8. Hukuk Dairesi 2016/13449 E. , 2018/9876 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti,Alacak, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, alacak davasının reddine, muhdesat tespiti davasının kısmen kabulüne, birleşen ve karşı ecrimisil davalarının tefrikine karar verilmiş olup, hükmün davalı-karşı davacılar ... ve arkadaşı vekili ile davalı-birleşen dava davacısı ...vekili tarafından temyiz edilmes
**8. Hukuk Dairesi 2016/13449 E. , 2018/9876 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti,Alacak, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, alacak davasının reddine, muhdesat tespiti davasının kısmen kabulüne, birleşen ve karşı ecrimisil davalarının tefrikine karar verilmiş olup, hükmün davalı-karşı davacılar ... ve arkadaşı vekili ile davalı-birleşen dava davacısı ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 142, 1039 ve 1136 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ceviz, fıstık, bağ vs nitelikteki ağaçların vekil edeni tarafından dikildiğini, 2006/122 D.iş sayılı dosyada ağaç bedellerinin 407.000.00TL olarak belirlendiğini ileri sürerek taşınmaz üzerindeki ağaç ve yapıların (müştemilatın) vekil edenine ait olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 75.000TL tazminatın 142 parsel sayılı taşınmaz, 185.000.000 TL tazminatın 1039 parsel, 147.000.00TL tazminatın 1136 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde; davacının davasının reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız kullanım nedeni ile karşı davacılar bakımından 5000'er TL'den toplam 10.000 TL ecrimisilin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, karşı davanın takip edilmemesi nedeni ile birleşen ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Esas sayılı dosyası ile haksız kullanım nedeni ile 3750'şer TL'den toplam 7500 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar ..., ..., ... vekili cevap ve karşı dava dilekçelerinde, davacının davasının reddine, davacının haksız kullanımı nedeni ile 3500'er TL ecrimisilin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılardan ..., ..., ... davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ...... ve ... davaya diyeceklerinin olmadığını beyan etmişler, diğer davalılar savunmada bulunmamışlardır. Mahkemece, 1039 parsele ait davanın karar kesinleştiğinde talep halinde yasal sürede tefrikine, ayrı esasa kaydedilmesine, 142 ve 1136 parselde bulunan muhdesatlara yönelik sebepsiz zenginleşme davasının yasal şartları oluşmadığından reddine, bu parseller üzerindeki uzman bilirkişi kurulunun 10.1.2012 tarihli ve 24.4.2012 tarihli raporlarında belirlediği 1136 parselde 40 yaş ve altı ağaçların, 142 parseldeki ağaç ve müştemilatın davacıya ait olduğunun tespitine, birleşen ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/150 Esas sayılı dosyası ile bu davada karşı davacıların davalarının karar keisnleştiğinde talep halinde yasal sürede tefrikine, ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı-birleşen dava davacıları ... vekili ile davalı-karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından; Mahkemenin gerekçesinde, uzman bilirkişinin 24.04.2012 tarihli ek raporunda 1039 nolu parsel üzerindeki 40 yaş ve altı dökümanı yapılan karışık meyve ağaçları ve bağ omcalarının yine 10.1.2012 tarihli bilirkişi kurul raporunda belirtilen 142 parsel üzerindeki meyve ağaçlarının davacı tarafından meydana getirildiğinin dinlenen tanıkların somut ve net beyanlarından anlaşıldığının belirtildiği, buna karşın hüküm kısmında 1136 ve 142 parsellerde 10.1.2012 tarihli raporda belirlenen 40 yaş ve altı ağaçlar ve müştemilatın davacıya ait olduğunun, 24.4.2012 tarihli uzman bilirkişi raporunda belirlenen 1136 parselde 40 yaş ve altı dökümanı yapılan ağaçların ve 142 parseldeki ağaç ve müştemilatın davacıya ait olduğunun tespitine karar verildiği görülmüştür. Hükmün dayanağı olarak belirtilen 10.1.2012 tarihli bilirkişi raporu ve 24.04.2012 tarihli ek raporun incelenmesinde, 10.1.2012 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 1136 parsel sayılı taşınmazın tamamının, 142 parsel sayılı taşınmazın ise 1/2' sinin karışık meyve bahçesi olarak nitelendirildiği, ağaçların değerinin hesaplanmasında, ağaçların ağırlıklı yaş ortalaması ve nitelikleri belirtilerek, yaşları, sayıları, cinsleri tek tek sayılarak değil , taşınmazın meyve bahçesi olarak değerinden kuru tarla değeri çıkarılarak bulunduğu ve gelir yöntemine göre ecrimisil hesaplamalarının yapıldığı, 24.04.2012 tarihli ek raporda da 1039 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ağaçların yaşları, sayıları ve cinsleri tek tek belirlendiği, ancak kabulüne karar verilen muhdesatlar yönünden belirleme yapılmadığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 297/2 maddesi hükmünde taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. O halde, Mahkemece, gerek görüldüğü takdirde mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, hüküm yerinde taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların yaşı, cinsi ve sayısı ile müştamilatların niteliği ve sayısının belirtilmesi, müştemilatların ayrı ayrı numaralandırılması ve harflendirilmesi, ağaçların ve diğer yapıların yerini gösterir şekilde teknik bilirkişiye uygulama ve denetime elverişli basit kroki düzenlettirilmesi, muhdesatların mümkünse bütün halinde fotoğraflanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlar ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeridir(zemin bedeli hariç). Buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 s.lı HMK'nın 326/2. mad. uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapu payları/miras payları gözetilerek sorumlu tutulmaları gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın bunların davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediği gibi, davacının reddedilen alacak davası yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz karar verilmemiş olması isabetli olmamıştır. Açıklanan yönde işlem ve inceleme yapılarak, dava konusu muhdesatlar ile ilgili infazda kuşku oluşturmayacak şekilde bir karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiş, davalı-birleşen dava davacıları ... vekili ile davalı-karşı davacılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. SONUÇ: Davalı-birleşen dava davacıları ... vekili ile davalı-karşı davacılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMUK.nun 428. maddesi uyarınca HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi