TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ELİF DEMİRKAYA VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/35626) Karar Tarihi: 7/10/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 29/12/2021 - 31704 Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Çağlar ÖNCEL Başvurucular : 1. Zeynepnur DEM İRKAYA 2. Elif DEM İRKAYA 3. Elvan DEM İRKAYA 4. Erol DEM İRKAYA Başvurucular V
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ İKİNCİ BÖLÜM KARAR ELİF DEMİRKAYA VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2018/35626) Karar Tarihi: 7/10/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 29/12/2021 - 31704 Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI Raportör : Çağlar ÖNCEL Başvurucular : 1. Zeynepnur DEM İRKAYA 2. Elif DEM İRKAYA 3. Elvan DEM İRKAYA 4. Erol DEM İRKAYA Başvurucular Vekili : Av. Emel ERBA ŞI I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar ın tazmin edilmemesi nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 7/12/2018 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 8. Birinci ba şvurucu, ikinci ve üçüncü ba şvurucunun mü şterek çocu ğu; dördüncü başvurucu ise ba şvuruya konu kazan ın gerçekle ştiği arac ın sahibi ve şoförüdür. Bu araçta bulunan birinci ba şvurucu 30/6/2015 tarihi saat 20.12'de gerçekle şen trafik kazas ında yaralanm ıştır. 9. Olay tarihinde düzenlenen Kaza Tespit Tutana ğı'na göre kaza, yolda 140 cm uzunluğunda, 80 cm geni şliğinde ve 10 cm derinli ğinde çukur bulunmas ı nedeniyle arac ın bu çukura girerek savrulup takla atmas ı sonucu gerçekle şmiştir. An ılan tutanakta; kazan ın meydana gelmesinde yolun bak ım ve onar ımından sorumlu Ankara Büyük şehir Belediyesinin (İdare) yolda olu şan çukuru kapatmamas ı ve kaza yerinin etraf ına uyar ı işareti koymamas ı nedeniyle birinci derece kusurlu oldu ğu, arac ı kullanan ba şvurucunun kusuru olmad ığı yönündeki tespite yer verilmi ştir. 10. Balâ Cumhuriyet Ba şsavc ılığı (Başsavc ılık) taraf ından dördüncü ba şvurucu hakk ında taksirle yaralama suçu nedeniyle soru şturma yap ılm ış olup 14/7/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmad ığı karar ı verilmiştir. Karar ın gerekçesinde; tutanakta, dördüncü başvurucunun h ız ayarlama kural ını ihlal etmesi nedeniyle birinci derece tali kusurlu oldu ğu ancak kazada yaralanan ma ğdurlar ın bu kişiden şikâyetçi olmad ıklar ı belirtilmi ştir. 11. 15/7/2016 tarihinde ba şvurucular vekili taraf ından Ankara 1. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) İdare aleyhinde tam yarg ı davas ı aç ılm ıştır. Dava dilekçesinde; trafik kazas ının İdarenin hizmet kusuru nedeniyle meydana geldi ği, kaza sonucunda birinci başvurucunun sol kolunun k ırıldığı ve piyasa de ğeri yaklaşık 12.500 TL olan arac ın hurda hâline gelerek 2.500 TL bedelle sat ılabildiği belirtilmi ştir. Dilekçede; an ılan sebeplerle birinci ba şvurucu yönünden 10.000 TL manevi tazminat, dördüncü ba şvurucu yönünden ise 10.000 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi talep edilmi ştir. 12.İdare vekili taraf ından verilen cevap dilekçesinde; kazan ın gerçekle ştiği yerin yak ınında bulunan maden ocaklar ı nedeniyle a ğır tonajl ı araçlar ın bu yolu s ıklıkla kulland ığı, Büyükşehir Belediyesinin s ınırlar ının geniş olmas ı nedeniyle yoldaki hasar ın k ısa sürede onar ılmas ının mümkün olmad ığı belirtilmi ştir. An ılan dilekçede ayr ıca arac ı kullanan başvurucunun h ız s ınırına uymad ığının düşünüldüğü zira bu h ız s ınırına uygun şekilde araç kullan ılmas ı hâlinde söz konusu kazan ın yaşanmas ının mümkün olmad ığı ifade edilmi ştir. 13. Mahkeme 26/3/2018 tarihinde maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin k ısmen kabulü ile 7.500 TL manevi tazminat ın İdareden al ınarak birinci başvurucuya verilmesine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; kazal ı arac ın 19/10/2015 tarihli sat ış sözleşmesine konu bedelinin 