eşyaların temizlik, düzen ve korunmasına azami özen göstermek,d) Kurum içi ya da dışındaki sosyal, kültürel veya sportif faaliyetlere sürekli ve etkin bir şekilde katılarak kişisel gelişim göstermek,e) Kurum işleyişini sürdürmek için gerekli olan kurum iç hizmetlerinin yerine getirilmesinde istekli olmak ve üstün gayret göstermek,f) Uyuşturucu, alkol veya sigara bağımlısı olup da bu bağımlılıktan kurtulmak için kurumca yürütülen eğitim veya tedavi programlarına katılarak bu konuda gelişim göstermek,g) Kurum asayiş ve düzenini tehlikeye düşürebilecek hukuka aykırı bir eylemin ortaya çıkarılmasını sağlamak." Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirmede yetkili merci" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Hükümlü ve tutukluların ödüllendirilmesi ile verilecek ödülün türüne, sayısına, süresine veya geri alınmasına Kurul tarafından Ek-1’de yer alan form doldurulmak suretiyle karar verilir." Ödül Yönetmeliği'nin "Ödüllendirme usulü" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) Kurul, resen veya kurumda görev yapan servislerin teklifi üzerine ilgililerin ödüllendirilmesine karar verebilir.(2) Kurul, ödül verilecek hükümlü ve tutukluları ayda en az bir kez yapacağı toplantıda oy çokluğuyla kararlaştırır ve ödülün niteliğine göre uygun şekilde ilgililere bildirir..." Ödül Yönetmeliği'nin "Eş görüşmesi ödülü" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kapalı ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklulara, en geç üç ayda bir kez olmak üzere, üç saatten yirmi dört saate kadar eşleriyle kurumun bu tür ziyaretler için ayrılan bölümünde ve personelin yakın nezareti olmaksızın mahrem şekilde eş görüşmesi ödülü verilebilir." Ödül Yönetmeliği'nin "Eş görüşmesi ödülü ile ilgili genel hükümler" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Eş görüşmesi için kuruma gelen ziyaretçilerden; Türk vatandaşı olanların Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını içeren resimli bir kimlik belgesini, yabancı uyruklu olanların ise pasaport veya yerine geçebilecek bir kimlik belgesi ile birlikte hükümlü veya tutuklu ile evli olduğunu ispatlayan Türkçe tercüme edilmiş resmî onaylı belgeyi göstermesi zorunludur.(2) Kurul, her bir ödüllendirme kararı ile bir kez eş görüşmesi ödülü verebilir.(3) Cinsel saldırı, cinsel istismar veya aile içi şiddet suçu işlemiş hükümlü ve tutuklular ile eş görüşmesi ödülü verilmesinin hükümlü, tutuklu veya eşi açısından riskli görüldüğü diğer durumlarda kurumda bulunan veya başka kurumlardan temin edilen psiko-sosyal yardım servisi personeli eşlerle öncelikle ayrı ayrı görüşür. Gerekli hâllerde eşlerle birlikte de görüşme yapılabilir. Görüşme sonucunda hazırlanacak değerlendirme raporunun Kurul tarafından dikkate alınması zorunludur.(4) Aynı kampüs veya kurumda barındırılan hükümlü veya tutuklu eşlerin bu ödülden yararlanmaları için her ikisi hakkında da ayrı ayrı ödüllendirme kararı verilmesi gerekir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özel ve aile hayatına saygı hakkı" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.(2) Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre özel hayata saygı hakkı, özel bir sosyal hayat sürdürmeyi, yani kişinin sosyal kimliğini geliştirme hakkı anlamında bir özel hayatı güvence altına almaktadır. Bu yönü ile birlikte değerlendirildiğinde bahsi geçen hak, ilişki kurmak ve geliştirmek üzere çevresinde bulunanlarla temas kurma hakkını da içermektedir (Özpınar/Türkiye, B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 45; Oleksandr Volkov/Ukrayna, B. No: 21722/11, 9/1/2013, §§ 165-167; Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29). AİHM'e göre hükümlü ve tutuklular Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No: 74025/01, 6/10/2005, § 69). Suçun mahiyeti haklı gösteriyorsa bir tutuklunun özel bir hapishane rejimine veya sınırlayıcı ziyaret düzenlemelerine tabi tutulması onun Sözleşme'nin maddesi kapsamındaki hakkına müdahale teşkil eder, ancak kendiliğinden bu hakkın ihlali anlamına gelmez (Vlasov/Rusya, B. No: 78146/01, 12/6/2008, § 123). AİHM, ceza infaz kurumunda tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi güvenliğin ve düzenin korunmasına yönelik kabul edilebilir