Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, idari gözetim altında tutmanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; tutulma koşulları nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/12/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve ekleri, başvurucu vekilinin başvuru tarihinden sonra ibraz ettiği dilekçeler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün (GİGM) sunduğu belgeler ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) elde edilen bilgilere göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Rusya Federasyonu vatandaşı ve 1970 doğumlu olan başvurucu 24/10/2013 tarihinde Sabiha Gökçen Havalimanı sınır kapısından Türkiye’ye girmiştir. Başvurucunun 24/12/2013 ila 23/6/2014 tarihlerini kapsayan turistik amaçlı ikamet izni bulunmaktadır. Bir arkadaşını ziyaret etmek için Antakya’ya gittiğini söyleyen başvurucu, bir ihbar üzerine pasaport ve benzeri belge bulundurmadığı gerekçesiyle 21/3/2014 tarihinde otobüs terminalinde yakalanmıştır. Başvurucu 23/3/2014 tarihinde Hatay Geri Gönderme Merkezine (GGM) yerleştirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 10/3/2014 tarihinde başvurucu hakkında G-87 (genel güvenlik), 14/4/2014’te ise V-68 (ikamet izni verilmesi Bakanlık iznine tabi) tahdit kodlarıyla yurda giriş yasağı konulmuştur. Giriş yasağına karşı başvurucu, Ankara İdare Mahkemesine dava açmıştır. Bu dava Mahkemece 8/10/2015 tarihinde reddedilmiştir. Kararın temyiz edilip edilmediği hususunda bir bilgi bulunmamaktadır. Hatay Emniyet Müdürlüğü 24/3/2014 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğüne yazdığı yazıda başvurucunun da aralarında bulunduğu on iki kişinin IŞİD taraftarı olduğu, GGM’de fikir birliği içinde hareket ettikleri, bunların Hatay GGM’de birlikte barındırılmamasının daha sağlıklı olacağı bilgisini iletmiştir. Hatay Emniyet Müdürlüğü 24/3/2014 tarihinde başvurucu hakkında yapılacak işlemlerin bildirilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğüne müzekkere yazmıştır. Genel Müdürlük 9/4/2014 tarihinde başvurucunun Türkiye’den çıkışının sağlanması için gereğinin yapılmasını istemiştir. Hatay Valiliği bu yazı üzerine 24/3/2014 tarihinde 15/7/1950 tarihli ve 5683 sayılı mülga Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun'un maddesindeki “Memleket dışına çıkartılmalarına karar verilipte pasaport tedarik edemediklerinden veya başka sebeplerden dolayı Türkiye'yi terkedemiyenler İçişleri Bakanlığının göstereceği yerde oturmağa mecburdurlar” şeklindeki düzenleme gereği başvurucunun muhafaza altına alınmasına ve aynı Kanun’un maddesine göre sınır dışı edilmesine karar vermiştir. Başvurucu 15/4/2014 tarihinde uluslararası koruma talebinde bulunmuştur. GİGM’nin 25/4/2014 tarihli kararıyla başvurucunun uluslararası koruma talebi reddedilmiştir. Ret kararına karşı başvurucunun Ankara İdare Mahkemesine açtığı iptal davası 10/6/2015 tarihinde kesin olarak verilen kararla reddedilmiştir. Hatay Valiliği 16/4/2014 tarihinde başvurucu hakkında yapılacak işlemin bildirilmesini GİGM’den istemiştir. GİGM 25/4/2014 tarihli cevap yazısında -başvurucunun uluslararası koruma talebinin reddedilmesini de dikkate alarak- başvurucu hakkında idari gözetim kararı alınmışsa devamı, alınmamışsa 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun maddesi uyarınca idari gözetim kararı alınması, gözetimin sonlandırılması düşünülürse GİGM’nin görüşünün alınması gerektiğini Valiliğe bildirmiştir. Başvurucu hakkında yapılacak işlemin bildirilmesi için Hatay Valiliği, 20/5/2014 ve 22/5/2014 tarihli iki ayrı müzekkere daha yazmıştır. GİGM 22/5/2014 tarihli yazıyla başvurucunun 6458 sayılı Kanun’un maddesi uyarınca en fazla otuz gün idari gözetim altında tutulması mümkün olduğundan idari gözetim kararının en kısa sürede sonlandırılarak Adana Kabul ve Barınma Merkezinde (KBM) barındırılmasını Hatay ve Adana Valiliklerine bildirmiştir. 22/5/2014 tarihinde başvurucu Adana KBM'ye getirilmiştir. Adana Valiliği 28/5/2014 tarihinde başvurucunun Adana KBM’de muhafaza altına alınmasına karar vermiştir. Başvurucu 11/6/2014 tarihinde idari gözetimin sonlandırılması için Hatay Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz etmiştir. Hâkimlik, itirazın yapıldığı tarihten 148 gün sonra (6/11/2014) itirazı reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “…Yapılan inceleme sonucu toplanan delillerde her ne kadar itiraz eden tarafından Hatay Emniyet Müdürlüğünce yapılan kontrolde pasaport yada posaport yerine geçerli herhangi bir belge olmadığının anlaşılması üzerine Hatay Yabancılar Şube Müdürlüğüne ait misafirhanede 23/04/2014 tarihinden 14/05/2014 tarihine kadar idari gözetim altında tutulduğu, uluslararası koruma talebinin reddi üzerine idare mahkemesine başvurduğu, bu arada otuz günlük idari gözetim süresinin sonlandırıldığı ve itiraz edenin Adana yabancılar şube müdürlüğüne gönderildiği daha sonra kabul ve barınma merkezinde tutulduğu, 6458 sayılı yasada bu merkezde tutulma sürecine ilişkin idari itiraz düzenlemesi