7.000 TL oldu ğu, 2013 y ılı Ocak ay ına ilişkin kasko değerinin ise 6.750 TL oldu ğu belirtilerek maddi tazminat talebinin hukuki şartlar ının bulunmad ığı belirtilmi ştir. An ılan kararda; birinci ba şvurucu hakk ındaki adli raporlarda kolunun k ırıldığının belirlenmesi, ya şının küçük olmas ı ve kaza sonucunda ya şadığı ızdırab ın giderilmesi amac ıyla manevi tazminat talebinin k ısmen kabul edildi ği belirtilmi ştir. 14. Başvurucular vekili ve İdare taraf ından bu karara kar şı kanun yoluna müracaat edilmiştir. Başvurucular vekilinin istinaf dilekçesinde; Mahkeme taraf ından İdarenin a ğır kusurlu oldu ğunun belirlenmesi ile kazal ı arac ın olay ın öncesindeki ve sonras ındaki piyasa Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 4değerinin tespit edilmesini sa ğlamak amac ıyla bilirki şi incelemesi yapt ırmas ı gerektiği belirtilmiştir. Dilekçede; ba şvurucunun kolundaki k ırığın etkilerinin devam etti ği, yaşının küçüklüğü nazara al ındığında Mahkemece hükmedilen manevi tazminat ın yetersiz oldu ğu da vurgulanm ıştır. İdare vekili taraf ından sunulan istinaf dilekçesinde ise Mahkemenin yeterli inceleme yapmadan ve İdarenin kusurlu oldu ğuna ilişkin bir tespit olmadan manevi tazminat ödenmesine karar vermi ş olmas ının hukuka ayk ırı olduğu ifade edilmi ştir. 15. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi (Daire) 26/9/2018 tarihli karar ı ile Mahkemenin maddi tazminata ili şkin karar ını onam ış, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ili şkin karar ını kald ırarak davan ın bu talep yönünden de reddine karar vermiştir. Karar gerekçesinde tutana ğa at ıfla kazaya konu arac ın istiap haddinin be ş kişi olduğu, buna kar şın olay s ıras ında bu araçta dokuz ki şi bulundu ğu, arac ın fennî muayene tarihinin 1/2/2014 tarihinde sona erdi ği, araçta çocuklar için gerekli emniyet tedbirlerine uyulup uyulmad ığının belirlenemedi ği ifade edilmi ştir. Kararda, kazan ın an ılan sebeplerle gerçekleştiği belirtilerek dördüncü ba şvurucunun kusurlu oldu ğu sonucuna var ıldığı vurgulanm ıştır. 16. Nihai karar 7/11/2018 tarihinde ba şvurucular vekiline tebli ğ edilmiştir. 17. Başvurucular 7/12/2018 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK 18. 6/1/1982 tarihli ve 2577 say ılı İdari Yarg ılama Usulü Kanunu nun 2. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: İdari dava türleri şunlard ır: ... b) İdari eylem ve i şlemlerden dolay ı kişisel haklar ı doğrudan muhtel olanlar taraf ından açılan tam yarg ı davalar ı, ... 19. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Kusurlu ve hukuka ayk ırı bir fiille ba şkas ına zarar veren, bu zarar ı gidermekle yükümlüdür." 20. 6098 say ılı Kanun'un 56. maddesi şöyledir: "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlü ğünün zedelenmesi durumunda, olay ın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paran ın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yak ınlar ına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paran ın ödenmesine karar verilebilir." Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 5V.İNCELEME VE GEREKÇE 21. Anayasa Mahkemesinin 7/10/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 22. Başvurucular vekili; İdarenin kusurlu eylemi sonucunda birinci ba şvurucunun kolunda k ırık oluşacak şekilde yaraland ığını, bu sebeple manevi zarara u ğrad ığını, ayr ıca kazaya konu arac ın hurda hâline geldi ğini belirtmi ştir. Tutanakta; ya şanan kazan ın yolda bulunan çukurdan kaynakland ığı ifade edilmesine kar şın Mahkemenin ke şif ve bilirki şi incelemesi olmadan karar verdi ği, arac ın gerçek de ğerinin ara ştırılmad ığı vurgulanarak kişinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ği ileri sürülmü ştür. B. Değerlendirme 23. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, ..., maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir." 24. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın iddialar ının özünün İdarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar ın tazmin edilmemesine ili şkin oldu ğu anlaşıldığından başvuru bir bütün hâlinde Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelenmi ştir. (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, B. No: 2017/37387, 21/4/2021, 17) 1. Kabul Edilebilirlik Yönündena.İkinci ve Üçüncü Ba şvurucular Yönünden 25. Anayasa n ın 148. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı şöyledir: Herkes, Anayasada güvence alt ına al ınm ış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından, ihlal edildiği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilir 26. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 46. maddesine göre Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunulmas ı için başvuruya konu edilen ve ihlale yol açt ığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolay ı başvurucunun ki şisel olarak ve do ğrudan etkilenmi ş olmas ı gerekir ( Onur Doğanay, B. No: 2013/1977, 9/1/2014, 42-45). 27. Somut olayda ikinci ve üçüncü ba şvurucular ın maruz kald ıklar ını ileri sürdükleri ihmal iddias ına konu olaydan ki şisel olarak etkilendiklerini ortaya koyamad ıklar ı anlaşılm ıştır. Bu nedenle ikinci ve üçüncü ba şvurucular ın mağdur s ıfatlar ının bulundu ğu söylenemez. Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 628. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. b. Birinci ve Dördüncü Ba şvurucular Yönünden 29. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşıldığından birinci ve dördüncü başvurucular yönünden ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 30. Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ı na sahip oldu ğu belirtilmektedir. Bu kapsamda an ılan Anayasa hükmü ile ki şinin maddi ve manevi varl ığının bütünlü ğü gerek kamusal yetkilerle donat ılm ış kişilerin gerekse özel ki şilerin müdahalelerine kar şı güvence alt ına al ınm ıştır (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 40; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 31). 31. Maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ı öncelikle devletin ki şilerin maddi ve manevi varl ığına keyfî olarak müdahale etmemesini gerektirir. Anayasa'n ın 17. maddesinde düzenlenen maddi ve manevi varl ığı koruma ve geli ştirme hakk ı Anayasa'n ın 5. maddesiyle birlikte de ğerlendirildi ğinde devlete, ayr ıca vücut ve ruh bütünlü ğüne yönelen sald ırılar, t ıbbi müdahaleler, şeref ve itibara yönelik haks ız eylemler kar şısında kişilerin maddi ve manevi varl ığını etkili biçimde koruma şeklinde pozitif ödevler yükler ( Adnan Oktar (3) , B. No: 2013/1123, 2/10/2013, 32; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 32). 32. Devletin ki şilerin maddi ve manevi varl ıklar ına yap ılan müdahaleler bak ımından söz konusu pozitif yükümlülü ğü müdahalelere kar şı etkili mekanizmalar kurmak, bu kapsamda gerekli usule ili şkin güvenceleri sunan yarg ısal prosedürleri sa ğlamak ve bu suretle yarg ısal ve idari makamlar ın bireylerin idareyle ve özel ki şilerle olan uyuşmazl ıklar ında etkili ve adil bir karar vermesini temin etmek sorumlulu ğunu da içermektedir ( Hüdayi Erco şkun, B. No: 2013/6235, 10/3/2016, 94; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 33). 33. Etkili yarg ısal koruma sa ğlamada ma ğdurlar ın kendi inisiyatifleri ile hukuk veya idare mahkemesinde açt ıklar ı dava yollar ının sadece hukuken mevcut bulunmas ı yeterli olmay ıp bu yolun uygulamada fiilen de etkili olmas ı ve başvurulan makam ın ihlal iddias ının özünü ele alma yetkisine sahip bulunmas ı gereklidir. Ba şvuru yolunun ancak bir hak ihlali iddias ını önleyebilmesi, devam etmekteyse sonland ırabilmesi veya sona ermi ş bir hak ihlalini karara bağlayabilmesi ve bunun için uygun bir giderim sunabilmesi hâlinde etkilili ğinden söz etmek mümkün olabilir ( Tahir Canan , 26; Filiz Aka, B. No: 2013/8365, 10/6/2015, 39; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 34). 