gerekliliklerin olması durumunda mahkûmların haklarına sınırlama getirilebileceğini kabul etmiştir. Ancak bu durumda dahi hükümlü ve tutukluların haklarına yönelik herhangi bir sınırlama makul ve ölçülü olmalıdır (Silver ve diğerleri/Birleşik Krallık, B. No: 5947/72, 25/3/1983, §§ 99-105). AİHM'e göre hükümlü ve tutukluların özel ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutukluların ailesi ve yakınlarıyla temasını devam ettirecek önlemleri almasını zorunlu kılmaktadır (Messina/İtalya (No. 2), B. No: 25498/94, 28/9/2000, § 61; Ouinas/Fransa (k.k.), B. No: 13756/88, 12/3/1990; Kučera/Slovakya, B. No: 48666/99, 17/7/2007, § 127). Bu hakka getirilen sınırlamalar, suç ve düzensizliğin önlenmesi için güvenlik nedeniyle uygulamaya konulmuş olsa da haklı bir gerekçeye dayanmalıdır (Gülmez/Türkiye, B. No: 16330/02, 20/5/2008, § 46). AİHM’e göre tutulma, doğası gereği özel hayat ve aile hayatı üzerinde birtakım sınırlandırmalara yol açsa da yakın aile üyeleriyle etkili ilişki kurmasına ceza infaz kurumunca imkân sağlanması, mahpusun aile hayatına saygı hakkının önemli bir yönünü oluşturmaktadır. Ancak mahpusun dış dünya ile bağlantı kurmasını kontrol altına almaya yönelik birtakım tedbirler alınması tek başına sözleşmeyi ihlal etmemektedir (Aliev/Ukrayna, B. No: 41220/98, 29/4/2003, § 187). AİHM 2003 yılında verdiği Aliev/Ukrayna kararında, bazı Avrupa ülkelerinde eşle mahrem görüşmenin kolaylaştırılması suretiyle ceza infaz kurumu koşullarının iyileştirilmesi yönünde reform çalışmalarının yapıldığını vurgulamakla birlikte mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin anılan tarihteki koşullar bağlamında Sözleşme’nin maddesinin ikinci fıkrası anlamında ceza infaz kurumunun düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi amaçları çerçevesinde haklı görülebileceğini kabul etmiştir (Aliev/Ukrayna, § 188). AİHM anılan kararında bu gerekçeyle başvurucunun eşle mahrem görüşme talebinin reddedilmesinin ölçülü bir müdahale olduğu sonucuna ulaşmıştır (Aliev/Ukrayna, § 189). AİHM'in 2013 yılında verdiği Varnas/Litvanya (B. No: 42615/06, 9/7/2013) ve 2015 yılında verdiği Costel Gaciu/Romanya (B. No: 39633/10, 23/6/2015) kararlarında da mahrem ziyarete ilişkin olarak bu görüşünü devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Anılan kararlarda AİHM, Sözleşme'ye taraf devletlerden yarısından fazlasının eşle mahrem ziyareti kabul ettiğini vurgulamıştır. Fakat AİHM mahrem görüşmeyle ilgili bu evrime rağmen henüz Sözleşme'nin devletlere mahrem görüşmeyi düzenleme yükümlülüğü yüklediği biçiminde yorumlamadığının altını çizmiştir. AİHM bu nedenle mahrem görüşmenin, devletlerin bireylerin ve toplumun gelişimini ve ihtiyaçlarını gözetmek suretiyle Sözleşme'yle uyumu sağlamak gayesiyle atacağı adımları belirlerken geniş takdir marjına sahip bulundukları bir alan olduğunu belirtmektedir (Varnas/Litvanya,§ 109; Costel Gaciu/Romanya, § 50). Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı tavsiye kararının hükümlü ve tutukluların dış dünya ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:"Dış Dünya ile İlişki Mahpusların mümkün olabilen sıklıkta mektup, telefon veya diğer iletişim vasıtalarıyla aileleriyle, başka kişilerle ve dışarıdaki kuruluşların temsilcileriyle haberleşmelerine ve bu kişilerin mahpusları ziyaret etmelerine izin verilmelidir. 2 Devam etmekte olan bir ceza soruşturması, emniyet, güvenlik ve düzeninin muhafaza edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve suç mağdurunun korunması için gerekli görülmesi halinde, haberleşme ve ziyaretlere kısıtlamalar konabilir ve izlenebilir. Ancak adli bir merci tarafından konulan özel kısıtlamalar da dahil olmak üzere, bu tür kısıtlamalar yine de kabul edilebilir asgari bir iletişime izin vermelidir. Ulusal hukuk, mahpuslarla iletişim kurması kısıtlanamayacak olan ulusal ve uluslararası kuruluşları belirlemelidir. Ziyaretler için yapılan düzenlemeler, mahpuslara aile ilişkilerini mümkün olduğunca normal bir düzeyde sürdürmelerine ve geliştirmelerine izin verecek bir tarzda olmalıdır. Cezaevi yetkilileri, dış dünyayla yeterli bir iletişim sürdürmelerinde mahpuslara yardım etmelidirler ve bunun için onlara uygun destek ve yardım sağlamalıdırlar...."