bulunmadığı ve Hatay’daki idari gözetim süresi ile ilgili olarak söz konusu işlemin 14/05/2014 tarihinde zaten bu işlemin sonlandırılmış olduğu, yaniitiraz tarihinde kişinin Hatay da herhangi bir şeklide idari gözetim altında bulunmadığı anlaşılmakla itirazın REDDİNE karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.” Başvurucunun idari gözetim kararına karşı Adana Sulh Ceza Hâkimliğine yaptığı itiraz 8/9/2014 tarihinde kabul edilerek başvurucunun serbest bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın bir sureti aynı gün Adana Yabancılar Şube Müdürlüğüne gönderilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “…Başvuran yabancı hakkında sınırdışı etme kararı bulunduğu, aynı yasanın [6458 sayılı Yasa] maddesinde düzenlenen koşullar oluşturduğundan bahisle idari gözetim kararı verildiği, idari gözetim kararından itibaren her ay idari gözetimin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle yabancı veya yasal temsilcisine bildirilmesi yapılan değerlendirmelerin sonuçlarının gerekçesiyle yabancı veya yasal temsilcisine bildirilmesi gerekirken 6458 Sayılı Yasanın uzatılmasına dair kararın bulunmadığı anlaşımakla 6458 Sayılı Yasanın 57/6 maddesi gereğince başvurunun kabulüne, Adana Valiliği tarafından verilen gözetim kararının kaldırılmasına, kesin olmak üzere karar verilmiştir." Adana Valiliği 9/9/2014 tarihinde GİGM’ye yazdığı müzekkereyle mahkeme kararıyla serbest kalan başvurucu hakkında yapılacak işlemin tespitini istemiştir. GİGM 12/9/2014 tarihli elektronik postayla başvurucunun idari gözetim uygulanmaksızın Adana KBM'de barındırılmaya devam edilmesini istemiştir. GİGM 19/9/2014 tarihli yazıyla başvurucunun idari gözetiminin Adana Sulh Ceza Hâkimliğince sonlandırıldığını, bu yüzden 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası gereğince sınır dışı kararı alınmasını, kırk sekiz saat içinde Türkiye’den çıkış yapmasının başvurucuya bildirilmesini, bu süre zarfında idari gözetim kararı uygulanmaksızın 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (4) numaralı maddesine göre kabul ve barınma merkezinde barındırılmasını, kırk sekiz saat içinde çıkış yapmadığı takdirde 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrasında göre idari gözetim kararı alınarak İstanbul GGM’ye sevk edilmesini, sınır dışı işlemlerinin İstanbul Valiliğince yerine getirilmesini Adana ve İstanbul Valiliklerine bildirmiştir. Adana Valiliği 24/9/2014 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun idari gözetim altına alınmasına karar vermiştir. Başvurucu 25/9/2014 tarihinde Adana KBM’den İstanbul Kumkapı GGM’ye getirilmiştir. İstanbul Valiliği 26/9/2014 tarihinde 6458 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi gereğince başvurucunun sınır dışı edilmesine, maddesi gereğince de kamu düzeni açısından tehdit oluşturması, kaçma ve kaybolma riskinin bulunması sebebiyle bir ay süreyle idari gözetim altına alınmasına ve kırk sekiz saat içinde GGM’ye yerleştirilmesine karar vermiştir. İstanbul Valiliği 25/10/2014 tarihinde idari gözetimi bir ay süreyle uzatmıştır. Başvurucunun İstanbul Valiliğinin kararına karşı yaptığı itiraz, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğince 6/12/2014 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, İstanbul Valiliğinin sınır dışı etme kararına karşı İstanbul İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 2/6/2015 tarihinde yargılama masraflarının yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Temyiz edilen karar, Danıştay Onuncu Dairesinin 12/11/2015 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Bozmadan sonraki safahatla ilgili bir bilgi mevcut değildir. Başvurucu, Adana Sulh Ceza Hâkimliğinin 18/9/2014 tarihli kararına karşın GGM’den salıverilmediğini belirtmiştir. Bu konuda başvurucunun çeşitli kamu kurumlarına müracaatı olmuştur. Başvurucu, kendisini serbest bırakmayan Yabancılar Şube Müdürlüğünde görevli polis memurları hakkında görevi kötüye kullanma ve mahkeme kararını icra etmeme suçlarından Adana ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarına 17/10/2014 tarihinde suç duyurusunda bulunmuştur. Adana Valiliği 19/12/2014 tarihli kararıyla polis memurları hakkında soruşturma izni vermemiştir. İstanbul Valiliği de Kumkapı GGM’de görev yapan polisler hakkında 8/12/2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Bu karara başvurucunun yaptığı itiraz, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Kurulu tarafından 3/3/2015 tarihinde reddedilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 24/9/2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine dayanarak kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz ise İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 14/5/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu Dubai’ye gitmek istediğine dair dilekçe vermesi üzerine 12/12/2014 tarihinde Türkiye’den ayrılmıştır. İlgili hukuk için bkz. T.T., B. No: 2013/8810, 18/2/2016, §§ 22-25; B.T., [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-