34. Ayr ıca kişilerin vücut bütünlü ğüne yap ılan bir eylemden do ğan zararlara yönelik etkili bir tazminin sa ğlanamad ığı, bu çerçevede devletin Anayasa n ın 17. maddesinden do ğan koruma yükümlülü ğünü yerine getirmedi ği durumlarda ki şinin vücut bütünlüğünün korundu ğundan söz edilemez ( Özkan Şen, 40; Yasin Ç ıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, 37; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 35). Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 735. Diğer taraftan bu yöndeki pozitif yükümlülü ğünün sonuç yükümlülü ğü değil uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğünü ifade etti ğini hat ırlatmak gerekir. Uygun araçlar ın kullan ılmas ı yükümlülü ğü, her davada ba şarılı olunmas ı veya mağdurlar ın olaylarla ilgili beyanlar ıyla bağdaşan bir sonuca var ılmas ı gerektiği anlam ına gelmemektedir. Bununla beraber kural olarak dava, olay ın gerçekle ştiği koşullar ı belirleyecek ve iddialar ın doğruluğunun kan ıtlanmas ı hâlinde sorumlular ının tespit edilerek uygun telafi imkânlar ını sağlayacak nitelikte olmal ıdır (Nail Artuç , B. No: 2013/2839, 3/4/2014, 45; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017, 50; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 36). 36. Maddi ve manevi varl ığı koruma hakk ı kapsam ında hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak ad ına adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ının makul derecede dikkatli ve özenli inceleme şart ını yerine getirmesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin yürüttükleri yarg ılamalarda Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının da Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Yasin Ç ıldır, 57; Tevfik Gayretli, B. No: 2014/18266, 25/1/2018, 32; Fatma K ılıç ve İbrahim Hald ız, 37). b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 37. Somut olayda ba şvurucular ın iddialar ının İdarenin hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi zarara u ğramalar ına rağmen tam yarg ı davas ında eksik ve yetersiz inceleme yap ılarak davan ın reddedilmesine ili şkin olduğu görülmü ştür. 38.İlgili mevzuatta bedensel bütünlü ğün zedelenmesi durumunda olay ın özelliklerine göre maddi ve manevi tazminata hükmedilebilece ği aç ıkça düzenlenmi ştir (bkz. 18-20). Maddi tazminat idari eylem ve i şlem nedeniyle ki şilerin uğrad ığı maddi zararlar ının tazminini sa ğlarken manevi tazminat ayn ı işlem veya eylemden dolay ı kişinin çektiği ızdırab ın, elemin yaratt ığı manevi y ıpranman ın hafifletilmesi ve tazmini amac ına hizmet etmektedir. Ki şinin idarenin i şlem ve eylemlerinden kaynaklanan hem maddi hem de manevi zararlar ının tazmininin mevzuatta düzenlenmesinin devletin ki şilerin maddi ve manevi varl ığını etkili biçimde koruma yükümlülü ğünün gere ği olduğu söylenebilir. Öte yandan somut olay ın özelliklerine göre tazminata hükmetmek ve tazminat ın nas ıl hesaplanaca ğı konusu hukuk kurallar ının yorumlanmas ına ilişkin bir mesele olarak derece mahkemelerinin takdirindedir. Bariz takdir hatas ı veya keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin derece mahkemesinin bu takdirine müdahale etmesi uygun de ğildir ( Fatma Kılıç ve İbrahim Hald ız, 39). 39. Somut olayda derece mahkemeleri taraf ından tutana ğın incelenmesi suretiyle trafik kazas ının dördüncü ba şvurucunun kusuru sebebiyle meydana geldi ği sonucuna var ılm ış, bu nedenle ba şvurucular ın maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmi ştir (bkz. 13-15). Karara konu tutanakta bu kazan ın İdarenin sorumluluk alan ındaki yol üzerinde yer alan çukur sebebiyle gerçekle ştiğine ve arac ı kullanan ba şvurucunun kusurunun bulunmad ığı yönünde tespit yap ılm ış; bunun yan ında araçta bulunan ki şi say ısı ve fennî muayene tarihine ilişkin bilgilere yer verilmi ştir. 40. Bununla birlikte derece mahkemelerinin gerekçesinde bu tutanakta yer alan fennî muayene tarihi ve araçta bulunan ki şi say ısına ilişkin bilgilere itibar edilmesine kar şın ayn ı tutanakta yer alan ve yolda bulunan çukura ili şkin tespitlere neden itibar edilmedi ğine Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 8dair bir aç ıklamaya yer verilmemi ştir. Derece mahkemeleri, bu sonuca ula şırken çözümü teknik bir mesele te şkil eden kusur tespiti ile ilgili olarak hangi nedenle bilirki şi deliline müracaat etmedi ğine dair bir gerekçeye de yer vermemi ştir. 41. Bunun yan ında başvurucular, söz konusu kazan ın yolda bulunan çukur nedeniyle ya şand ığını, İdarenin bu çukurun etraf ına hiçbir uyar ı levhas ı koymad ığını ve gereken önlemleri almad ığını ileri sürmü ştür. Başvurucular ın bu iddias ını dava dilekçesinde ileri sürdü ğü ancak derece mahkemelerinin karar ında bu konuyla ilgili hiçbir gerekçeye yer vermediği gözetildi ğinde an ılan iddian ın yarg ılama makamlar ı taraf ından kar şılanmad ığı anlaşılmaktad ır. Öte yandan ba şvurucular ın istinaf dilekçesinde kazal ı arac ın gerçek değerinin belirlenmesi için bilirki şi raporu al ınmas ı gerektiği, kasko de ğerlerinin piyasa değerini göstermedi ği yönündeki iddialar ının da derece mahkemeleri taraf ından tart ışılmad ığı görülmektedir. 42. Sonuç olarak İdarenin kazan ın yaşand ığı yerde bulunan çukuru zaman ında onarmad ığı ve tehlike ya şanmamas ı ad ına gereken emniyet tedbirlerini almad ığı, kazal ı arac ın hurda hâline gelmesi nedeniyle maddi zarara u ğrad ıklar ı iddialar ı yönünden mahkeme kararlar ında konuyla ilgili ve yeterli bir gerekçe ortaya konulmad ığı anlaşılmaktad ır. Üstelik başvurucular ın belirtilen iddia ve şikâyetleri, yarg ılaman ın sonucuna do ğrudan etki edebilecek mahiyettedir. Dolay ısıyla yarg ısal makamlarca bu de ğerlendirmelerin yap ılmamas ı nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı ve geliştirilmesi hakk ı bak ımından kamu makamlar ının pozitif yükümlülüklerini yerine getirmedikleri kanaatine var ılm ıştır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 45. Başvurucular, yarg ılaman ın yenilenmesini istemi ş ve 50.000 TL tazminat talebinde bulunmu ştur. 46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 9karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 47. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 48.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 49.İncelenen ba şvuruda, maddi ve manevi zararlar ın giderimi konusunda Anayasa'n ın 17. maddesi ba ğlam ında özenli bir yarg ılama yap ılmamas ı nedeniyle ihlalin doğrudan derece mahkemelerinin kararlar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 50. Bu durumda ki şinin maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun şekilde yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 51.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ına karar verilmesinin yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. 52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin birinci ve dördüncü ba şvuruculara müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2018/35626 Karar Tarihi : 7/10/2021 10VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1.İkinci ve üçüncü ba şvurucular yönünden, ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Birinci ve dördüncü ba şvurucular yönünden, ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Ankara 1. İdare Mahkemesine (E.2016/2951, K.2018/662) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın tazminat taleplerinin REDD İNE, E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.894,70 TL yarg ılama giderinin birinci ve dördüncü ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine (E.2018/847, K.2018/949) ve Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 7/10/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Celal Mümtaz AKINCI M. Emin KUZ Üye Üye Y ıldız SEFERİNOĞLU Basri BA ĞCI